Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Brezilya ve Arjantin

<B>LATİN Amerika </B>ülkeleri içinde <B>Brezilya</B> ve <B>Arjantin</B> her zaman ekonomi gündeminin ilk sıralarını başka hiçbir ülkeye bırakmıyorlar. İşler iyi de gitse, kötü de gitse bu iki ülke gündemin hep birinci sırasındalar.

Latin Amerika’da Venezüella ve Uruguay gibi ülkeler çok ciddi ekonomik sıkıntı içindeler. İkisi de IMF’nin kapısından ayrılmıyorlar ya da kapıda durmak zorundalar. Ama, uzunca bir süredir durumlarını düzeltebilmiş de değiller. Onlara ait haberleri çok ender görebiliyorsunuz. Galiba, gündemde kalmak da bir başka açıdan başarı oluyor.

ÇAPA İHTİYACI

Brezilya
’da Başkan ‘iyi adam’ rolünü oynarken, Maliye Bakanı ‘kötü adam’ rolünü oynuyor. Başkan’ın beyanlarıyla telaşa kapılan yatırımcılar Maliye Bakanı’nın söylevleriyle rahatlıyorlar. Brezilya’da IMF’den kurtulmak isteyenler Başkanı alkışlarken, IMF ile bir süre daha gitmek gerektiğini düşünenler Maliye Bakamı’na arka çıkıyorlar.

Brezilya’da, kendini solcu olarak tanımlayan Başkan herkesi şaşırttı. Sağcıların dahi pek cesaret edemediği yapısal reformlara el attı. Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dokunmadı. Bir süre ekonomik büyüme yavaş gittiği halde, faizlerin yüksek kalmasına, en azından kamuoyu önünde, sesini çıkarmadı.

Başkan hakkındaki başlangıçtaki yargılar değişti. Başkan’ın dogmatik değil, pragmatik biri olduğu anlaşıldı. Ama, yine de, Başkan siyasi olarak IMF’den kurtulma isteğine karşı çıkamıyor. Halbuki, onlar da biliyorlar ki, IMF ile yeni bir anlaşma yapmamak Brezilya ekonomisini çok büyük risklerin ortasına atmak olacaktır.

Maliye Bakanı’nın dile getirdiği gerçek budur. Brezilya ekonomisindeki göreli düzelmenin ve rahatlığın gelişmekte olan ülkelere akan mali sermayedeki olağanüstü artışının önemli bir payı vardır. Büyüme hızlanmıştır. Enflasyon düşme eğilimine girmiştir. Faizler hala yüksektir, ama düşme eğilimindedir. Kurlar istikrara kavuşmuştur.

Gündemde önemli yapısal reformların uygulamaya konması ve başlatılan reformların sonuçlandırılması vardır. Uluslararası sermaye akışında bir yavaşlama her zaman olabilir. Bu aşamada, IMF ile parasal desteği içermeyen bir programın yapılması Brezilya ekonomisi hakkındaki riskleri önemli ölçüde azaltacaktır. Zaten bir önceki 6 milyar dolarlık standby düzenlemesinde de Brezilya mali destek almak zorunda kalmamıştı. Kısacası, Brezilya’nın da ekonomide bir ‘çapa’ ihtiyacı devam ediyor. Yani, bizim durumumuzdalar.

TAVIR DEĞİŞİKLİĞİ

Daha kötüsü olamayacağından, Arjantin ekonomik kaostan çıktı sayılır
. Fatura ağır oldu. Çok ciddi cari işlemler fazlası vermek zorunda kaldılar. İç talep küçüldü. İşsizlik arttı. Büyüme yavaşladı. Sabit sermaye yatırımları ya hiç gelmedi ya da alışılmışın çok altında kaldı.

Arjantin borçlarını yeniden yapılandırıyor. Her 100 dolarlık borcu için 34 dolar vermeyi planlıyor. Alacaklıların bu teklifi kabul edip etmeyecekleri yakında belli olacak. Toplamın dörtte üçünün bu teklifi kabul etmesi durumunda, Arjantin büyük ölçüde rahatlayacaktır. Rahatlama yalnızca borçların silinmesi yoluyla azalan borç yükü nedeniyle değil, Arjantin’in piyasalardan taze para bulabilmesi nedeniyle de olacaktır.

Bugüne kadar, Arjantin ekonomik istikrar için gerekli adımları atmamakta direnen bir görünüm sergiledi. Borç azaltma operasyonundan sonra bu tavrını değiştirip değiştirmeyeceğini tahmin etmek çok zor. Ama, aynı tavırla piyasaların Arjantin’den talep ettiği IMF destekli bir ekonomik programın devreye girmesi zor görünüyor.

Bütün bu gelişmeler gelişmekte olan piyasalara giden fon akımlarının geleceğine yön verecek nitelikte olacağından, Türkiye ekonomisi açısından da önemlidir.
X