Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bremen mızıkacıları...

Refah Partisi'nin kapatılması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın açtığı dava daha sonuçlanmadan -hatta başlamadan- bir vaveyladır gidiyor.Bu gürültü kadrosunun başında, ne gibi bir yaşam felsefesine sahip bulunduğu hiçbir zaman anlaşılamayan, ama her konuda frapan laflar etmeyi ‘‘yazarlık’’ sananlar geliyor.Bunlar dün laiktir. Bugün laiklerin karşısına geçer ‘‘Onlar laikçi’’ derler.Dün özgürlükçüdürler. Bugün, özgürlükçülük adına özgürlükçü düzeni yıkmak isteyenin avukatlığına soyunurlar.Bunlar, hukuk devleti savunucusu görünürler. Ama hukuk ve adalet kavramlarına ancak kendilerine hizmet etmesi kaydıyla saygı gösterirler.Bunlar insancıldırlar. Ama düne kadar hangi gerekçelerle hangi katil sürülerine destek verdiklerini anımsamazlar.Bunlardan bazılarının bir tek amacı vardır: Türkiye'yi bugünkü Türkiye yapan her şeyi inkâr etmek ve Büyük Atatürk'ün gerçekleştirdiği, İsmet İnönü'nün yerleştirdiği ne kadar değer varsa, hepsini yıkmak...Bunlarla ortak amacı güdenler zaman oldu iktidara geldi. Onlar bir yandan Büyük Atatürk'ün ayaklarını yalıyormuşçasına onun önünde küçülürken, öte yandan da onun kurduğu ne varsa yıkmak için ellerinden geleni yaptılar.Yıkma teşebbüslerini açıkça ortaya koyamadıkları zaman sinsice davrandılar.Öncelikle ve özellikle milli eğitim sistemimizi çürütmeye gayret ettiler.Devletin yerleşik kurallarından eskimiş olanları bahane ederek ‘‘bürokratik engelleri aşma’’ gerekçesiyle devleti kuralsızlaştırdılar.Kuralsız kalan, o yüzden tıkanan devletin bir gün ‘‘Bu madem ki işe yaramıyor, o halde yenisini arayalım’’ dedirteceğini biliyorlardı. Nitekim hempaları hemen salvo ateşe başladılar ve uzun süre ‘‘Bu Cumhuriyeti mezara gömüp yenisini kuralım’’ diye ortalıkta naralar attılar.Hepsi birlikte hareket edince, laik cumhuriyeti rahatsız etmeyi başardılar. Sağından solundan kemirdikleri de doğru. Hatta zaman zaman ‘‘Acaba sağlığı bozuldu mu?’’ diye endişelenmemize de yol açtılar.Ama ortadaki gerçek hepimize gösteriyor ki, tüm çabalarına rağmen Atatürk Cumhuriyeti'nin kıymığını bile kopartamamışlar.Şimdi de Refah Partisi'nin kapatılması istemiyle açılan dava, hepsini tekrar ve topluca harekete geçirdi. Refah Partisi'ni, bu partinin avukatlarından daha ateşli şekilde savunma gayretine girdiler.Kimi Refah Partisi'nin eylemlerini tartışacağına, bu partinin adalet önünde hesap verme zorunda kalması nedeniyle, kimler olduğunu hiçbir zaman açık seçik söyleyemediği ‘‘jakoben’’leri suçluyor.Kimi de eski bir yakın arkadaşı tarafından ‘‘Hoca lastik gibidir, basıyorsun yamyassı oluyor. Ezdim sanıyorsun, bırakıyorsun eski haline geliveriyor’’ diye tanımlanan Necmettin Erbakan'ın dava korkusuyla söylediklerini ciddiye almış görünüyor. Doğrusu, bizim işimiz de zor.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI