Gündem Haberleri

    Bozuk düzenin çıkarcıları İstanbul'da

    Hürriyet Haber
    21.07.2001 - 01:25 | Son Güncelleme:

    TRT 2'de ‘Nereye gidiyoruz’ adlı programa katılan Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Türkiye'deki bozuk düzende çıkarı olan çevreler İstanbul'da yoğunlaşmış durumda’’ dedi.

    Türkiye'de bozuk düzenden çıkar sağlayan çevrelerin İstanbul'da yoğunlaştığını söyleyen Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Ankara ise daha çok devletin bakış açısının geçerli olduğu bir yer. Bu farkı dengede tutmakta yarar var’’ dedi.

    Ecevit, önceki akşam TRT 2'de yayınlanan, ‘Nereye Gidiyoruz’ adlı haber programında, gazeteci Oya Berberoğlu ve Murat Yetkin ile Prof. Dr. Hasan Köni'nin sorularını yanıtladı. Ecevit, programda özetle şu mesajları verdi:

    HERŞEY YOLUNDA:

    Aslında işler yolunda gidiyor. Her sözümüzü yerine getiriyoruz. 18 milyar dolar mali destek sağladık. Hükümet, 2 yılda 327 yasa çıkardı. Ekonomide olumlu gelişmeler var. Ancak buna rağmen kriz ortamı sürüyor. Bu sorunun nedenlerini psikologlar incelemeli. Toplumda bir huzursuzluk var. Düzen değişikliğini engellemek isteyenler var. Olumsuz söylentiler çıkartılıyor, entrikalar olduğu düşüncesi hákim. Toplum da bunlara karşı aşırı duyarlı hale geldi.

    TEK SES İSTENİYOR:

    Hükümet olarak önemli işler yaptık. Buna rağmen güvensizlik ortamı sürüyor. Üçlü bir koalisyon hükümeti var. Koalisyonlarda tartışmalar yaşanması doğaldır. Ancak tek ses çıkması isteniyor. Bu da tartışmalar sonunda elde ediliyor. Buna alışmamız gerekiyor. Yaptıklarımız konusunda inandırıcı olmalıyız. Güven ortamını sağlamak için işlerin yürüdüğüne halkı ikna etmemiz gerekiyor.

    MHP FARKLI:

    Hükümetteki tartışmalar normal. Ekonomik programın ödünsüz uygulanmasının önemini, DSP ve ANAP kadar MHP de algılıyor. MHP, yapısal olarak farkılılıkları olan bir parti. Bunları yadırgamamak gerekir.

    SEÇİM DÖNEMİNİ TAMAMLARIZ:

    Çok amaca yönelmiş bir hükümetiz. Düzen değişikliğini gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Kendi siyasal ömrüm dolmadan Köy-kent Projesi'ne ivme kazandırmak istiyorum. Eğer mecbur kalmaz, hükümet uyumunu sürdürürse normal süresinde seçime gitmeyi isterim. Uyum konusunda şu ana kadar kaygım olmadı. Bu sürecin devam etmesini ve hükümetin görevde kalmasını isterim.

    DEVRİŞ'İN HER ANI DOLU:

    Kemal Derviş, çok önemli bir görev üstlendi. Her dakikası dolu. Onu siyaset ile meşgul etmemeliyiz. Bu başka tartışmalara da yol açabilir.

    DİRENEREK AŞACAĞIZ:

    Uğraşıp çabalayarak, direnerek engelleri aşacağız. Paradan para kazanma alışkanlığı çok yaygın. Üretime katılmadan, ekonomiyi çıkmaza sürükleyen çevrelere geçmişte fırsatlar verilmiş. Biz ısrarla bu düzeni değiştirmeye çabalıyoruz. Önümüzdeki yılın başından itibaren, bütün sıkıntıları geride bırakma olanağımız var. Türkiye artık birinci lige çıkmaya mecburdur. Bu ligin dışında kalarak yaşayamayız. Türkiye, birinci lige doğru gidiyor.

    KIBRIS KAYGIM VARDI:

    Yurtdışında mali yardım aradığımız zaman bunun Kıbrıs gibi bir konuda bize dayatmaya yol açacağı konusunda kaygım vardı. Ancak şu ana kadar böyle bir eğilim kesinlikle görmedim. Bu sevindirici. Bizim kararlılıklarımızın neler olduğunu biliyorlar.

    YENİ OLUŞUMLAR DİKKAT ETSİN:

    Gelenekçiler, Yenilikçiler arasındaki farkı ve neler yapacaklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Şimdiden birşey söylemek istemiyorum. Ancak şunu söyleyebilirim. Artık dini istismar ederek siyaset yapılamayacağının anlaşılmış olması gerekir. Yeni kurulacak partiler yaşamak istiyorlarsa, bu kurala uymalıdırlar. Bu konuda sözler duyuyoruz. Umarım bunlar aldatıcı değildir. Soldaki yeni oluşumlar bizi ilgilendirmiyor. Biz kendimizi sıyırmışız.

    Ne konuşsak basına sızıyor

    Başbakan olarak kabineden şikáyeti olduğunu söyleyen Bülent Ecevit, şöyle devam etti:

    ‘‘Bakanlar Kurulu, her konunun etraflıca tartışıldığı ve bir sonuca ulaşıldığı yerdir. Her bakan burada istediği şekilde konuşabilmelidir. Ancak burada konuşulanlar basına sızdırılıyor. Bu tartışmaların sızması da tahriklere yol açıyor. Bakanlar Kurulu üyelerinin konuşmalarında dikkatli olmaları gerekir.’’

    Hortumu keselim derken iş dünyasını bitiriyoruz

    Ekonomiyle ilgili kuruluşların büyük ölçüde özerk olduğunu kaydeden Bülent Ecevit, bunların arasında sıkı bir eşgüdüm bulunması gerektiğini vurguladı. Bankalar kesimi ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Ecevit, ‘‘Bazı bankaları hortumlanmaktan kurtaralım derken iş hayatını da bazen bitirdiğimiz oluyor. Pek çok fabrika bugün kapanmış halde. Çünkü Türkiye'deki bankacılık düzeninde bankalar o kuruluşlara gereken katkıyı yapamıyorlar. İsteseler de yapamıyorlar’’ dedi.

    Bakan görevden almayı sindiremiyorum

    Hükümetin revizyonla değil düzen değişikliği ile meşgul olması gerektiğini belirten Başbakan Bülent Ecevit, ‘‘Göz boyayıcı ve kamuoyunu yatıştırıcı adımları içime sindiremiyorum. Gerektiği zaman bakanlar zaten ayrılıyorlar. Ekonomik bunalım çıktı diye gerekmediği halde bakanları görevden almayı içime sindiremiyorum. Bunlar geçici olaylar, sorunları çözmez’’ dedi.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı