Spor Böylesi görülmedi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Böylesi görülmedi

İki takımın istatistiklerindeki 14 kriterinde de 7-7 eşitlik çıktı. G.Saray daha çok gol pozisyonuna girerken, topla oynamada F.Bahçe önde. İstatistiklerdeki eşitliğe rağmen futbol otoriteleri, güçlü yönetim ve mali yapısıyla F.Bahçe’nin ağır bastığını söylüyor.

ÖYLE bir mücadele yaşanıyor ki ligde, tarihte bile eşine, benzerine rastlanmamış.. Beşiktaş’la Trabzonspor erken /images/100/0x0/55ea1980f018fbb8f86b36dbkoptular belki.. Futbol kalitesi olarak da çok üst düzeyde değiliz belki.. Ama Fenerbahçe ile Galatasaray’ın ilk 10 haftada verdikleri mücadele nefes nefese..

İlk haftadan beri önde giden Galatasaray tam 5 puanı uzatma dakikalarında alıp, liderliğini inatla sürdürmüştü.. Şampiyonlar Ligi’yle birlikte lig yarışını da sürdüren Fenerbahçe ise inatla ezeli rakibini izliyordu.. Nihayet 10. haftada iki takım liderlik koltuğunda buluştu.. Hem de ne buluşma.. Puanları, attıkları, yedikleri eşit olarak.. Bununla da kalmıyor.. İki takımın istatistiklerini ele aldık. Farklı özellikleri ön plana çıksa da, 14 kriterde hangisinin daha fazla artısı var diye sorduk. Karşımıza çıkan yine 7-7 eşitlik.

Pazar gecesi Malatya’dayım.. Telefonum çaldı. Arayan İstihbarat Şefimiz Mehmet Arslan.. ‘Altan bu iki takımı bir karşılaştıralım.. Hem yorumcuların hem de istatistiklerin gözüyle’ dedi..

‘Hay, hay’ dedik ve İstanbul’a iner inmez sarıldık telefona.. İki takım da 10 gol yemişler.. Yani maç başına birer gol.. Savunma konusunda pek iyi değiller yani..

Daum, Appiah’ı alarak orta sahayı güçlendirdi ve geçen yılki sıkıntıları azaltma yoluna gitti. Ama hem sol kanattan, hem de göbekten çok delindi Fenerbahçe savunması..

Gerets ise Hagi’nin bıraktığı dörtlüye hiç dokunmadı. Ama orta sahayı Saidou’nun üzerine yıkarak hep hücumu düşündü.. Böyle olunca da kalesinde de sık sık gol pozisyonu yaşadı..

Ülkemizin en değerli yorumcularından Ömer Üründül’ün görüşlerine başvuruyoruz.. Aynı zamanda Gözlemciler Derneği Başkanı olan Üründül, hastalığı bakın nasıl teşhis ediyor..

‘Fenerbahçe’nin takım savunmasını tam olarak uygulamadığı için sıkıntıları var. Anelka ve Alex hiç katkı yapmıyorlar. Avrupa maçlarından sonra da konsantrasyon eksikliği yaşıyorlar..

Galatasaray’da ise riskli ofansif anlayışta orta sahada bütün yükün Saidou’nun üzerine yüklenmesi temel neden. Bu tarz bir oyunda mutlaka iki önlibero olması gerek. Bir de üç forvet oynamasını yanlış buluyorum. Belki iki kanat ve iki santrfor oynarsınız, ama üç santrforlu düzen dünyada yok.. Tomas-Song, kaleci çok iyi buna rağmen Galatasaray çok pozisyon veriyor..’

Genç kuşağın en başarılı yorumcularından biri olan Mehmet Demirkol’la iki takımın hücum yönlerini konuşuyoruz.. 10 maçta 25 gol atmışlar. Galatasaray her maç gol atmış, Fenerbahçe sadece ilk haftayı boş geçmiş..

Demirkol’a göre Fenerbahçe’nin hücum prensibi daha doğru.. ‘Galatasaray gibi hücum edersen savunmayı çok önde kurman lazım. Bekleri o işi göremiyorlar. Daha fazla adamla hücum etmek güzel görünüyor, ama Fener’in felsefesi daha dengeli.. Fenerbahçe’de de Anelka-Tuncay veya Anelka-Alex en ideal hücum ikilileri’ diyor Demirkol..

Mehmet’in görüşlerine katılmamak mümkün değil.. Ancak unutulmaması gereken bir unsur da Fenerbahçe’nin özellikle ölü toplarda çok gol atması. Galatasaray’ın bunlardan yararlanamaması ve takım olarak gol sayısının Fenerbahçe’de çok daha fazla oyuncuya bölünmesi..

Türk medyasının en güçlü isimlerinden biri olan Şansal Büyüka olaya daha makro açıdan yaklaşıyor..

‘Güç ve ekonomik yapı olarak Fenerbahçe’nin daha önde olduğunu düşünüyorum. Anelka, Alex, Tuncay gibi yıldızlara rağmen iki kadronun da birbirine yakın olduğunu sanıyorum. Ancak kim ne derse desin, Fenerbahçe’nin başında otoritesi tartışılamayacak bir başkan, para akışı istikrarlı ve tribünlerden tam destekli bir yönetim var.. Galatasaray’da bunların hepsi Fenerbahçe’ye oranla daha az.. En önemlisi birlik beraberlik camia ve tribün desteği konusunda çok ciddi sorunlar var. G.Saray bunların aşamazsa yarışı Fenerbahçe’ye bırakır..’

Hıncal Uluç
Türk medyasının en sivri kalemlerinden.. Herkesin ‘ak’ dediğine ‘kara’ deme cesareti gösterebilen, fikrinin sonuna kadar da arkasında duran biri.. Aynı zamanda Galatasaray’ın iç dinamiklerini çok iyi bilen bir duayen.. Ve dünya üzerinde liderlik koltuğunda otururken yönetimini istifaya çağıran belki de tek takım olan Galatasaray’ın şampiyonluk yarışındaki şansını soruyorum Uluç’a..

‘İki takımın büyük mücadelesinde Fenerbahçe daha şanslı.. Galatasaray’da yönetim kurulu ve takım arasında kopukluk var. Sezon başından beri ilerleyen takım sonunda takıldı. Fenerbahçe’de ise Aziz Yıldırım’ın dehşetengiz otoritesi sayesinde işler iyi gidiyor. Kadro gücü, medya gücü ve açık söylemek gerekirse, hakem gücü olarak da Fenerbahçe Galatasaray’ın önünde’ diyor usta yorumcu..

Gerçekten öyle mi? Fenerbahçe hem sahada hem masa başında bu kadar üstün mü acaba? Bu konunun da bir uzmanı var tabii.. Erman Toroğlu sert ve tarafsız yorumlarıyla dikkate çekmiştir hep.. Ona milyonların kafasındaki soruyu soruyorum, ‘Başbakan’ın Fenerbahçeli, Spor Bakanı, Federasyon Başkanı ve MHK Başkanı’nın Galatasaraylı oluşları iki takım için bir avantaj mı?’ diyorum..

Söz şimdi Toroğlu’nun.. ‘Hiçbirisi avantaj değil. Türkiye’deki dengeler artık değişiyor.. Bunlar avantaj olmaktan kalkıyor.. Ama belki eski çoklukta olmasa bile ceza alanına hangi iki büyükten fazla oyuncu girerse o daha avantajlı olacak.. Toplum artık büyükler lehine yapılan hakem hatalarına reaksiyon göstermeye başladı.. Ama o reaksiyon hakemlerde yeteri kadar değil.. Ancak bir gün o da olacak..’

Daum
iki yıl boyunca yerden yere vuruldu.. Özellikle geçen sezonki Zaragoza faciasının ardından.. Alman teknik adamın kalması konusunda ısrar edenlerden biriydim.. Futbol felsefesinden çok istikrara inanan biri olduğum içindi.. Bugün Daum alkışlanıyor, ama yine aynı hataları yapıyor..

Gerets ise son yıllarda Türkiye’de çalışan teknik direktörler arasında kamuoyunda en çok takdir gören isim.. Sempatik tavırlarını herkes beğeniyor..

Futbol yorumlarına herkesin hayran kaldığı Rıdvan Dilmen’den iki teknik direktörü karşılaştırmasını istiyorum..

Gerets’i Daum’un ilk yılındaki hali gibi görüyoruz. İkisi de oynadıkları kumarı hep kazanıyorlar. Ama Galatasaray Avrupa Kupası oynamadığı için bomba patlamıyor. Daum Avrupa’da oynadığı için patlamıştı. Öyle diyebilirim.’

‘Gerets
Fenerbahçe’nin zengin kadrosunu çalıştırsa, Daum Galatasaray’ın başına geçse durum değişir miydi?’ diyorum.. Rıdvan’ın yanıtı net.. ‘İkisi de bundan daha iyi olamazlar.. İkisi de daha başarılı olamaz. Bunun kararının ancak iki ay sonra verebiliriz. İki takımın 10 haftada 26’şar puan alması Türkiye Ligi’nin zayıflığını ortaya koyuyor. Yapılan bazı yanlışlar da puan olarak geri dönüyor..’

Bütün bu görüşlerin yanında Gerets’in yaptığı bir saptama dikkatimi çekti.. Lig TV’de Bahri Havadır’ın sorularını yanıtlayan Belçikalı çalıştırıcı, ‘F.Bahçe’nin Devler Ligi’nde üst turlara çıkması ülke için iyi.. Açık söylemek gerekirse yoğun tempoda yorulacakları için bizim için de avantaj ve ilerlemelerini istiyorum’ demişti..

Bakalım ilk iki haftada 4 puan geriye düşüp son 8 maçını kazanarak rakibini yakalayan Fenerbahçe yorulacak mı?

Çok adamla rakip kaleye giden ve riskli oyunu seven Gerets derbilerde nasıl sonuçlar alacak?

Ve her şeyden önemlisi bir yanda takımını coşkuyla destekleyen Fenerbahçe taraftarı varken Galatasaray taraftarı ne zaman tek yumruk olup hala şampiyonluğun en iddialı ekiplerinden biri olduğunun ve yaptıkları protestoların rakiplerinin ekmeğine yağ sürmek olduğunu fark edecekler..

F.Bahçe oynuyor Cimbom bombalıyor

Gole yönelik girişim bakımından G.Saray önde. Sarı kırmızılılar gol pozisyonuna girmede, 66-59 üstünlük sağlıyor, bunun yanında Cimbom’un savunması rakiplere gol şansı tanıması bakımından da F.Bahçe’ye göre (35-31) cimri. F.Bahçe şutta 210-186 üstün olsa da, isabet oranında % 40’a % 35’le ağır basan G.Saray. Hücum düşüncesinde G.Saray’ın rakip kaledeki etkinliğini kornerlerdeki 79-56 üstünlük de gözler önüne seriyor.

F.Bahçe topla iyi oynuyor

F.Bahçe hem topla buluşma (6303-5883) sayısında, hem de 57-53 topla oynama yüzdesindeki oranla daha başarılı ve bunu pas istatistiğine de yansıtıyor. Sarı lacivertliler, 5333-4983 üstünlük sağladığı pasta, 77-71 isabet yüzdesi oranlarıyla topla daha olumlu oynadığını gösteriyor. G.Saray daha çok top çalsa da (221-193), top kaybında da (286-218) F.Bahçe’den üstün ve topu ayağında tutma konusunda rakibinin gerisinde. Cimbom’u yaptığı faul sayısındaki (138-129) üstünlüğü onun oyunu F.Bahçe’ye göre daha sert oynadığını gösteriyor. Buna karşın yapılan fauldeki F.Bahçe’nin 144-139 üstünlüğü ise sarı lacivertlilerin oyununun bozulması için daha çok sertlikle karşılaştığını gözler önüne seriyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle