"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Böyle tutulacağımı bilseydim kendime hakim olurdum

Merhaba Güzin Abla, sana yazılanları ve tüm samimiyetinle verdiğin bütün cevapları ilgiyle okuyup kendim için pay çıkarmaya çalıştım bugüne kadar.

“Acaba bir gün ben de bir sorunumu danışmak zorunda kalır mıyım?” diye düşünüp dururdum ve sebebin böyle bir şey olacağı aklımın ucundan geçmezdi.
Gerçi böyle tutulacağımı bilseydim kendime hakim olurdum. Ama olunmuyormuş gerçekten. Dedikleri doğruymuş insanların.
BİR BAKIŞ ATTI KALBİMİ YAKTI
Beni böyle çaresiz bırakıp çıkmaz sokaklara iten, gülünç bir şekilde şair edip her boş bulduğu anda notlar yazdıran, başka hiç kimseyi, hiçbir şeyi düşündürmeyen, onu görmek uğruna yapabileceklerimi sınırsızlaştıran, çılgınca düşüncelere vardıran bu şey nedir Allah aşkına?
Adını koyamıyorum, çünkü hiç yaşamadım daha önce. Tarif edemiyorum, duygularımı en iyi anlatacak kelimeleri bilemiyorum, hiç kullanmadım daha önce.
Acı duyuyorum sadece, tatlı bir acı. Anladım, tadı mayhoş bu sevdanın. Sevda mı dedim? Öyle bir şey mi bunun adı Güzin Abla?
Çok utanıyorum. Nereden düştüm ben bu ateşin içine? Hem ne zaman? Sadece herkes gibi biraz hastaydım işte. Ufak bir operasyon geçireceğim söylendi.
Belki de bu dünyada hiç cesaret edemeyeceğim bir şeydi bıçak altına yatmak. Allah tarafından bir cesaret geldi işte. Bir kerede karar verdim, “Ameliyat olacağım” dedim. Nereden bilebilirdim o kararımın beni yıllarca yakacağını, böyle çaresiz bırakacağını, zamansız düşüncelere daldırıp olur olmaz hayaller kurduracağını...
Belki bilseydim, nefes almadan yaşamaya çalışırdım. Gittiği yere kadar. Ameliyat oldum ama şimdi de nefes alamıyorum. Onsuz nefes alamıyorum.
Bir sene boyu böyle uzaktan, hiç görmeden, umutsuz olduğunu bile bile nasıl umut bağlanır ki? Nasıl yaşanır böyle?
KARŞILIK ALAMAMAKTAN ÇOK KORKUYORUM
Ona bir şekilde ulaşıp tekrar muayeneye gittim. Şikâyetlerim devam ediyor, alerjik bir durum olduğunu biliyorum. O da bir sene geçmesine rağmen randevusuz kabul etti. Uzun süreden sonra bu ilk görüş beni çok heyecanlandırdı. Dilimi yuttum resmen.
Konuştum ama çok boştu. Şikayetimi dinledi, ilaçlarımı yazdı ve sadece bana bir bakış baktı, kalbimi yine yaktı. Yani artık tam anlamıyla yanıyorum.
Yine ona ulaşmak, dışarıda bir yerlerde karşılaşmak, hatırlanmak istiyorum. Onun dışında başka bir şey yapamıyorum. Çünkü çok utanıyorum ve karşılık alamamaktan korkuyorum.
Beni çok yanlış anlamasından korkuyorum. Bu hislerimi anlatamamaktan, ona da hissettirememekten korkuyorum.
Bu arada iki kere arka arkaya kaza geçirdim. Trafikte ölümle burun buruna geldim. Öyle korkmuşum ki, etkisi uzun süre geçmedi. Ondan sonra dedim ki kendi kendime; “Şu kısacık ömürde ilk kez tattığın bu duyguyu yaşamaya, yaşatmaya izin vermeyecek misin?” Elbette vereceğim. Vermeliyim. “Pişmanım” başlıklı yazılar bana göre değil.
Evet Güzin Abla, bana yardım etmeni rica ediyorum. Fikirlerin, yaşamışlığın önüme ışık tutsun. Aydınlatsın yüreğimi istiyorum.
- Rumuz: Cadı

Tadı mayhoş bu sevdanın

Keşke bu beklenmedik aşkın, bu yüreğini yakan, hayal alemlerinde dolaşmasına sebep olan sevdanın neden imkansız olduğunu anlatsaydı okurum.
Şimdi kendi kendime karanlıkla yol alır gibi boş yorumlar yapmaktan korkuyorum...
Belli ki aşık olduğu adam bir doktor. Hadi biraz daha tahmin yürüteyim; onu ameliyat eden KBB uzmanı. Ama adam evli mi, nişanlı mı? Neden duygularını açamıyor ona? Çekingenlikten mi, karşılık alamama korkusundan mı? Bilmiyorum ki...
Eğer adam birine bağlı değilse, sonradan “Ah keşke” demek, pişmanlıkla ömür boyu inlemek yerine duygularını hiç değilse sözcüklere vurup ona yazıyla, mail’le, minik bir notla bir şekilde ulaştırmalı diye düşünüyorum. Kim bilir, belki mutlu sonla noktalanır...

X