Gündem Haberleri

    Böyle olur Etiler’in protestosu

    Ayten SERİN
    18.05.2008 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İstanbul’un zengin semti Etiler’in Tepecik bölgesinde bir süredir afişli, kampanyalı bir protesto var. Çünkü burada kasım ayının sonundan beri birbirine bağlı iki sokaktan adeta TEM geçiyor. Yani Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne Avrupa Yakası’ndan son çıkış olan Etiler çıkışına giden ana yol, artık bu sokaklar. Tepecik Yolu olarak da bilinen bu bölgenin halkı protesto yolunu seçti. Profesyonel bir reklam kampanyası ile afişlerini sokağa astılar. Sakinler, adı üzerinde, yeniden "sakin" sokaklarını istiyor.

    Tepecik Yolu’nun bir mağduru da benim. Çünkü eşim her gün bu yolu kullanıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’ne çıkmak için geçmek zorunda olduğu, toplamı 500 metre bile olmayan bu yolu kat etmesi genelde yarım saat sürüyor. İşe geliş ya da gidişte ne zaman telefonla konuşsak "Yarım saattir buradayım. Trafik bir adım bile kıpırdamadı" sözünü duyuyorum. Yapılan yeni yol düzenlemesiyle Etiler’in Derince ve İncesu sokaklarındaki trafik tek yönlü yapıldı ve TEM otoyoluna oluk oluk araba akıtır hale geldi. Artık Etiler tarafından TEM’e çıkmak isteyen herkes bu yolu kullanıyor. Bu düzenleme aslında yola çıkışı rahatlatmak için yapıldı ama sonucun daha da kötü olduğu aşikar.

    Asıl ilginç olan bu yolu kullanan sürücülerin bir süredir gördüğü protesto afişleri. Önce "Trafik düzenlemesini reddediyor, uygulamayı gerçekleştiren Büyükşehir Belediyesi’ni şiddetle kınıyoruz" pankartlar tüm binalara asıldı. Bir süre sonra protesto ciddileşti. Profesyonel bir elden çıktığı belli bir kampanya ile karşı karşıydık. Yol değişmedikçe onların protesto şekli değişiyordu. Acaba bir reklam ajansı ile mi anlaştılar diye merak ettim. "Tepecik Yolu Sakinleri" ile konuşunca durum ortaya çıktı. Bu yolda bir de reklamcı oturuyordu ve sade bir kampanya ile reklamcılığını konuşturmuştu.

    SLOGANLAR BİR MAHALLE TOPLANTISINDA YARATILDI

    Bir reklam ajansının kreatif direktörü olan Kerem Ersü (41) reklam kampanyasının oluşumunu şöyle anlatıyor: "Önce sözlü afişleri astık. Ama Türkiye okumayan bir toplum olduğu için bunları mutlaka görsel düzeye taşımamız gerekliydi, o zaman daha etkileyici olacaktı. Ben de etkileyici görseller aradım. Afişlerdeki tüm görseller stok fotoğraf ama, sloganlarla örtüşüyorlar. Resimlerdekiler mahalle sakinleri değil ama bu kampanya için ne öyle bir bütçe var ne de amacımız kendimizi afişe etmek. Tek önemli olan, görselle dikkat çekmekti."

    Bundan sonra üç afişlik bir kampanyaları daha var, ama onları da belirli dönemlerle iş biraz daha kızışırsa gündeme getirecekler. Sloganlar mahalle sakinlerinin yaptığı toplantılarda ortaya atılan fikirlerden seçilmiş. Ersü bu süreci de heyecanlı buluyor: "İlk toplantıya katılamadım ama ikinci toplantıda herkesi görünce bunun neredeyse bir savaş haline döndüğünü farkettim. Ama bu sessiz ve disiplinli bir savaş. Bir kampanyada her zaman satacağınız ürüne inanmalı, güvenmelisiniz. 19 senelik reklamcıyım biz bu disiplinlerle kurumsal hizmet veriyoruz. Kurumlara hizmet veriyoruz da niye kendimiz için böyle bir hizmet vermeyelim? Logoda da "Tepecik Yolu Sakinleri" yazdık. Bunun bir sivil toplum kuruluşu ismiyle değil "sakinleri" ismiyle en iyi ifade edileceğini düşündük. Sonra fikri gruba yaydık, gruptan ilgi gördü."

    Bir sonraki adım ise hukuki yollar. Komşu Sokak’tan avukat Talat Mete, Tepecik Yolu Sakinleri adına her şeyi araştırmış ve hazırlamış: "Tepecik Yolu’ndan gelen taşıt trafiği TIR, kamyon, otobüs bile ayrılmaksızın, meskun mahal olan Derince Sokak ve İncesu Sokak’a verildi. Çevre sağlığı, kirliliği araştırılmadan, karayolları trafik yasasına da aykırı olarak yapılan bu yeni düzenleme, sadece bu iki sokağa değil devamı olan sokaklara da taşan trafikle, yaşamı tehdit eder boyuta geldi. Oysa daha ilerden TEM yoluna geçilmesi mümkün. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne başvuru yaptık, yeniden bunu düzenlemelerini istedik. Bize 60 gün içinde cevap vermedikleri için idare mahkemesinde dava açtık."

    KASIM AYINDAN BERİ 1.5 MİLYON ARAÇ GEÇTİ

    Makine Mühendisi Mustafa Orhan’ın (38) hesaplamalarına göre Derince Sokak ve devamındaki İncesu Sokak’tan düzenlemenin başladığı kasım ayından beri 1.5 milyon araç geçti: "Araçların yüzde 80’i köprü gişelerine gidiyor, Beşiktaş tarafından Büyükdere Caddesi dışında ikinci çevre yoluna çıkmak için tek çıkış da burası. Etiler, Levent, Akatlar, Küçük Armutlu, Reşitpaşa’dan gelen bütün araçlar buradan geçiyor. Personel ve okul servisleri, gece iki katlı otobüsler, Urfa Seyahat, Varan Turizm gibi şehirlerarası otobüsler, hatta araç taşıyan TIR’lar bile..."

    Sokakları neredeyse otoyola dönünce, bir otoyolda görülecek tüm sorunları da yaşıyorlar. Neler anlatmıyorlar ki? Egzoz gazlarından doğan rahatsızlıkları, ağaçların yeşilinin yavaş yavaş solduğunu, trafik kilitlendiğinde motosikletlerin kaldırımdan son süratle gittiğini, okuldan çıkan çocuklarının yürüyecek yol bulamadığını, kapılarının önünde sucu bile dursa park cezası yediğini, duraklama yapamadıkları için eşya taşıyamadıklarını, işyerlerinin mal sevkiyatı yapamadığını, sokaklarda sık sık kedi köpek ölüsü görmeye başladıklarını, kornalar yüzünden gürültü kirliliği yaşadıklarını... Acil ihtiyacı olan hastaların bile eczane önünde durunca park cezası yediğini... Son sözü Etiler Mahallesi’nin genç ve güzel muhtarı Seçil Eşki söylüyor: "Bu düzenlemeden son derece muzdaribiz. Düzenleme sadece araç trafiği düşünülerek yapıldı, insan faktörü hiç düşünülmedi. En kısa zamanda düzelmesini istiyoruz."

    SİZİN SOKAĞINIZLA KİM İLGİLENECEK DENİLEBİLİR AMA HERKESİN KENDİ MESELESİNE SAHİP ÇIKMASI GEREK

    20 yıldır bu yolda oturan, inşaat şirketi yöneticisi Rafet Suyabatmaz (55) protesto yöntemlerini "sessiz protesto" olarak adlandırıyor: "Burası İstanbul’un en mutena sayılabilecek semtlerinden biriydi. Burada yaşayanlar, sokak kesme, güç kullanma gibi hareketler yerine, örnek olabilecek bir karşı koymayla sessiz protesto yolunu seçtiler. Bu Türkiye’ye örnek olabilecek bir harekettir. Bu sokakta nezih ve kibar insanlar oturuyor, sadece haklarını istiyorlar. Memlekette bu kadar önemli mesele varken ’Sizin sokağınızla kim ilgilenecek’ denebilir. Ama bu, uygar toplum adına bir harekettir. Herkesin kendi meselesine sahip çıkması gerekir. Bu memleketin başka bir çaresi yok."

    50 AFİŞLİ KAMPANYA

    Şu anda "Egzoz gazlarından ölüyoruz" , "Bana sessiz sokağımı geri verin" , "Sokaktan geçmeye korkuyorum" sloganlarıyla 3 afişli bir kampanyaları var. Bu sloganları taşıyan 50 afiş, mahalledeki binalara asılmış durumda. Kreatif direktör Kerem Ersü "Kampanyayı sakin kelimelerle başlattık ama bunları agresif hale getirmek de mümkün" diyor.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı