Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Böyle milletvekili olmaz olsun (!)

CHP milletvekili Haşim Oral’ı uzaktan tanırım. Ancak hiç böyle tanımazdım. Hem şeref tribününde bir “örnek kişi” gibi otur, hem elindeki şişeyi Manisasporlu Yılmaz’a at ve ardından da “ne yapalım, ben de insanım” diye kendini savun...

CHP milletvekili Haşim Oral’ı uzaktan tanırım.Ancak hiç böyle tanımazdım. Hem şeref tribününde bir “örnek kişi” gibi otur, hem elindeki şişeyi Manisasporlu Yılmaz’a at ve ardından da “ne yapalım, ben de insanım” diye kendini savun...

 

Pes doğrusu.

 

Haşim Oralbey, siz milletvekilisiniz. Siz bu milletin seçtiği bir insansınız. Sizi, holigan olmanız, sağa sola küfür etmeniz için seçmedik. Bu tutumunuz ile Milletvekilliğine layık olmadığınızıgösterdiniz.

 

Daha da ötesi, hepimizle alay ediyorsunuz. “Ben şişeyi atmadım, sadece ittim (!)” diyerek zekamızıküçümsüyorsunuz.

 

Haşim Oral siz CHP’ye de layık değilsiniz.

 

CHP’nin ilkeleri arasında rakip takım oyuncularına (şereftribününe karşı hakaret içeren bazı jestler yapan dahi olsa) şişe atmak, adam dövmeye kalkmak yoktur.

 

Bari susun...

 

Konuşmayın daha iyi...

 

Konuşup, sözde kendinizi koruğunuz oranda daha da batırıyorsunuz. Belki partiniz sizi eleştirmeyecek, belki gelecek seçimlerde seçmen dahi, buyaşananları hatırlamayacak ve sizi cezalandırmayacak. Ancak bu ülkenin bir kesiminin gözünden düştünüz. Artık bu ülke siyasettarihi de sizden sadece “rakip futbolcuya şişe atan politikacı” diye söz edecek. Düğünlerdehavaya ateş eden maganda milletvekilleri kadar olamadınız. Kendinize yazık ettiniz.

 

                                             *                    *                    *

 AB’YE DEĞİL, KENDİMİZE REZİL OLMAYALIM...

 

Zaman zaman gazetelerde okuyorum, TV programlarında rastlıyorum. Örneğin “ tarım politikalarında yeterli hazırlığımız yok, AB’ye rezil olacağız” deniyor. Veya “ böyle şey yapılır mı, Avrupa Birliğine karşı ne diyeceğiz?” diye tepki gösteriliyor.

 

Neden bu cümle sarfediliyor?

 

Yabancılara karşı bir özgüven eksikliğinden mi, yoksa bir türlü kurtulamadığımız küçüklük kompleksinden midir, bilemiyorum. Üstelik toplumsal analizler yapacak kadar tıp bilgim yok. Doktor da değilim. Ancak bildiğim birşey var ki, bu tip yaklaşımlar kelimenin tek anlamıyla “cehalettir”.

 

Sevgili okurlarım, bizlerin ne yapıp ne yapmadığımız AB’yi hiç etkilemez. Eğer Türkiye, kendini müzakerelere iyi hazırlamazsa, AB’nin umurunda bile olmaz.Sadece keyiflenir ve Türkiye’nin kendi kendine attığı kazığa bakıp güler.

 

                                             *                    *                    *

 YUNANLILAR DOĞRUYU YAPTILAR...

 

Yunanistan akıllıca davrandı.

 

Kuş gribi olayını tespit eder etmez hemen harekete geçti ve durumu açıkladı.

 

Artık öyle bir dünyadayaşıyoruz ki, bazı gerçeklerisaklamak imkansızdır. Tam aksine, açıklarsanız Uluslararası kamuoyundaki güvenirliğiniz artar.

 

Yunanlılar, bir süre önce hesapları gizleyip AB’ye farklı bütçe bildiriminde bulunmuşlar, ancak bir süre sonra yakalanmışlardı. Bu defa, aldıkları ders karşısında doğrusunu yaptılar.

 

Hatırlayacaksınız, Sovyetler Çernobil felaketinigizlemeye çalışmış, ancak sonunda yakalanmışlardı.

 

Türkiye de kuş gribinde saklama yoluna gitmedi. Durumu açıkladı ve güven verdi. Yani doğrusunu yaptı.

 

Artık, açıklık prim getiriyor. Kol kırılır yen içinde kalır, anlayışı bitti. Bu anlayışı sürdürdüğümüz oranda kazançlı çıkacağımızı bildiğimizde rahat ederiz.

X