Boşuna “Çanakkale Geçilmez” demediler!

Hürriyet Haber
14.03.2017 - 15:12 | Son Güncelleme:

18 Mart Çanakkale Zaferi hakkında çıkan her kitap, her yazı, her öykü ve her film ile bizi her zaman etkilemeye devam ediyor. Ne mücadeleler verildiğini ve insanların ne tür fedakarlıklar yaptığını sadece 18 Mart tarihinde değil her an hatırlamamız gerekiyor. Bu sene de 18 Mart Çanakkale Zaferi’ni kutlarken yaşanan hikayeleri unutmayalım istedik ve sizin için belki bildiğiniz belki bilmediğiniz yaşanmış birçok hikayeyi derledik.

FRANSIZ GENERALİ BRIDGES DİYOR Kİ…

Çanakkale Savaşı sırasında bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Generali Bridges anlattığı bir savaş hatırasında Türk askerinin ne kadar cesur ve mert olduğundan bahsediyor. Savaş sahasında yaralı ve ölülerin arasında dolaşırken gördüğü Türk askerinin vurulan bir Fransız askerini kendi kıyafeti ile iyileştirmeye çalıştığını gördüğünde bunu “Neden öldürmek istediğin askere yardım ediyorsun?” şeklinde bir soru ile tercümanı aracılığıyla askere sormuştur. Ve sorusu karşılığında “Benim kimsem yok fakat bu asker bana bir fotoğraf gösterdi. Galiba annesiydi. Kurtulsun, annesine kavuşsun istedim.” cevabı ile Türk milletinin ne kadar mert olduğunu birçok kaynakta bu anısını anlatarak belirtiyor.

 

ACI NASIL HİSSEDİLMEZ?

Çanakkale Savaşları sırasında yaşanan anıların toplandığı kaynaklarda yer alan bir anı ise Edincikli Mehmet Er’in hikayesi.

Edincikli Mehmet Er’in kolunu bir top mermisi parçaladığında kolunu sadece bir et parçası hâlâ vücudunda tutmaktadır. Bu durum karşısında donup kalan Teğmen, Edincikli Mehmet’in “Kolumu kes.” cümlesi ile kendine geldiğinde karşısında oldukça kararlı bir asker gördüğünü hikayesinde belirtmiştir. Kolunu kesmesi için karar veren ve bunu uygulamasını söyleyen askere itiraz hakkına sahip olmadığını ve dediğini yaptığını belirterek devam etmiş, “Kolunu kestikten sonra kafamı kaldırdığımda Mehmet’i karşımda göremedim. O, tekrar savaşmaya gitmişti. Hiç acı ve tereddüt duymamıştı. Fakat kolunun kesilmesi ile meydana gelen kan kaybı onun birkaç dakika sonra ölümüne neden oldu.” şeklinde anısını sonlandırmıştır.

 

BİRİ BEKLEMEK Mİ DEDİ…

İstediğimiz şeylerin olması için bir saniye beklemeye tahammülümüz yok, sevgilimizden ayrı kaldığımız tek gün bizi mutsuz etmeye yetebiliyor… Peki, Çanakkale Savaşı sırasında büyük mücadeleleri veren sadece şehitlerimiz mi oldu? Hayır. Onları evlerinde gözlerindeki umudu kaybetmeden aylarca, yıllarca bekleyen insanlar da bu mücadelede en önemli rol oynayan kişilerden. Bir anı kitabında “Şemsi Nene” olarak geçen daha üç günlük yeni gelinimiz de bu savaşın en büyük kahramanlarından. Sadece üç gün yanında kalabilen kocasını, senelerce her gün gelinliğini yeniden giyerek eve gelmesini bekleyen Şemsi Nene umudunu hiç kaybetmemiş. Bir komşusu tarafından kaleme alınan bu anı anlatılırken Şemsi Nene için, “Her gün gelinliğiyle kocasını beklediğini bize ifade ederken bile hâlâ gözleri kapıda ve ıslak olurdu.” şeklinde bir anlatım yapılmış. Senelerce beklediği kocasını şehit haberi geldiğinde bile bundan vazgeçmemiş olan Şemsi Nene gibi birçok gelin, anne, çocuk varken bu savaşta savaş meydanı dışında da birçok kahraman olduğunu söyleyebiliriz.

Bir millet ne kadar tek yürek olabilirse o kadar tek yürek olunan bu durum sadece 18 Mart Çanakkale Zaferi için değil her gün hatırlanmalı ve bütün kahramanlara bir teşekkür edilmeli…

Yazan: İrem Çamarası

Etiketler: Kurtuluş Savaşı


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı