"Melis Alphan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melis Alphan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melis Alphan

Boşanma davalarında SMS’ler delil olarak gösterilmemeli

Vay be! Türkiye’nin Avrupa veya ABD’den daha özgürlükçü olduğu yerler de varmış.

Bizim ülkemizde boşanma davalarında telefon mesajları delil olarak kullanılamıyor. Bir tek ceza davalarında iletişimin tespiti ve kaydı kullanılabiliyor.


Boşanma davası söz konusu olduğunda ise “iletişimin gizliliği” ilkesi ihlal edileceğinden böyle bir şansınız yok. Sadece, savcılıktan talep edildiğinde kimin kimi ne zaman aradığının bilgilerine dair döküm alabiliyorsunuz. Mesajların içeriğine ulaşamıyorsunuz, ulaşsanız bile bunları kullanamıyorsunuz. Arada bir uygulamada kullanıldığı oluyormuş gerçi ama geçenlerde uygulamada da kullanılamayacağına dair bir Yargıtay kararı çıktı.


Oysa geçtiğimiz yıl Fransa’da Yüksek Mahkeme gizli sevgililere gönderilen cep telefonu mesajlarının evlilik içi aldatma için meşru bir kanıt teşkil ettiğine hükmetmişti. Böylece SMS’ler medeni hukuk alanında kanıt olarak kullanılmaya başlandı.


Fransa tek değil, “özgürlükler ülkesi” ABD’de de bu meseleden çok insanın başı yandı. Senatör mü istersiniz, vali mi alırsınız...


Başları yanmaya da devam ediyor.

 
Cep telefonu mesajı, telesekretere bırakılan mesaj, e-mail... Dijital veya elektronik tüm mesajlar konumuz dahilinde...


Sonuncu Tiger Woods vakası da bombaydı.


Bir değil, 10 kadınla ilişkisi olduğu ortaya çıktı ya Woods’un... Bunlardan biri olan barmen kızcağız ünlü golfçünün kendisine yolladığı “Bana çok terbiyesiz bir şey gönder. Tuvalete git ve bir resim çek” türündeki mesajları kamuoyuyla paylaştı.


Bu adamlar salak herhalde, diye düşünüyor insan. Ya da bu tip meselelerde erkeklerin basireti bağlanıyor, kaptırıyor ve fazla rahat davranıyor, “Nasıl olsa yakalanmam, bana bir şey olmaz” diye düşünüyor. Bir kadın böyle bir konuda asla bu kadar salak olamaz.

100 yıllık tartışma malum, erkekler neden yakalanır, kadın neden yakalanmaz... Bu sonsuza kadar tartışsak içinden çıkamayacağımız konulardan olduğundan, hiç dalmayacağım.


Esas konumuz olan teknolojinin aldatanların başını nasıl yaktığına dönersek...


90’larda aldatma skandalları arasında Clinton ile Monica Lewinsky’ninki başı çekmişti. Ikilinin telefon seksi (17 kez) kayıtları ortaya çıkmıştı. Ardından eski ABD parlamento üyesi Mark Foley’nin skandalı patlak vermişti. Onun olayı internetti, çocukları internetten taciz ediyordu. Onlar da ortaya çıktı.


Şimdilerde aldatma nedenli boşanmaların baş sorumlusu cep telefonu mesajları. Bu nedenli ayrılıkların sayısı giderek artıyor, slate.com uyarıyor: “Cep telefonu mesajlarıyla büyüyen gençler evlenmeye başlayınca daha da artacak.”


Ben cep telefonu mesajlarının boşanma davalarında delil olarak gösterilmesine karşıyım. Bu, insanların özgürlüğüne dokunmak, özel hayatın gizliliğinin, kişinin anayasal hakkının ihlali. Evlilik bile buna izin vermemeli.

Helin Avşar Cüppeli’yle “resimli röportaj” yapsın

Türkiye’nin iki yükselen değeri var. Gazetecilikte Helin Avşar. Televizyonculukta Cüppeli.


Diyorum ki bu Helin Avşar, Cüppeli’yle bir “resimli röportaj” patlatsın.


Yalnız, geçtiğimiz pazar Helin’in sıradan, akıllı-uslu röportaj fotoğraflarını görünce hayal kırıklığına uğradım. Okurun derdi Helin’in röportajı değil ki, yıllardır bu işi yapan gerçek gazeteciler var; röportajı onlardan okuruz zaten. Helin’in farkı “çağdaş” gazeteciliği yansıtan fotoğrafları!


Neyse, bu röportaj önerimi Twitter’da takipçilerle paylaştığımda röportaj fotoğraflarına yönelik çok sayıda öneri geldi. Helin bence çok geciktirmeden bu röportajı yapsın ve önerileri de dikkate alsın:


Cüppeli Helin’e ayaklarını yıkatsın.


Helin cüppe giysin, hoca açılsın.


Birlikte Dodo Beach’de jet ski’ye binsinler.


Cüppenin içine birlikte girebilirler, bacaklar görünür, ayaklarda Christian Louboutin ve hacı terliği.


Helin fetiş deri çizme giysin, Cüppeli’yi ayakları altına alsın.


El ele Maçka Parkı’nda koşsunlar, sonra beraber Nişantaşı Beymen Brasserie’de otursunlar, hoca Helin’e kahve falı baksın.


Helin, Chanel çizmeleriyle cüppeyi kaldırsın.

X