Boşa kürek çektik

Terim, Milli Takımı götürüp, 15 gün kampa alıyor, peş peşe maçlar yaptırıyor. Üstelik oyuncuları da yanlış seçiyor. Makedonya’ya yenildik diye herkes rahatsız oluyor. Milli Takım deneme tahtası değil.

- A Milli Futbol Takımımız, çıktığı Avrupa turunda oynadığı 6 hazırlık maçının 2’sini kazandı, 3’ünde berabere kaldı, Makedonya’ya 1-0 yenildi. Ay yıldızlılar, 2008 Avrupa Şampiyonası elemelerine hazır mı? Takımın eksik ve aksayan yerleri nereleri?

HAZIR olması mümkün değil. Sezon daha yeni bitmiş, oyuncuların aklı tatilde, yapacakları transferde... Fatih Terim, böyle bir ortamda takımı götürüp, 20 gün kampa alıyor, peş peşe maçlar yaptırıyor. Üstelik oyuncuları da yanlış seçiyor. Fatih’in böyle bir seçim yapmaya ihtiyacı yok. Takımın çekirdek bir kadrosu vardır, onun üzerinde oynama yaparsın.

Bakıyorsunuz, Fatih’in seçtiği oyuncuların çoğu kendi takımlarında bile oynamıyor. "Siz anlamıyorsunuz, ben çok iyi anlıyorum mu?" diyecek. Bu oyuncular, lig başladığı zaman kendi takımlarında oynamazsa, Milli Takım’a nasıl alacaksın?

Nuri tamam, ya diğerleri?

Adamların transfer görüşmeleri var. Böyle bir hazırlık devresinde onları 15 gün işlerinden güçlerinden alıkoyuyorsun. Olacak iş mi bu?

Nuri tamam, alırsın. Takımın bir iskeleti vardır, monte edersin. Ama bu, iki-üç oyuncuyu geçmez. Milli Takım deneme tahtası değil.

Makedonya’ya yenildik diye rahatsız oluyoruz. Milli Takım’ın esasında bir sürü problemi var. Kamp çok iyi geçmedi. Bence oynanan futbol da futbol değil.

Yıldırım çabuk karar vermeli

- Fenerbahçe temmuz ayında Şampiyonlar Ligi ön eleme maçları oynayacak. Buna karşın ne başkanı belli, ne de teknik direktörü? Uğur Boral dışında yapılmış bir transfer de yok. Sarı lacivertli takım bu kısa sürede sorunlarını çözebilecek mi?

ÖNCELİKLE başkanın yerinde oturması, ardından bir an evvel antrenörün seçilmesi lazım. F.Bahçe camiasında herkes Aziz Yıldırım’ın dönmesini istiyor ve bekliyor. Yıldırım neden görevi bırakma kararı aldı, ben anlamış değilim.

Başkan hazırlığını dönecekmiş gibi yapıyor. Benim anladığım kadarıyla bu sorunları kısa sürede çözüme kavuşturacaktır. Hatta çözmesi için 24 Haziran’ı beklemesine de gerek yok. Kongre için belirlenen o tarih formaliteden öteye geçmez.

Antrenör gidiyor, zaman daralıyor. Yeni bir antrenör gelecek mi, gelmeyecek mi? Gelecekse bu isim kim olacak? Bu soruların bir an önce cevaplarını bulması lazım.

Fenerbahçe’de "görev bırakıyorum" diyor ama başkan hala çalışıyor. Kongrenin hiç vakit kaybedilmeden bir an evvel yapılması şart. Kanunen kongre tarihi 24-25 Haziran olarak görülüyor. Ben Daum’la devam edileceğini hiç zannetmiyorum. Teknik direktör sorunu da hemen çözüme kavuşturulmalı.

Başkan Aziz Yıldırım’ın, "Ben buradayım" diyerek bir an evvel koltuğuna sıkı sıkıya oturması şart. Zaten paran varsa, antrenör sorunun da çözülür, oyuncu da alırsın. Bunların hiçbirini sorun olarak görmüyorum.

HERKES KENDi iŞiNE BAKSIN

- Adnan Polat’ın ardından G.Saray’ın eski başkanlarından Ali Uras da Aziz Yıldırım’ın görevi bırakma kararına farklı bir yorum getirdi. Uras, "Yıldırım’ın bırakması politik bir oyun" dedi. Sizce neden böyle bir açıklama yapma gereğini hissediyorlar?

BEN bu açıklamalara bir anlam veremiyorum. G.Saray şampiyonluğa oynadığı zaman kimse çıkıp, "yarıştan koptular" demedi. G.Saray, F.Bahçe ile başbaşa geldi, rakibi son maçta berabere kalınca puan farkıyla da şampiyon oldu. G.Saray’ın şampiyonluk kutlamalarıyla Aziz Yıldırım’ın görevi bırakması arasında nasıl bir bağlantı kuruluyor, bilemiyorum.

Aziz Yıldırım’ın görevi bırakma kararı almasında, kendine göre geçerli olan nedenleri vardı. Böylesine mükemmel işler yapmış (stat, tesisler, grupları ortadan kaldırdı, iki yıl üst üste gelen şampiyonluğun ardından kılpayı kaçan üçünücüsü..) başkan bırakma kararı alınca, doğal olarak herkes bunu kurcalıyor. Çünkü F.Bahçe, Türkiye’nin en büyük kulübü. Ben, Aziz Yıldırım’ın G.Saray’ın şampiyonluk kutlamalarına mani olsun diye bıraktığı ettiği görüşüne katılmıyorum. Böyle bir düşünce yapısı içerisinde olduğunu da tahmin etmiyorum. Koskoca bir kulübün başkanı böyle işlerle uğraşmaz.

Gazeteler, televizyonlar G.Saray’ın şampiyonluğuna da, F.Bahçe Kulübü Başkanı’nın bırakma kararına da geniş yer verecektir. G.Saraylıların böyle şeyleri düşünmeden, şampiyonluk kutlamaları yapmaları lazım ki, doğal olanı da budur.

Anelka da satılır

- İngiliz kulüpleri Anelka’nın peşini bırakmıyor. F.Bahçe’de bekleneni veremeyen Fransız futbolcu, sizce başka bir kulübe gönderilmeli mi?

ANELKA, F.Bahçe’de bekleneni veremedi mi, yoksa ona bu fırsat verilmedi mi? Asıl sorun burada. Kadronda Anelka gibi bir yıldızın varsa, sistemini onun üzerine kuracaksın. Eğer Fransız futbolcudan gerekli randımanı alamıyorsan, sorunun yüzde 20’si Anelka’dan, yüzde 80’i de F.Bahçe’nin teknik yönetiminden kaynaklanıyor.

Yeni gelecek antrenör Anelka takımda kaldığı taktirde, onu nasıl kullanacak? Anelka’nın meziyetlerinden nasıl faydalanacak? Bunu görmek lazım. Dünyanın her kulübünde bu tür transferler oluyor. Bir oyuncuya iyi para veriyorlarsa, satıyor, yerine en az onun kadar faydalı olacak bir başkasını alıyorlar.

Milan, Shevchenko’yu Chelsea’ye verdi. Anelka dokunulmayacak bir oyuncu değil. İyi para verirlerse, F.Bahçe kendi menfaatleri çerçevesinde onu başka bir takıma satabilir.

Daum, Anelka’yı kullanmasını bilemedi. Denizlispor’la oynanan final maçında Anelka yerine, 25 gündür antrenman yapmayan, kısıtlı meziyetleri olan Nobre’yi hem de iğne ile oynattı. Olur mu böyle bir şey?

Antrenörün dar görüşü, bilgisizliği yüzünden oldu. F.Bahçe, Anelka’yı satabilir. Ancak, hiçbir antrenör onun gibi meziyetleri olan bir oyuncuyu kolay kolay bırakmaz. Yeni gelecek antrenör devre arasında da transfer yapabilir.

Sergen’i anlamıyorum

- Beşiktaş, kadrosunu baştan aşağı yeniliyor. Yönetim, "Sergen ancak jübile yaparken döner" diyor. Yıldız futbolcuya yapılanlar sice doğru bir davranış mı?

BEN, ne Sergen’i, ne de Beşiktaş yönetimini anlıyorum. Sergen kenarda oturuyor, hiç oralı olmuyor. Bunu izzet-i nefis meselesi yapmıyor. Ben hayretler içinde kalıyorum. Sergen yeteneğinde bir futbolcunun daha çok çalışıp, seyircinin gözdesi olması lazım. Sahaya çıktığı zaman lehine yapılan tezahürat parayla pulla ölçülmez. Ancak, onun böyle bir problemi yok.

Kardeşim, sen bu kabiliyetle kenarda otururken "neden oynamıyorum?" diye üzülmüyor musun?

Beşiktaş yönetimi iki senedir yanlış transferler yapıyor. Bunda çok dikkatli olman lazım. Birinci sene yaptın, ikinci sene yaptın anlarım da, üçüncüsünde, "sen bu işten anlamıyorsun" derler adama. Beşiktaş seyircisi de böyle hoşlanacağı, onlara büyük zevkler verecek, kendi tarihlerinde gördükleri futbolcular gibilerini istiyor. Beşiktaş, bir sürü yıldızlarla oynamış. Standart oyunculardan keyif almıyor, coşmuyor. Beşiktaş’ın bu konulara çok dikkat etmesi lazım.
Yazarın Tüm Yazıları