"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Boş organize bölgelere toplu konut önerisi

NORM Cıvata Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Uysal ve ABK Çeşme RES Enerji Elektrik Üretim A.Ş. Başkanı Yavuz Karacasulu ile konuşuyorduk.

Karacasulu, “Organize Sanayi Bölgeleri’nin gelişebilmesi ve üretimin belli merkezler dışında da olması için bu bölgelerin yakınlarında toplu konutlara ihtiyaç var. Egekent’lerin kurulması, Ege–Koop’un yaptığı yatırımlar Atatürk Sanayi Bölgesi’nin gelişmesinde çok faydalı oldu” dedi.
Fatih Uysal da Karacasulu’ya destek verdi.
Uysal aynı zamanda AOSB’nin yönetim kurulunda...
Bölge, Türkiye’de en iyi hizmet kalitesine sahip merkez olarak kabul ediliyor.
35 bin çalışan, ağırlıklı olarak Çiğli ve Karşıyaka bölgesinde oturuyor.
Doğal olarak, yatırımın geldiği yerlerde de ekonomik ve sosyal gelişmeler hızlanıyor.
Yasa ve yönetmelikler gereği, ilgili bakanlıklar, OSB’lerin yüzde 75’i dolmadan bir başkasının kurulmasına izin vermiyor.
Çiğli şanslı, kapasitenin neredeyse tamamı dolu, genişleme imkanı olsa daha da büyüyecek.
Ama her ikisinin de söylediği doğru bir şey var.
Yarım kapasiteyle çalışan ya da bölgeleri pazarlama sıkıntısı içinde olan bölgeler, Toplu Konut İdaresi’yle ya da Ege-Koop gibi Türkiye’de başarılı örnekleri olan kurumlarla işbirliğine gitmeliler.
Özetle; bir sanayi bölgesi, sosyal hayatı düşünmeden, bu eksiklikleri tamamlamadan büyümüyor.

Türkiye İtalya ve Fransa’nın ensesinde

NORM Cıvata, otomotiv yan sanayine ve beyaz eşya sektörüne malzeme üretiyor. Fatih Uysal’la 2012’yi konuştuk. Uysal’a göre otomotivde de, beyaz eşyada da bir sıkıntı yok. Hatta 2011’den daha iyi bir yıl olabileceğini söyledi. Avrupa’nın yaşlı nüfusunun artık katma değerli üretim yapamadığını, araştırma ve geliştirmeye yatırım yapılması halinde Türkiye’nin birçok sektörde de liderliğe oynayabileceğini söyledi. Ama bir noktaya da dikkat çekmekten kaçınmadı.
“Önemli olan Almanya... Türk özel sektörü için Almanya’nın gidişatı, büyümesi, stratejileri çok önemli. İş yaptığımız sektörlerde ihracatın yüzde 72’sini Almanya’ya yapıyoruz.”
Fransa ve İtalya alternatifsiz üretim merkezleriydi. Her iki ülkenin dizayn, model ve marka yaratma becerilerini gözardı etmiyoruz ama Türkiye’nin de artık İtalya ve Fransa’nın ensesinde olduğunu her fırsatta konuşur hale geldik.

Ege-Koop’u unutmamak gerekir

YAVUZ Karacasulu haklı... Ege-Kent’ler sayesinde yeni bir şehir yaratıldı. Bayraklı’nın, Konak’ın sırtları gecekondularla dolarken; Çiğli’nin bu bölgesi planlı bir şehirleşmeye gitti. Şimdi bakıyorum buralarda canlı bir sosyal hayat var. Okullar, restoranlar, hobi merkezleri, spor salonları... Eksikleri olsa da gecekondudan uzak bir yaşam alanları oldu. Bunda Ege-Koop’un da büyük katkısı var. Kabul edelim, hiç kimsenin yatırım düşünmediği yerlerde hep Ege-Koop tabelaları gördük. Ulukent’te, Seyrek’te, Örnekköy’de, Torbalı’da Ege-Koop vardı. Daha az gecekondu varsa, Hüseyin Aslan ve ekibinin de katkısını unutmamak gerekir.
Hüseyin Aslan, İzmir dışından da proje önerilerini söyledi geçenlerde... Balıkesir ve Uşak bunlardan biri... Bir de Ankara’yla ilgili farklı yatırım kararı var. Ege-Koop’un Güzelbahçe ve Urla’daki projeleri başta Balıkesir ve Uşak olmak üzere Ege Bölgesi’nin tamamında uygulanabilir. Yine çok konutlu sosyal projeler de kentlerin gelişimine çok olumlu katkı yapar.

Gelecekten umudumuz var

ŞÖYLE bir yanlış yapıyoruz. İzmir deyince sadece merkezi konuşuyoruz. Oysa Çanakkale’den Fethiye’ye kadar olan bir bölgeyi konuşmalıyız. Yani Çandarlı Limanı İzmir’in kuzeyini canlandıracak, bu Aliağa OSB’nin büyümesine de etken olacak. Manisa ve İzmir artık iki şehir değil, tek bir şehir olarak görülüyor. Torbalı, Tire, İZTOB organize sanayi bölgelerinin de dolmasıyla farklı bir yer olacak burası. Dün Fatih Uysal ve Yavuz Karacasulu ile mini bir OSB turu yaparken, işte bu canlılığı hissettim. Elbette 2012 zor geçecek, elbette Türkiye’nin sıkıntıları var. Cari açık gibi çok önemli bir problemimiz var. Ama tüm bunlara rağmen gelecekle ilgili planlarımız ve umutlarımız var. Önemli olan da bu...

Bir çocuğun gözlerinden daha değerli ne olabilir

YAZAMAMIŞTIM, yeri geldi bahsedeyim. Geçen gün bir okul öncesi eğitim seminerinde Hüseyin Aslan, “Gerçekten de benim heyecanımın, sevincimin, coşkumun, umudumun ve geleceğe olan güvenimin kaynağı; en önemli ve değerli projem olan anaokuludur” demiş. İyi çocuk, iyi yurttaş yetişmesi için sıfırla altı yaş arası gerçekten çok önemli. Tüm büyük kurumların buraya yatırım yapması ve destek vermesi gerekir. O yüzden Aslan’ı anlıyorum. Çünkü bir çocuğun bakışlarından daha değerli hiçbir şey yoktur hayatta...

X