Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Borsada yeni hedef

Borsada bu hafta endeksi yukarı çekmeye yarayacak pek fazla yeni beklenti yok gibi görünüyor. Belki kredi notu artışı ya da IMF görüşmeleri… İstinye Sarayı'nda 14 bin puan seviyesi konuşulmaya başladı. Bu tehlikeli bir oyun, aman ha temkinli olun…

Piyasada yeni beklenti yok. Bu nedenle Pazartesi günü bir miktar kar realizasyonu ve piyasa oyuncularının deyimi ile "maliyet oluşturma" operasyonu izledik. Maliyet oluşturma operasyonu ne demek? Yani yükselişi ile endeksi 12 bin puanın üzerine taşıyan hisse senetlerini satıp yerine yükselişte yer almamış başka hisse senetlerini almak…

Böylece endeks yükselmeyip bulunduğu seviyeleri de pek fazla kaybetmeden yatay seyre girer. Ama piyasa oyuncuları yükseliş yaşamamış ya da diğerlerine nispeten daha az yükselmiş hisse senetlerini alarak yeni bir değer artışı dalgası için zemin hazırlar. İşte size "maliyet oluşturma operasyonu".

IMF görüşmeleri borsada adım adım izleniyor elbette. Ama iyi bir haber verelim, buradan kötü haber çıkmayacak gibi görünüyor. En azından bu yıl için.

Ya not artırımı? Standard & Poor's not artırdı, Moody's de "Türkiye'yi izliyoruz. Gelişmeler umut verici" dedi ya… Şimdi borsacılar "Moody's de not artıracak. Borsa coşacak" şarkısını söylüyor.

Peki bu çerçevede piyasa yeni bir yükseliş dalgasına mı hazırlanıyor.
Tam bu noktada reel göstergeleri bir yana bırakalım.
İstinye Sarayı'nın koridorlarında bol bol "endeks 14 bin olacak" ya da "yılsonu hedefi 1 dolar" diyenlere sık sık rastlayabiliyorsunuz.

Bunu söyleyenler bizimkilerin borsadaki gömlekçileri. Yapmaya çalıştıkları şey ise geçen hafta belirttiğim gibi 2002'den itibaren borsaya gelmesi beklenen sarışınlara yüksekten mal boşaltmak.
Bu strateji çalışır mı?
Kanımca zor. Çünkü Türkiye'nin önünde yabancılar açısından bakılınca üç temel sorun var:

1- Siyasi risk (Yani hükümet ömrünü tamamlayabilecek mi?)

2- Program riski (Yani IMF'ye verilen kapsamlı sözleri tutulacak mı? Kamu küçülebilecek mi?)

3- Ekonomik risk, (Yani reel sektör bir kredi çöküşü yaşamadan ayağa kalkabilecek mi?)

Bu sorulara net yanıtlar bulmadan Türkiye'ye yabancı girişi zor görünüyor. Belki reel sektör anlamında çok çok ucuz şirketlere bir giriş yaşanabilir ama bunun trendi tersine çevirmesi zor görünüyor.

O nedenle 14 bin puan seviyesinden ya da 13 bin puanın üstünden kısa vadeli alım yatırımcıyı üzer gibi görünüyor. Uzun vadeli yatırımcıya ise sözümüz yok. Reel sektör kurtulmadan borsada da hakkıyla kazanç imkansız.

Yazıyı anarşistlerin meşhur sloganı ile tamamlayalım.
"TEK BAŞINA KURTULUŞ YOK"*
İtirazı olan buyursun…

* Hiç de fena bir laf değilmiş bu arada…
X