Borsada 36 bin ‘bankazede’ var

Hürriyet Haber
08.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

Esbank ve Yaşarbank'tan sonra Demirbank'ın da Fon'a devredilmesiyle, borsadaki bankazede sayısı 35 bin 857'ye çıktı. Esbank ve Yaşarbank'ın küçük ortaklarının hakları konusundaki hukuki tartışma sürerken, Demirbank'la birlikte 13 bin 638 yatırımcı daha bu bilinmezliğe dahil oldu.

Borsadaki bankazede sayısı Demirbank'ın da Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) geçmesiyle birlikte 35 bin 857 oldu. Daha önce Fon'a devredilen Esbank ve Yaşarbank'taki 22 bin 219 yatırımcıya, Demirbank hisselerini elinde tutan 13 bin 638 yatırımcı daha eklendi. Takasbank kayıtlarına göre, hesap sayısı Esbank'ta 5 bin 144, Yaşarbank'ta ise 17 bin 75, Demirbank'ta da 13 bin 638.

TMSF'den Borsa'ya gönderilen açıklamada, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun kararıyla önceki gün Fon'a devredilen Demirbank'ın zararının ödenmiş sermaye tutarındaki (275 trilyon lira) kısmının, TMSF Yönetim Kurulu'nun kararıyla bankaya yapılan aynı tutardaki ödeme karşılığında devralınması sonucu, Demirbank hisse senetlerinin mülkiyetinin Fon'a geçtiği kaydedildi. Dün yapılan bi resmi açıklamayla birlikte, Demibank'ın 13 bin 638 küçük hissedarı da, Esbank ve Yaşarbank hissedarları gibi bekleme sürecine girmiş oldu.

Borsada tahtası kapatılan bu bankaların küçük ortaklarının ellerindeki hisselerin ne olacağı, bu yatırımcılarının mağduriyetinin nasıl giderileceği konusunda henüz bir gelişme yok. Esbank ve Yaşarbank hisselerine İMKB yoluyla sahip olan bazı küçük ortaklar bunun için mahkemeye başvurmuş olmalarına rağmen, konuya ilişkin herhangi bir hukuki gelişme bugüne kadar olmadı.

Hazine Müsteşarlığı Banka ve Kambiyo Genel Müdürlüğü'nün, daha önce SPK'ya (Sermaye Piyasası Kurulu) gönderdiği bir yazıda, uğranılan zarar, verilen süre içinde iade veya tanzim edilse bile, bu zararın özkaynakları aştığının tespit edilmesi halinde banka hisselerinin tamamının başka bir işleme gerek kalmaksızın Fon'a intikal edileceği belirtilmişti.

Hukuki açıdan bir netlik kazanamayan bu konuda değişik görüşler bulunuyor. Bunlarda biri, yatırımcıların bir hisse senedine yatırım yaparken bunun avantajlarının yanı sıra, risklerini de üstlenmek zorunda olduğu. Karşı görüş ise, söz konusu uygulamanın Anayasa'ya ve Bankalar Kanunu'na aykırı olduğu yönünde. Bu görüşü savunanlar, tasarruf sahiplerinin ‘‘Yatırımcıları Koruma Fonu’’ başvurarak haklarını arayabilir. Bazı uzmanlara göre bu konu ‘‘kritik ve teknik’’ bir konu. Problemin kaynağı ise İMKB değil, Bankalar Kanunu.

KANUN YENİDEN DÜZENLENMELİ

Bu konuda görüşlerine başvurduğumuz Galatasaray Üniversitesi Öğretim görevlisi Reha Tanör'e göre, sorunun çözümü için Bankalar Kanunu'nun 14. maddesinin yeniden ele alınması gerekli. 14. maddede acilen düzenlemeye gidilerek, hisse ve yönetim/denetim devirlerine hiçbir tartışmaya gerek bırakmayacak şekilde açıklık getirilmesini öneren Tanör, bu yapılırken de halka açık olan ve olmayan bankaları ayırarak, düzenlemenin borsa yatırımcılarını ‘‘durduk yerde ve haksız biçimde’’ mağdur etmeyecek şekilde ele alınması gerektiğini kaydetti. 14. maddede gerekli düzenlemenin yapılmaması halinde, bu tür hisse devirlerinin hem Ticaret Kanunu, hem Sermaye Piyasası Kanunu, hem de Bankalar Kanunu açısından ciddi uyuşmazlıklara yol açabileceğini vurgulayan Tanör, ‘‘Bu durum mali sektörün acil rehabilitasyon ihtiyacının gerektirdiği hızlı adımları yok yere tökezletebilir’’ dedi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı