Borsa kazançlarının vergisinde son durum ne

Hürriyet Haber
01.10.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

EKONOMİ deyince, çok kişi nedense ‘Borsa ne oldu, dövizin durumu ne?’ diye soruyor. Halkın çoğunun borsa ya da dövizle ilgisi yok ama bu olay bir gerçek!..TV’lerde hergün belli saatlerde, ekonomi kanallarında sabahtan akşama kadar sürekli olarak, borsa ve dövizin durumu ile ilgili bilgiler veriliyor. Yanında da ‘düşüyor’ ya da ‘çıkıyor’ anlamında bir işaret...Bu arada, borsa ile ilgilenen okurlarımız da ‘borsa kazançlarının vergisinde son durum ne?’ diye soruyorlar.2005 YILI KAZANCI Borsada elde edilen kazançların vergilendirilmesinde ‘üç aylık bir süre’ var. Üç aylık süre geçtikten sonra, elden çıkartılan hisse senetlerinden sağlanan kazanç tutarı ne olursa olsun, gelir vergisine tabi değil. Örneğin; 10 Mart 2005 tarihinde alınan 250.000 YTL’lik hisse senedi, 30 Eylül 2005 tarihinde 950.000 YTL’ye satıldığında, 700.000 YTL’lik kazanç nedeniyle, 1 YTL dahi gelir vergisi ödenmeyecek.Hisse senetlerinin, üç aylık süre içinde elden çıkarılması durumunda, elde edilen kazancın, 13.000 YTL’si gelir vergisinden müstesna olacak, aşan kısım gelir vergisine tabi olacak. Bu gibi durumlarda, hisse senedinin edinme bedeli, satıldığı ay hariç aylık TEFE oranına göre yükseltilecek.2006’DA SİSTEM DEĞİŞİYORGelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesine göre; borsa kazançları ile ilgili sistem 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren 31 Aralık 2005 tarihine kadar aşağıdaki gibi olacak. - 1 Ocak 2006 tarihinden önce edinilen hisse senetlerinin elden çıkartılmasında, ‘üç aylık süre’ ve buna bağlı eski sistem geçerli. Yani yüzde 15 stopaj da uygulanmayacak. 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren edinilen hisse senetlerinde, üç aylık süre iki yıla çıkıyor. İki yıl elde tutulan hisse senetlerinin, elden çıkarılmasından sağlanan kazanç ‘değer artış kazancı’ sayılacak ve stopaja tabi tutulacak.- 1 Ocak 2006 tarihinden itibaren edinilen hisse senetlerinden, borsada sağlanan kazançlar, tutarı ne olursa olsun, beyan edilmeyecek.- Banka ve aracı kurumlar, alım-satımına aracılık ettikleri hisse senetlerinin alım-satım farkından, yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapacaklar. Başka bir anlatımla, borsada elde edilen kazançlar, yüzde 15 oranında stopaja (vergi kesintisine) tabi olacak. Ancak, kazancın tutarı ne olursa olsun, beyan edilmeyecek. Örneğin; 5 Mart 2006’da 200 bin YTL’ye edinilen hisse senedi, aracı kurum kanalıyla 20 Haziran 2007’de 600 bin YTL’ye elden çıkarılmışsa, aradaki kazanç tutarı olan 400 bin YTL üzerinden, aracı kurum 60.000 YTL stopaj yapacak.- Maliyet bedeli tespit edilirken ‘ilk giren ilk çıkar (FİFO)’ yöntemi uygulanmak suretiyle, stopaj matrahının tespitinde gözönüne alınacak alış bedeli bulunacak.BAZI SORUNLAR- Hisse senetlerinden doğan kár ve zarar mahsubu, tek aracı kuruluş bazında olmak üzere, 3’er aylık dönemler itibariyle yapılacak. Buna göre, yılın ilk 9 ayında kár, son üç ayında zarar eden yatırımcı, zararını önceki kárından mahsup edemeyecek. Ancak ilk 9 ayda zarar eden yatırımcı, zararını son dönem kárından mahsup edebilecek. Bu uygulama, ‘gelirin yıllık olma ilkesi’ ile çeliştiğinden, bir an önce düzeltilmeli... - Yeni sistemde, farklı aracı kurumlardaki kárlı ve zararlı durumlar birbiri ile mahsup edilemiyor. Bu husus, yatırımcıların az sayıda aracı kurum ile çalışmasına neden olabilecek. Rekabet eşitsizliği doğurabilecek.- Yeni sistemde, banka ve aracı kuruluşlar, üçer aylık dönemler itibariyle, hisse senetlerinin alım-satımından elde edilen değer artışları ile dönemsel getirileri üzerinden stopaj yapacaklar. Hisse senedi maliyetinin hesaplanması, yüzde 15 verginin tahakkuku, beyanı ve ödenmesi sorumluluğu aracı kurumlara ait olacak.
Etiketler:

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı