"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Bor’la kafayı yiyoruz ama...

BORSEVERİM öyleyse vatanseverim söylemi kamuoyunu yanıltıyor... Bor’la köşeyi dönme umudu aşılayan, sanal bir bor dünyası yaratıyor:

Bor stratejik madendir, petrolün yerini alacak, arabalar borla çalışacak... ABD borumuzun peşinde, ülkemizi işgal edecek...

Oysa, gerçek bor dünyası bu söylemlerden çok farklı:

- Türkiye’den ihraç edilen bor madeninin %50’sini zaten ABD’li şirketler alıyor. Eti, Türk sanayicisine bor madeni satmıyor.

Bor madenlerinin %70’ine sahip Türkiye, dünya bor ürünleri piyasasından sadece %5-10 pay alabiliyor.

Bor madenleri 2001’den önce, yurtdışına 140, Türk sanayicisine de 240 dolara satıldı. Bu nedenle Türkiye’de bor sanayii kurulamadı, kurulan fabrikalar da battı.

Şimdi Türk sanayicisine bor madeni hiç satılmıyor. Yani artık, Türk borlarıyla Yunanistan’da boraks üretebilirsiniz ama Türkiye’de üretemezsiniz.

SANAYİCİYE OYUN

Borun stratejik maden olduğu iddiası, ’Türk’ün Türk’e propagandası’dır. Türk sanayicisini bordan uzak tutmanın bir aracıdır.

Gerek Türkiye’den ihraç edilen, gerekse dünyanın başka yerlerinde üretilen bor madenlerinin %80’i deterjan, cam ve seramik sektöründe kullanılıyor.

Dünya için, cam ve deterjan ne kadar stratejik ise bor da o kadar stratejik. Kavga bu sektörlerin ele geçirilmesi üzerine veriliyor; bu kavgada Türkiye kaybediyor, ABD kazanıyor.

Borlardan, cam ve deterjan yapılmaya devam edilmesi durumunda dahi, Türkiye’deki rezervler dünyaya 400 yıl, ABD’dekiler 100 yıl, Rusya’dakiler de 200 yıl yetecek...

Bor eğer geleceğin madeni ise bizim şimdiden geleceği yakalamış olmamız gerekmez mi? Madem ki dünyadaki bor madenlerinin %70’i Türkiye’de...

100 gram bordan 100 bin kişilik şehri aydınlatan ’bor reaktörü’ devreye girdiği gün, Türkiye’deki bor madenlerinin hiçbir önemi kalmaz, değeri sıfıra iner. O kadar bor bahçenizdeki toprakta, deniz sularında da var...

BOR PİLİ MASALI

Arabalarda kullanılacak ’bor pili’ US Borax’ın, kendi madenlerinin değerini korumak için geliştirdiği güdümlü projelerden biridir.

US Borax bu projeyi Türk borları için değil, kendi borları için geliştiriyor. Türkiye’deki borseverleri bunun için kıs kıs gülerek izliyor, destekliyor.

’Bor pili’ ticari olarak üretilmeye başlandığında, dünyadaki tüm arabalar borla çalışsa bile bor tüketimi sadece %5-10 artacak. Bu projenin bize değil yüksek teknoloji üreten ülkelere faydası olacak. Türkiye ileride bor ürünü piyasasında söz sahibi olursa, bor için yaratılan bu güdümlü talep artışı, US Borax’ın madenleri için kurtuluş olacak.

US Borax’ın ortak olduğu Milenium Cell, ’bor pili’ için 10 yıl önce patent aldı. Ortada hala ekonomik olarak yapılabilen bir üretim yok. Acaba bizim de Amerika’yı keşfetmemiz için, (pardon) bu teknolojiyi bulmamız için ne kadar süre ve kaç paralık bir IMF desteği gerekir?

BOR MİLLİLEŞTİRİLMELİ

Gerçekte, ’borseverler’ koalisyonu ulusal güçlerin canlanmasından korkuyor... Elbirliği içinde o günün gelmesini geciktirmeye çabalıyor.

Türkiye’nin rakibi US Borax, o gün Türkiye’nin kendisine boraks, borik asit ve perborat gibi bor ürünü piyasalarında rakip olmasından korkuyor.

’Borsever’ler, o gün geldiğinde Türk borlarını yıllarca US Borax’ın dümen suyunda tutmanın vatanseverlik olmadığının anlaşılmasından korkuyor... Bu ’borsever’ bürokrat-tüccar ve bürokrat-sanayiciler, o gün geldiğinde Eti Holding’in artık politikaya ve özel sektöre sıçrama tahtası yapılamayacağını görüyor.

Politikacılar, o gün geldiğinde ’Eti Dükalığını’ arka bahçeleri olarak kullanamamaktan korkuyor...

Tüm kariyerini Eti ile iyi ilişkilere borçlu, popülerite peşindeki bilim adamları, o gün geldiğinde yıllardır işe yaramamış araştırmalarına devletten para bulamamaktan korkuyor.

Ve de kamuoyu korkuyor... O gün geldiğinde, bor’dan köşe dönme hayalinin yok olmasından korkuyor. O gün hangi gün mü? O gün, bor madenlerini yabancıların değil, Türk sanayicisinin işlediği gündür. O gün bor madenlerinin millileştirildiği gündür...

Hasan ÇETİN -’Bor Kapanı kitabının yazarı’ <ı>(E Yayınevi)

GÜNÜN SÖZÜ

"En büyük suç umutsuzluktur."

(Napoleon Bonoparte)

Aksu’ya ’emniyet’ raporu

İÇİŞLERİ Bakanı Abdülkadir Aksu, emniyet güçlerinin maaşlarının artırılması için Maliye Bakanlığı ile görüşmelerin sürdürüldüğünü belirterek "2006’da inşallah güzel şeyler olacak" diyor bir demecinde.

Ankara’dan bir polis okurumuz arayarak "Bunları bir dilek kabul ediyoruz" diyerek polis camiasının beklentileri için şunları anlatıyor:

"Bir zaman verilen kira yardımı (200 YTL) enflasyonla aşındığı için kaldırılmıştı. Evi olmayan polise kira yardımı yapılması düşünülüyor mu?

Mesleğe girişinde ya da çalışırken üniversiteyi bitiren polisi 1. dereceye çıkartmayarak, 3. dereceden emekli ediliyor. Örneğin, öğretmenler 1. dereceden emekli olabiliyorlar. 400 YTL olan taban maaşın yükseltilmesi mümkün olabilir mi? (Bir öğretmenin taban maaşı 700 YTL) Emekli olunduğunda öğretmen ile polis arasındaki emekli maaşında büyük uçurum meydana geliyor.

Emniyetin içindeki ihtisaslaşma, yıllardır söylendiği halde çok önemli durumlar dışında, sık sık yer değiştirmeye gidilmesinin çalışanlar için büyük tepkiye yol açtığını biliyor musunuz? Bu konuda ekonomik zorluklar yaşandığı gibi psikolojik etkileri örgütümüzde hiç araştırma konusu oluyor mu? Fazla mesailerle birlikte aile yardımı ve çocuk yardımını yeniden ele almayı düşünüyor musunuz? Emniyet örgütünü çok iyi tanıyan sayın Bakanımıza arkadaşlarımız adına bunları bir kez hatırlatmayı görev biliyoruz."

Korsan koltuk

YENİBOSNA-Büyükçekmece hattında çalışan, 34 ZL 6061 plakalı Cobra marka özel halk otobüsünün; ortadasındaki sol tarafın ayakta durulan alanı küçültülmüş ve arka tarafa doğru koltuklar sıkıştırılmış. Koltukları saydım 39... Oysa otobüsün fabrika çıkış ruhsatında 33 yazıyor. Yok mu bunun bir sorumlusu?

S.K.

MESAJ PANOSU

BEYKOZ, Pendik, Sarıyer, Ümraniye ve Üsküdar Belediyelerinin ortaklaşa düzenledikleri ’Kamu Çalışanlarına İnsan Hakları Eğitimi’ programının tanıtımı, bugün 11.00’de Kızkulesi’nde. Konuşmacılar; Lale Mansur, Hasan Celal Güzel.

ULUSLARARASI İstanbul Deri Fuarı, bugün CNR’da 11.00’de Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen tarafından açılıyor.

X