Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Bonzaiye giden yol esrardan geçiyor

    Mesude ERŞAN
    10 Ağustos 2014 - 01:32Son Güncelleme : 09 Ağustos 2014 - 21:01

    “Sentetik esrar” olarak da bilinen, aslında tamamen kimyasal olan bonzai bağımlıların çoğunun ilk kullandığı uyuşturucu esrar. Hemen her sosyo-kültürel yapıda “Ottur, zararı yoktur” denen esrarla ilgili gerçekler farklı. Esrarın, başka uyuşturucu maddelere geçişte ilk basamak olduğu kabul ediliyor.

    Yıllardır bağımlılıkla uğraşan psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, esrarın bağımlılık yapmadığıyla ilgili yaygın kanının efsaneden ibaret olduğunu hatırlattı. Araştırmalar esrarın fiziksel ve psikolojik bağımlılık yaptığını gösteriyor. Yapılan bir araştırmada esrar kullanıcılarının yüzde 35’i istedikleri halde bırakamadıklarını, yüzde 24’ü esrar kullanımı yüzünden yaşadıkları sorunlara rağmen devam ettiklerini ve yüzde 13’ü tüketimlerini kontrol altında tutamadıklarını bildirdi. Yüzde 20’si ise esrar kullanmadıkları zaman huzursuzluk ve gerginlik hissettiklerini ifade etti. Bağımlı genç yetişkinlerin madde kullanmaya esrar içerek başladığı ve ağır kullanıcıların daha önce esrar içmeyenlere göre 140 kat daha fazla diğer maddeleri kullanmaya meyilli olduğunun gösterildiğini vurgulayan Prof. Dr. Ögel, “İstanbul’da yaşayan öğrenciler arasında yapılan bir çalışmada esrar kullananlarda kullanmayanlara göre ekstazi kullanma riski 34, uyuşturucu hap kullanma riski 23, eroin kullanma riski 17, uçucu madde kullanma riski 10 kat daha fazla bulundu” dedi.

    KALP KRİZİNE NEDEN OLUYOR

    Esrar kullandıktan sonra ilk bir saat içinde kalp krizi geçirme riskinin normalden 4 kat fazla. Araştırmacılar bunun esrarın kan basıncı ve kalp atışı üzerindeki etkisiyle kanın oksijen taşıma kapasitesinin azalmasından kaynaklandığını öne sürüyor. Yine esrar kullanımı akciğerde bronşite ve kansere neden olabildiği ve bu etkinin sigarayla karşılaştırıldığında 5 kat daha yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, ayrıca kuru öksürük, larenjit ve farenjite de yol açabildiğini söyledi.

    SİGARADAN DAHA AZ ZARARLI DEĞİL

    Esrarla ilgili efsanelerden biri de sigaradan daha az zararlı olduğu kanısı. Ancak bilimsel gerçekler bunu da yalanlıyor. 450 kişiyle yapılan bir çalışmaya göre, sigara içmeyen ama sık sık esrar kullanan kişiler, sigara içenlere oranla daha fazla sağlık sorunu yaşıyor. Prof. Dr. Ögel, “Esrar içenlerin, hiç içmeyenlere göre daha fazla iş günü kaçırdıkları saptandı. Hastalık izniyle işe gelmeyen esrar kullanıcılarının çoğunluğunun sorunu solunum yolu hastalıkları. Sürekli esrar kullananlarda benzer öksürük, balgam çıkarma, ani göğüs ağrıları sık ve yüksek akciğer enfeksiyon riski var” dedi. Prof. Dr. Ögel, esrar tahriş edici ve kanserojen maddeler içerdiğinden kanser ve diğer solunum yolu bölgelerinde de kanser oluşturma riskini artırdığını söyledi. Yine yoğun esrar kullanımı, bağışıklık sistemini de bozuyor.

    CİNSELLİĞİ AZALTIYOR

    KISA süreli kullanımda da erkeklerde testesteron (erkeklik hormonu) salınımını azaltıyor. Meme büyümesi, sperm üretimi, hareketliliği ve canlılığında bozukluk, yüzde 50 oranında spermde azalmaya yol açtığı da gösterildi. Yine yaygın kanının aksine esrar cinsel isteği ve performansı arttırmıyor. Hatta olumsuz etki yapıyor. Prof. Dr. Ögel, “Ancak kişi üstündeki sosyal baskıları kaldırdığı, böylece daha rahat davranmaya yol açtığı için cinsellik üstüne olumlu etki yaptığını düşünüyor” dedi.

    ÇOK YEMEK YEDİRİYOR

    Dr. Ögel, İş Bankası Yayınları’ndan yeni çıkan ‘Bağımlı Aileleri İçin Rehber Kitap’ta esrarın diğer etkilerini şöyle sıralıyor:

    Hareket becerilerinde bozukluk: Esrar ayrıca algıda bozulma, duyusal deneyimlerde abartıya neden oluyor. Çok fazla yemek yediriyor. Film seyretme veya müzik dinleme gibi etkinliklerde artış olabiliyor.
    Esrar psikozu: Kullanımı sırasında veya sonrasında kuşkucu düşünceler, çevreye karşı kuşku duyma, etrafta bir şeyler döndüğü hissi yaygın. Hayaller gördürebilir.
    Flashback (geriye dönüş): Madde etkisi altında yaşanmış deneyimlerin geçici olarak tekrar yaşanması ve duygusal içeriğin tekrar deneyimlenmesi.
    Amotivasyon sendromu: Motivasyon ve hırsta düşüş, duyguların ifadesinde azalma, uzun süreli planlar yapıp yürütme kapasitesinin azalması ve engellenmeyle başa çıkma zorluğu sayılabilir.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı