Bono ve tahvil yatırımcısının vergi yanılgıları

Mustafa Tan- Vergi Sorunları Dergisi Yayın Kurulu Üyesi
24.02.2006 - 12:20 | Son Güncelleme:

Beyan dönemi olması sebebiyle yatırımcılara bu köşemizden vergideki bazı ince noktaları hatırlatmak istiyoruz. Çünkü doğru bilindiği düşünülen bazı noktalardaki ayrıntılar, yanlışlar silsilesini beraberinde getirebiliyor.

Özellikle bankacılık sistemi üzerinde Maliye Bakanlığı'nın yoğun denetimlerinin olduğu göz önünde bulundurulursa ayrıntıların ne kadar önemli olduğunu anlamak zor olmayacaktır. Kamu borçlanma gereğinin yüksek olması sebebiyle tasarrufların çoğunluğu devlet tahvili ve hazine bonolarında yoğunlaşıyor. İşte tahvil ve bono gelirlerindeki ince noktalar. EŞ VE ÇOCUKLAR ADINA AÇILAN HESAPLAR AVANTAJ GETİRMİYORYatırımcıların, eş ve çocukları adına açtıkları hesaplar üzerinden bono ve tahvil alımları sıklıkla karşılaşılan bir durum. Çünkü büyük yatırımcı hesap sayısını artırarak her bir aile bireyi için istisna tutarından faydalanmayı öngörüyor. Çünkü 2005 yılı için 408.280,50 YTL tutarındaki  hazine bonosu ve devlet tahvili faiz geliri için beyanname verilmiyor. Öncelikle bu işlemlerin bir kısım özel durumlar dışında kanuni bir hak olmadığını, vergi ödememek için yapılmış bir işlem olduğunu belirtmeliyiz. Genel olarak bunlar ya ivazsız intikal ya da muvazaalı işlemler olarak kabul ediliyor.

Maliye Bakanlığı, müşterek hesaplarda para çekme, yatırma talimatını hesap sahiplerinden her kim veriyorsa, paranın ve gelirin aslında o kişiye ait olduğunu kabul etmektedir. Dolayısıyla, talimat yetkisi bulunmayan veya bu yetkisi bulunsa da gerçekte ödenen paranın kendisine ait olmadığı tespit edilebilenlerin ortaklığı kabul edilmemektedir. Vergi inceleme elemanları da bu tarz hesaplarda paranın asıl kaynağına giderek cezalı tarhiyatlar yapabilmektedir.  İNDİRİM FAİZ GELİRLERİNE UYGULANIYOR

Devlet tahvili ve hazine bonolarının alım satım gelirleri ile faiz gelirleri birbirinden ayrılmalıdır. Çünkü faiz gelirleri 2005 yılı için yüzde 53.7 oranında indirime tabi. Dolayısıyla elde edilen faiz gelirinin bu kadarlık kısmı beyan edilmiyor ve vergi ödenmiyor.

Ancak yıl içinde alım-satıma konu edilen bono ve tahvillerden elde edilen kazançlar için bu indirim geçerli değil. Sadece bu kazançların hesaplanmasında yatırımcı maliyet bedellerini toptan eşya fiyatları (TEFE) artış oranında endeksleyebilir. Böylelikle enflasyondan kaynaklanan fiktif gelirler vergilendirilmemiş olacaktır.  SADECE TEK İSTİSNA HÜKMÜ DİKKATE ALINMALI

2001 ekonomik krizi ile devlet borçlanmalarına bazı kolaylıklar getirilmişti. Bunun  vergi kanunlarındaki yansıması da 26 Temmuz 2001-31 Aralık 2005 tarihleri arasında ihraç edilen devlet tahvili ve hazine bonosu gelirlerine sağlanan istisnadır. Bu istisna 2005 yılı için 174.033,88 YTL'dir. İstisna hem faiz gelirlerine hem de elden çıkarma gelirlerine uygulanabiliyor. Ancak bu istisna tutarından faydalanan yatırımcılar Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80’inci maddesinde belirtilen 13 bin YTL tutarındaki istisnadan ayrıca faydalanamıyor. Söz konusu maddede menkul kıymetlerin elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar için 2005 yılında 13 bin YTL tutarında bir istisna öngörülüyor. SATIŞTAN DOĞAN ZARAR FAİZ GELİRİNDEN İNDİRİLMEMELİ

Tahvil ve bonoların vadeden önce satılmasından zarar edilmiş ise bu zarar başka bonolardan elde edilen faiz gelirlerinden indirilmeyecektir. Ancak hisse senedi, tahvil bono gibi menkul kıymetlerin alım satımından elde edilen gelirlerden bu zararlar indirilebilecektir. Yatırımcılar, menkul kıymetler aynı türden diye düşünerek, faiz gelirleri ile alım satım zararlarında kar ve zarar mahsubu yapıp beyanname verebilmektedir. Ancak bu usulün kanunen mümkün olmadığını tekrar belirtelim. DÖVİZLİ BONOLARA DİKKAT

Yabancı para cinsinden olan bono ve tahviller ile eurobond faiz gelirlerinde herhangi bir indirim söz konusu değil. Ancak 26.07.2001 tarihinden sonra ihraç edilen Devlet Tahvili ve Hazine bonolarından elde edilen gelirlere 174.033,88 YTL tutarındaki istisna uygulanabilir. Ayrıca alım satım gelirleri ile faiz gelirlerinde kur farkları dikkate alınmamalıdır. Alım satım geliri satış tarihindeki kur ile, faiz geliri vade tarihindeki kur ile YTL'ye çevrilmelidir.  15 BİN YTL İSTİSNA DEĞİLDİR

2005 yılında kesinti suretiyle vergilendirilmiş faiz gelirleri 15 bin YTL sınırını aşmıyor ise beyan edilmeyecektir. Ancak bu tutarı aşan gelirlerin tamamı beyan edilecektir. Bono ve tahvil gelirlerinden indirim ve istisnalar düşüldükten sonra kalan tutar 15 bin YTL sınırını aşıyor ise, indirim ve istisnalardan sonraki tüm gelir beyan edilecektir.

Menkul sermaye iratları vergi kanunlarının karmaşık konularından biri. Bu nedenle yatırımcılar tarafından sıklıkla yapılan yanlışları özet olarak vermeye çalıştık. Bu konularda daha ayrıntılı bilgi için Vergi Sorunları dergisinin Mart 2006 sayısında Gelirler Kontrolörü Semi OKUMUŞ tarafından kaleme alınan makaleye bakabilirsiniz.

PANEL DUYURUSU

Bilindiği üzere, 1.1.2006 tarihi itibariyle yürürlüğe girmek üzere yatırım araçlarının vergilendirilmesi konusunda kapsamlı ve önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişiklikler konusunda kamuoyunu aydınlatmak adına biz de gazeteniz Referans ile birlikte yeni yılın ilk günlerinde “Yatırımcının Vergi Rehberi” adı altında bir ilave vermiştik.

Şimdi de, Gelirler Kontrolörleri Derneği&Vergi Sorunları Dergisi, İstanbul Ticaret Odası ile birlikte pazartesi günü “Para ve Sermaye Piyasası Yatırım Araçlarının Vergilendirilmesi” konulu bir panel düzenliyor. Panele birbirinden seçkin konuşmacılar ile birlikte ben de konuşmacı olarak katılıyorum. Tüm Referans gazetesi okurları panele davetlidir. Geniş bilgi, www.vergisorunlari.com.tr internet adresinden edinilebilir.

Not: 23.02.2006 tarihli Referans Gazetesinde yayımlanmıştır.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı