Gündem Haberleri

    Bomba patlıyor

    Hürriyet Haber
    13.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Hürriyet'e konuştu

    Başbakan Mesut Yılmaz, önceki gün Strasbourg dönüşü, özel uçağında Hürriyet'in Ankara Temsilci Yardımcısı Muharrem Sarıkaya'nın soruların yanıtladı. Özellikle Susurluk skandalı konusunda önemli açıklamalarda bulunan Yılmaz, ''İş belgelere kaldı'' dedi.

    7 defa sorulup cevaplanmayan soru

    Çillerler karıştı mı

    Araştırmalarınızın sonucu Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Sezgilerle hareket edecek durumda değiliz.

    Araştırmalarınızın sonucu Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Bak İstanbul üstüne geldik...

    Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Bak alçalıyoruz...

    Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Bulutlara da yaklaştık...

    Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Birazdan yere ineceğiz...

    Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    Rüzgarı arkadan aldık, çabuk geldik...

    Çiller Ailesi'ne gidiyor mu?

    (Gözleri kapalı gülümsüyor) Bak yere yaklaşıyoruz...

    Başbakan Yılmaz, Susurluk skandalını araştıran Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş'ın çalışmalarını 10-15 gün içinde tamamlayıp, raporunu vereceğini açıkladı. ‘‘MİT'i elindeki bilgileri Kutlu Savaş'a iletmesi için iki defa uyardım’’ diyen Yılmaz, sorularımıza şu yanıtları verdi:

    Susurluk olayı ile ilgili Genelkurmay ve Jandarma İstihbarat'tan bilgi akışı oluyor mu?

    Askeri istihbarattan gelmiş bir bilgi benim dahlimde yok. Emniyet'teki bütün bilgilere el koyduk. MİT'i de elindeki bilgileri Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı'na iletmesi için iki defa uyardım. Şimdi MİT'ten sürekli bilgi geliyor.

    Neden iki defa uyarma ihtiyacı hissettiniz?

    Ellerindeki bilgileri vermeleri için.

    Asker de kendi içinde inceleme yapıyor mu?

    Onlarda bize yardımcı olacak bilgi varsa iletmeleri gerekir. Bizim araştırmalarımızda da ortaya çıkarsa isteriz. Zaten MİT ile Genelkurmay arasında sürekli bilgi akışı olmalı. Yasal olarak da MİT'te istihbaratın toplanması gerekir. Bu nedenle aktarıyorlardır. Emniyet istihbaratının terör, asayiş ve emniyetle sınırlı olması lazım. Daha önce istihbarat birimleri arasında yetki aşımı olmuş. Bütün bunların temelinde bazı birimlerin iç politikayla içiçe temarüzü yatıyor. Ben devlet çarkında bir uyum sağlamaya çalışıyorum. Onun için bunları iç politakının dışına çıkarmamız lazım. Öncelikle Kutlu Savaş'tan olayların açıklığa kavuşturulmasını istiyorum. Nihai amacımız devletin bu işlerden arındırılmasıdır. Kutlu Savaş bugüne kadarki yaptığı çalışmaların sonucunu Kasım başında bize iletecek.

    İLGİNÇ TELEFON KONUŞMALARI

    Araştırmalarda sonuca dönük bir veri elde edebildi mi?

    Kutlu Savaş'la iki günde bir konuşuyorum. Susurluk bağlantıları konusundaki resim şekillenmiş durumda.

    Nasıl bir fotoğraf?

    Söyleyemem. Şekilenmiş ama asıl önemlisi bunun belgelenmesi. Örneğin bir çok bağlantıyı ortaya çıkartacak telefon konuşmaları var. Bir olayın hemen öncesinde aynı gün 30-35 defa ilgili kişiler aralarında telefon konuşmaları yapmışlar. Biz bunları Telekom'dan aldık. Ancak bunların belgelenmesi lazım. Çünkü yargı telefon kayıtlarını belge olarak kabul etmiyor.

    Belgeleyemezseniz ne olacak?

    Dokunulmazlıkların kalkmamış olmasından, pişmanlık yasasında bulunmamasından kaynaklanan engel var. Onun için bunun ikisinin süratle çıkmasını istiyoruz.

    Özel timciler cezaevinden çıkınca toplumun bazı kesimleri tarafından kahraman gibi karşılandı. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?

    Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'na göre, böyle bir suç halinde verilebilecek ceza belli. Ona göre cezaevinde tutulacak süre de belli. Onun için yargı tutukluk hallerini kaldırabilir. Ama yargılama devam ediyor. Hatta yeni bulgulara göre yargılama yenilenebilir. Öyle devletin ali menfaati diye örtülemeyecek bazı gerçekler var. Devlet adına bazı silahlar alınıyor, zimmetine geçmiyor. Bunlar hangi parayla alınmış, nasıl finanse edilmiş, neden zimmetlenmemiş, nerede kullanılmış? Cevabı yok.

    OLAYIN ÜSTÜNE GİDİYORUM

    Bu silahlarla cinayet işlenmiş mi?

    Onları araştırıyoruz. Bir tanesi Susurluk kazasında otomobilin içinde bulunmuş. Büyük kısmı emniyetin ihtiyaç duyduğu silahlar da değil. Kimse çıkıp da bütün bu işlerin devletin yüksek menfaatleri için yapıldığını ve gizli kalması gerektiğini bana söylemedi. Sadece Çiller'in örtülü ödenek ile ilgili bir sözü var: ‘Açıklarsam savaş çıkar’ diyor. Eğer ortada böyle bir durum varsa, bunu benim de bilmem gerekir. Bilmediğime göre, bu olayın üstüne gidiyorum. Susurluk olayı olduğunda da söylediğim bir sezgim var; Birileri kendi pisliklerini devletin yüksek menfaati arkasında örtmek istiyor. Şimdi dönüp bana, ‘Haydi oradasın ispat et demeleri yerine, ne biliyorlarsa bana yardımcı olmaları lazım. Geçen sene 28 Haziran'da hükümetten ayrıldığımda, ‘20 gün daha kalsaydık çetelere ulaşacaktık dedim. Bunu Söylemez çetesi ile ilgili konuyu araştıran İçişleri müfettişlerinin sözlerine dayanarak söyledim. Yoksa Susurluk olayı ile ilgili söylemedim. Zaten Susurluk olayı da çok sonra oldu.

    Hizbullah'la mücadele konusunda ne düşünüyorsunuz?

    Ben PKK ile aralarında fark gözetmiyorum.

    Bana saldırı Susurluk bağlantılı

    Budapeşte'de size saldıranlar ile ilgili bir gelişme var mı?

    Budapeşte'deki saldırı ile Susurluk bağlantısı arasında çok ilerdeyiz. Orada çok enteresan şeyler çıktı.

    Çiller Ailesi ile bu konuda bir bağlantı var mı?

    İlginç şeyler...

    Susurluk ile size saldıranlar aynı ekip mi?

    Evet

    Asker bu konuda ne diyor?

    Asker, ‘Bizden karışan varsa biz içimizden temizleriz’ diyor.

    Şam, artık kendi bilir

    PKK bitti mi?

    Terörist bir güç olarak etkinliğini büyük ölçüde kaybetti ama siyasi etkinlik bununla ters orantılı. Özellikle PKK'nın bir terör örgütü olduğunu anlatmakta mesafe aldık. Almanya, sonra da ABD'ye bunu kabul ettirdik. Ama PKK'nın yan kuruluşlarını Batı'ya anlatmakta ve engellemede zorluğumuz var.

    Siyasi etkinliği nasıl kaldıracaksınız?

    İşin içyüzünü anlatma, aydınlatma çabalarını sürdürmemiz lazım. Bizim açımızdan sağlanacak yarar, PKK'ya gizli destek veren ülkelerin caydırılmasıdır. PKK'nın başı şu anda Suriye istihbaratının maşası. Devlet olarak siyasi etkinliği kırmak bakımından gayretlerimizi yetersiz buluyorum. Bunları izlemedeki performansımızı, anlatmada da göstermemiz gerekiyor. PKK-uyuşturucu bağlantısını belgeleyip teşhir etmemiz lazım.

    Girit'te, Yunanistan Başbakanı'na, PKK'ya verdikleri desteği anlatan bir dosya da götürecek misiniz?

    Bu konuyu Yunanistan'la konuşmaktan hiç bir sonuç beklemiyorum. Suriye ise bu konuda şimdiye kadar bize verdiği sözleri yerine getirmedi. Bizim açımızdan güvenilir bir muhatap olma özelliğini kaybetti. Bundan sonrasını da kendi bilir. Bir tırmanmayı seçerse, kendisi daha zararlı çıkar.

    Kuzey Irak'ta ne oluyor?

    Askeri harekat amacına uygun yürüyor.

    Asker operasyonla ilgili sizi bilgilendiriyor mu?

    Hazırlığı önceden bildirdiler, onay aldılar. Operasyonun safhaları ile ilgili bize devamlı bilgi veriyorlar.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı