« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Boğulmamak için yüzme öğrendi

Türkiye'yi Londra Olimpiyat Oyunları'nda temsil edecek en genç sporcu olan yüzücü Hazal Sarıkaya, bunun gururunu yaşadığını ifade ederek, “Bir yüzücünün en büyük hayali olimpiyatlara gitmek. Ben bunu bu yaşta başarıyorum” dedi.

A.A.
SON GÜNCELLEME
Henüz 16 yaşında olimpiyata katılma hakkı kazanan, Londra'da 100 metre sırtüstünde yarışacak Hazal Sarıkaya hedeflerini anlattı.

Olimpiyatlara katılacağı için çok heyecanlı olduğunu ifade eden Sarıkaya, “Olimpiyatlara en genç sporcu olarak gitmek bana pozitif enerji veriyor. Olimpiyat yarışların en büyüğü. Londra'da hedefim tecrübe kazanmak. 2016'da umarım yarı final ve final yüzerim. Daha sonra üzerine koyarak devam edeceğim. Olimpiyatlara bu yaşta gideceğimi hiç hayal etmiyordum. Umarım orada en iyi derecemi yapıp kendi rekorlarımı kırarım” ifadelerini kullandı.
Uluslararası arenada 7, Türkiye'de ise 109 rekorun sahibi olan genç sporcu olimpiyatlara gideceği haberini Avrupa Gençler Şampiyonası'na gitmek için uçağa binerken aldığını hatırlatarak, yaşadığı sevinci şöyle anlattı:
“Uçağa binmek üzereyken antrenörüme bir haber geldi. Antrenörüm sevinçten bağırdı. Ben tahmin ettim ama yanılmamak için bunu düşünmek istemedim. Sonra haberi alınca elim ayağım titredi. Çok mutlu oldum. İnanılması güç olan bir şey bu. Şimdi beni olimpiyatlarda ne beklediğini bilmiyorum. Oraya gidince tam farkına varacağım.”

Olimpiyatlarda büyük yüzücüleri izlemenin büyük bir heyecan olduğunu kaydeden Sarıkaya, “Orada dünya rekorları kırılacak. Michael Phelps ve Ryan Lochte (ABD'li yüzücüler) kapışacak. Her şey çok güzel olacak. Belki de gelmiş geçmiş en iyi olimpiyatlar olacak. Bu da benim gözümün önünde olacak” diye konuştu.

Boğulmamak için yüzme sporuna başladı

Yüzmeye 7 yaşında başlayan milli sporcu, boğulmamak için yüzme öğrendiğini söyledi.

Sarıkaya bu spora başlamasını, “Annemin arkadaşının çocuğu bir gün suya düştü ve yüzme bildiği için boğulmadı. Bunun üzerine ailem boğulmamam için benim de yüzme öğrenmemi istedi. Çünkü denizde ve havuzda boğulmamamı istiyorlardı. Böylece yüzmeye başladım” şeklinde ifadelerle anlattı.

Milli mayoyu ilk kez 13 yaşında giyen Sarıkaya, eğitimle sporu aynı anda sürdürmenin bir disiplin gerektirdiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“FMV Özel Işık okullarında okuyorum. Aynı zamanda Işık Spor Kulübü'nde yüzüyorum. İkisini birlikte yürütmek şöyle bir şey: Yüzme disiplin ve hayatınını planlamayı öğretiyor. Çok büyük bir ders veriyor bize. Bizim günümüz çok yoğun geçiyor. Hem yüzme hem eğitim çok zor ama bunun için çok iyi plan yapmak lazım. Ben planlı olduğum için her şeyi yapabiliyorum. Sinemaya da gidiyorum, antrenman da yapıyorum, ders de çalışabiliyorum.”
34. Boğaziçi Kıtalararası Yarışları'nı izlemek için İstanbul'a gelen 1972 Münih Olimpiyatları'nda 7 altın madalya ile rekor kıran ABD'li yüzücü Mark Spitz ile görüşme fırsatı yakaladığını kaydeden Sarıkaya,”Onunla tanışmak benim için çok önemliydi. Yüzmenin baş kahramanı bir adam. Çok heyecanlandım. Kendisiyle konuşmak çoğu yüzücüye nasip olmaz. Bana tavsiyelerde bulundu, o ortamın tadını çıkarmamı söyledi” diye konuştu.
Başarılı yüzücünün antrenörü Ali Can ise, Hazal'ın başarı sırrının inatçılığından geldiğini dile getirdi. Can, “6,5 yıldır Hazal ile beraber çalışıyoruz. Kendisi çok karakterli bir kız. Bu özelliğini antrenmana yansıtınca çok başarılı oluyor” dedi.

Can ayrıca, Hazal Sarıkaya'nın olimpiyatlara giden yüzücüler içinde Türk antrenörle çalışan tek sporcu olduğunu da belirtti.

Bunları da Beğenebilirsiniz