"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Boğaz'a karşı çay keyfi!

İSTANBUL Boğazı'nda dümeni kilitlenen ve 86 bin ton uçak yakıtı ana maddesi olan "kerosen" taşıyan bir tanker, önceki gün dümeni kilitlendikten sonra Dolmabahçe Sarayı'na ancak 200 metre kala durdurulabildi.

Gemide bir kılavuz kaptanın bulunması ve onun yerinde bir kararla erken davranarak Boğaz trafiğini kestirmesi ve yardım çağırması, çok büyük bir faciayı önledi.

Üç yıl kadar önce İran'da benzeri yanıcı-patlayıcı maddeler taşıyan bir trenin karıştığı kazada 25 kilometrelik alandaki beş köyün haritadan silindiğini, 300 kişinin öldüğünü hatırlayalım. O trenlerdeki patlayıcı kimyasalların ve benzinin toplamı 25 tonu ancak buluyordu.

Boğazlardan her ay tehlikeli kimyasallar, patlayıcı ve yanıcı maddeler taşıyan en az 100 tanker geçiyor. Bu tür maddelerin taşıyacağı alternatif yollar geliştirilmediği takdirde 2015 yılında bu trafik en az iki kat artmış olacak.

İstanbul Boğazı’ndan geçen tehlikeli yük 150 milyon tona ulaştı.

Boğaz’dan her ay en az 15 tane 200 metrenin üzerindeki boyutlarda amonyak yüklü tanker geçiyor. 100 metrenin üzerinde LPG tankeri sayısı ise en az 50. 150 metrenin üzerinde kimyasal madde ve sıvılaştırılmış doğal gaz taşıyan tanker sayısı ise 25’i buluyor.

İstanbul'daki terör saldırılarında dev binaları yerle bir eden patlayıcı kimyasallardan on binlerce ton daha fazlası, bir seferde Boğaz’dan geçip gidiyor.

Ve tehlikenin ne kadar farkında olduğumuz, dümeni kilitlenen tankerle ilgili olarak dün Hürriyet'te yayınlanan fotoğrafta görülüyordu.

Dev tankerin Dolmabahçe Sarayı önlerinde durdurulabildiği anda çekilmiş bir fotoğraftı bu. Ve yüzlerce kişi, deniz kenarındaki kahvede oturmuş "manzarayı seyrederek" çayını içiyordu!

Kız çocuklarına erkek gibi davranmak

DÜN sarı-lacivert eşofman giymiş bir grup çocukla Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın fotoğrafını görünce "renklerden kaynaklanan seçici algı" nedeniyle olsa gerek gözüm gazetedeki fotoğraf altına kaydı.

Meğerse benim "bir grup oğlan çocuğu" sandığım sporcular Erciş Bayan Atletizm Takımı imiş.

Zaten Başbakan da çocukları bu halde görünce "Hanginiz kız" diye sormak gereğini duymuş; çünkü çocukların hepsi aynen benim gibi tıraş edilmişlerdi.

Küçücük kız çocuklarını, oğlan çocuklar gibi tıraş ettirmek kimin aklına geldi bilmiyorum; ama yapılanın hiç doğru olmadığı çok açık.

Kişinin kendisini kişilik ve davranış olarak belirli bir cinsiyette hissetmesine ve ona uygun olarak davranmasına "cinsiyet kimliği" deniliyor.

Sosyal Psikolog Doç. Dr. Zehra Y. Dökmen, "Toplumsal Cinsiyet" (Sistem Yayıncılık) isimli çok ilginç kitabında, çocukların çoğunun kız ya da erkek olarak doğuşta belirlenmiş cinsiyetlerini bilişsel olarak kabul ettiklerini ve içinde bulundukları toplumun, grubun beklentilerine göre davrandıklarını anlatıyor.

Eski Doğu Bloku'ndaki bazı kadın sporcuların, sırf bu nedenle, ilerleyen yıllarda ne tür problemler yaşadıklarını gazetelerden okumuşsunuzdur.

Küçük yaştaki kız çocuklarının oğlanlar gibi tıraş edilerek bir tür "erkekleştirilme" operasyonuna tabi tutulmaları, dileyelim ki onların gelecekteki yaşamlarını olumsuz etkilemesin.

Zaman da satışını denetlettirecek

GAZETE ve dergilerin net satışlarının bağımsız bir organizasyon tarafından denetlenmesi için kurulan ABC Türkiye isimli kuruluştan dün söz etmiştim. Dikkatimi çeken şey "abone" satışlarıyla övünen "İslamcı" gazete ve dergilerin bu kuruluş bünyesine girmemiş olmalarıydı.

Dün Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı aradı. "İslamcı gazeteler sözünü üzerime alınmıyorum. Ama ABC Türkiye içinde şu anda Zaman da yer almadığı için aradım" dedi.

Zaman Gazetesi, bayi satışından daha çok abone satışına dayanan bir gazete. Dumanlı şunu anlattı: "Biz de ABC Türkiye içine girmek ve net satışlarımızı denetletmek istiyoruz. Şeffaflıktan korkmuyoruz. Ancak şu anda ABC Türkiye içinde yer almıyor olmamızın nedeni bu denetlemeden korkmamız değil, abone bilgilerimizle ilgili altyapımızın bu tür bir denetlemeye uygun olmamasıdır. ABC Türkiye'den bir süre istedik ve bu süre içinde altyapımızı merkezileştirerek onların denetimlerini rahatça yapabilecekleri düzeye getireceğiz. Abonelik düzenimizi ABC Türkiye'nin kabul ettiği standartlara uygun hale getireceğiz. Zaman da net satışlarını şeffaf olarak denetletecek gazetelerin arasındaki yerini kısa sürede alacak."
X