Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Boğaz aylaklıkları için Bakü-Ceyhan

Ferai TINÇ

Pazar güneşinin çağrısıyla dün İstanbullular Boğaz'a akın etmişlerdi. Çoluk çocuk sere serpe dolaşan, koşu temposu tutturan, olta sallayan İstanbullular farkında değillerdi ama dün Çırağan Sarayı'nda başlayan toplantı İstanbul Boğazı'nın kaderini yakından ilgilendiriyordu.

Hazar ve Kazak petrollerini dünya piyasalarına çıkartacak en ucuz yol olduğu ileri sürülen İran, Washington'un kesin vetosu nedeniyle klasman dışı kalınca batılı petrol şirketleri gözlerini İstanbul Boğazı'na çevirdiler.

Rusya'nın Novorossisk ve Gürcistan'ın Supsa limanlarına inecek olan Hazar ve Kazak petrollerini İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçirmek konusunda ısrarlılar. Çünkü İstanbul Boğazı ikinci en ucuz yol.

Pazar aylaklıklarımızı tanker faciaları riskine atmak kimin umurunda?

***

ABD Enerji Bakanı Federico Pena, 97' kasımında erken petrolün piyasalara çıkması nedeniyle Bakü'de düzenlenen törende Amerikan petrol şirketlerine ‘‘Ekonomik çıkarlar ulusal dış politika çıkarları ile çelişmemeli’’ uyarısında bulunmuştu.

Ama Azarbaycan'ın Hazar'daki üç petrol yatağında hisseleri olan yabancı şirketlerin bu uyarıyı pek dikkate almadığı anlaşılıyor.

Kâr dürtüsü ulusal politikaları zorluyor.

İşte dün İstanbul Çırağan Sarayı'nda bir araya gelen Türkiye, Kazakistan, Gürcistan ve Türkmenistan'ın dışişleri bakanları ve Azerbaycan Dışişleri Bakan Vekili Bakü-Ceyhan alternatifini bu atmosferde görüşmeye başladılar.

***

TOPLANTI bugün sonuçlanacak, ama dün bakanların yaptıkları açılış konuşmalarında Türkiye, Azerbaycan ve Gürcistan Bakü-Ceyhan güzergahına tam destek verirken Kazakistan'ın mesafeli tavrı dikkatimi çekti. Kazak Dışişleri Bakanı, şimdilik petrollerini Rusya ve Çin üzerinden dünya pazarlarına süreceklerini söyledi. ‘‘Başka yollara da gerek duyabilecekleri’’ni ekleyerek Bakü-Ceyhan'a kapıyı aralık bıraktı.

Türkmenistan ise, doğal gazını Hazar'ın altından geçirecek Transkafkasya projesini, İran'la yapılan anlaşmaları geçeriz kılacak bir alternatif olarak değerlendirmediğini, ‘‘Bu, diğer yolların bir alternatifi değil, bizim için ilave bir imkandır’’ sözleriyle dile getirdi.

Ve Doğu'nun enerji kaynaklarını Batı'ya taşımak için tek bir projenin yeterli olmayabileceği üzerinde durdu.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in, Bakü-Ceyhan ve Türkmenistan doğal gazını Hazar'ın altından taşıyacak doğalgaz boru hatlarıyla ilgili ortak bir çalışma grubu kurulması önerisini ise Azerbaycan Dışişleri Bakan Vekili, ‘‘Bu konuyu görüşüp tartışacağımız başka birçok kanal var’’ gerekçesi ve ‘‘şimdilik’’ kaydıyla geri çevirdi.

Bu yazıyı yazarken, görüşmelerin ileri safhalarının neler getireceğini bilmem mümkün değil, ama dün sabahki ilk oturumun havası Türkiye'nin bu çalışmayı başlatmakta geç bile kaldığı izlenimini verdi bana.

Kaldı ki, bugün Bakü-Ceyhan konusunda ortak irade bildiren bir metin yayınlansa bile daha yolun başında olduğumuzu akıldan çıkartmamak gerekiyor.

Petrolün kaygan zemininde hesaplar hergün yapılıp hergün bozulabiliyor.

***

HAZAR ve Kazak petrollerini Ceyhan'a taşımak, neredeyse milli bayram ilan ettiğimiz Bakü-Supsa güzergahı kararının alındığı günlere göre çok daha zor ve çetrefilli olacak. Bakü-Supsa'nın Ceyhan'ın garantisi olmadığı artık net bir biçimde anlaşıldı.

ABD'nin açık desteğine rağmen, Bakü-Ceyhan'ı Türkiye'ye gümüş tepside sunmayacaklar.

Taşıma ücreti ve vergide ciddi indirimler için bastırmanın yanı sıra, bölgeden petrol çıkartan yabancı şirketler bu hattın yapım masraflarını da Türkiye'nin sırtına yüklemek isteyecekler.

Bütün bunlara rağmen Bakü-Ceyhan demeye devam edecek miyiz?

Bir İstanbullu olarak etmeliyiz diyorum.

Çünkü beni, ekonomik ve stratejik gerekçelerden çok, İstanbul Boğazı'nda gönül rahatlığıyla pazar aylaklıkları ilgilendiriyor.













X