Ege Haberleri

    Bodrum'da İkinci Bahar: Ruhum tatilde

    Hürriyet Haber
    25.05.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    İstanbul gecelerinde eğlenmenin, gerçekten eğlence olduğu günlerde, kentin en kaliteli mekanlarında, sosyeteye müzik yapan Ferdi Özbeğen, 70 ve 80'li yıllarda gece yaşamına yön verdi. Artık yorgun kalbini ve bedenini dinlendirmek için Bodrum'da yaşamaya başladı.

    ÜNLÜ sanatçı Ferdi Özbeğen'in dört yıldır yaşadığı Torba'daki Özak Sitesi'ndeki villasının kapısındayız. Güneşin yaz günlerini aratmayan parıltısı, denizin mavisi ile ormanın yeşilini aynı sıcaklıkla kucaklıyor. Kapıyı açan Özbeğen, ‘‘Tüm sanat yaşamım boyunca evimin kapısını ilk kez Hürriyet'e açıyorum’’ diye söze başladı. Her köşesi büyük zevkle döşenmiş üç katlı villa, görüntüsüyle rahatlık hissi uyandırıyor, huzur veriyor.

    ‘‘BODRUM'la nasıl tanıştınız?’’ diye sorarak sohbete başladık. Yüzünü geniş bir hüzün bastı Özbeğen'in. 28 yıl geride kalan Çınar Otel'deki günlerini anımsadı, anlatmaya başladı:

    ‘‘YOĞUN çalışmaktan depresyon geçirdim. ‘Hadi git, 10 - 15 gün kafanı dinle’ dediler. Akdeniz'den deniz yoluyla Bodrum'a geldik. Gemi, açığa demirledi. Kahvaltı etmeden güverteye çıktım. Karşımda Kale ve Bodrum duruyordu. Adeta büyülendim. Burada kalmalıyım, bu güzellikleri daha uzun süre yaşamalıyım diye düşündüm ve gerçekleştirdim. Artık Bodrumluyum...’’

    YORGUNLUĞUMU ALIYOR

    ‘‘İSTANBUL'u çok sevmenize rağmen Bodrum'da yaşamayı en çok neden tercih ediyorsunuz?’’ diyoruz, yanıtı aslında kendisini Bodrum'a bağlayan tek neden olmadığını da gösteriyor. Özbeğen, ‘‘Yazları hiç çalışmadım. Yaz tatili yaptım. Tatillerimin çoğunu Marmaris ve Kuşadası'nda geçirirdim. Ege'nin her yeri güzel, ama insanların özel bağlılıkları vardır. Benim zaafım da Bodrum. Bu yüzden ilk sırayı Bodrum aldı. Yazları 16 yıl Bodrum'a gelip tatilimi dostum Sadri Şener'in Manastır Oteli'nde geçirdim’’ diyor.

    SANATÇI Ferdi Özbeğen, Bodrum'u çok sevdiği İstanbul'a tercih etmesinin temel nedenini, ‘‘Yorgunluğumu alıyor’’ diye açıklıyor. İstanbul'un karanlık kalabalığından, nezaketin kaybolmasından, ilişkilerin yozlaşmasından kaçtığını anlatan Özbeğen, yorgunluk üstüne yorgunluk çekmek istemediği için de Bodrum'da yaşamayı tercih ettiğini söylüyor. Ayrıca, günde aldığı 10 telefondan ancak birisinin İstanbul'dan geldiğini belirten Özbeğen, zaten sanatçı arkadaşlarının çoğunun da Bodrum'a yerleşmesi yalnızlığını da unutturmuş.

    TEK BEKLENTİM SAĞLIK

    ‘‘YILLARCA gece hayatının yorgunluğunu çektim, kolay değildi’’diyen Özbeğen, imkanı olan herkesin ikinci baharını yaşayabileceği bir mekan olarak Bodrum'u öneriyor.

    EN BÜYÜK ARZUSU

    GERİYE dönüp 38 yıllık sahne yaşamına bakınca, şerefli bir mazi gördüğünü anlatan Özbeğen, kimseyi kırmamaya özen gösterdiğini söylüyor. Hayatının hiçbir döneminde zengin olmayı amaçlamadığını, en büyük zenginliğin sağlık olduğuna inandığını söyleyen Özbeğen, sağlıkla ilgili ciddi bir sorunu olmaması için çaba gösterdiğini belirtiyor. 38 yıllık sanat hayatının sonunda bir ev ve bir otomobili bulunduğunu da belirten Özbeğen, sahip olduklarının değerini bildiğini ifade ediyor. Ferdi Özbeğen, ‘‘Yaşamımı da, ihtiras ve beklentilerimi de rölantiye aldım. Bir tek beklentim var, Allah sağlığımı bozmasın. Bugünlerde biraz kilom var. Endişeleniyorum, ama rejim ve kürle bu dertten de kurtulacağım’’ diyor.

    SANAT yaşamı boyunca 40 ülke ve 80'in üzerinde kentte konserler verdiğini anlatan Özbeğen, şimdiye kadar bir kez bile Anadolu turnesi yapmadığını belirterek, ‘‘İçimde kalan tek uhte’’ diye değerlendiriyor.

    1983 - 84 yıllarında İstanbul Şan Sineması'nda İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde verdiği 46 konseri sanat yaşamımın en güzel anılarını oluşturduğunu anlatan Özbeğen, her bir buçuk yılda bir albüm çıkarma kararı aldığını söyledi.

    ÇÖPLÜĞE ÇEVİRDİLER

    YAŞANAN büyük göçün kentlerde eğlence kültürünü de yozlaştırdığını öne süren Ferdi Özbeğen, Anadolu'dan gelip İstanbul'da para kazanan kesimin birinci kuşak çocuklarının bu bozulmada ilk faktör olduğunu söylüyor ve görüşlerini şöyle sıralıyor:

    ‘‘BU hálá bir taşra zihniyetinden kurtulamamış, sahnede herhangi bir sanat ya da sanatçı olması gerekmeden, çıkan birinin söylediği şarkılara tempo tutan, sanatı ve sanatçıyı bir amaç değil bir araç gibi görenlerin oluşturduğu eğlence anlayışıdır. Yemek yedikleri masanın üzerine ayakkabıları ile çıkıp göbek atan, tepinen kişilerin bizim anlayışımızdaki eğlence aleminde yeri yoktur. Hele Yunanistan'ın yıllarca önce bıraktığı tabak kırmayı bir marifetmiş gibi, sahneyi çöplüğe döndürürcesine uygulayan, masaları devirip ceketlerini yakanların bunu neyi anlatmak için yaptıklarını anlama imkanı da yoktur. Ayrıca zaman zaman, ‘Ülkede bu kadar sıkıntı varken böylesine coşkulu eğlenmeye hakkımız var mı?’ diye düşünmeden de edemiyorum.’’

    PORTRE

    17 Ağustos 1941 yılında İzmir'de doğdu. Aslen Ankaralı annesi Afet Hanım, babası Giritli

    Hasan Özbeğen. 7 yaşına kadar İstanbul'da yaşayan Ferdi Özbeğen İzmir Yusuf Rıza İlkokulu'ndan sonra İzmir Özel Türk Koleji'ni tamamladı. Öğrenimine İstanbul İktisat Fakültesi'nde devam eden Özbeğen, daha sonra İzmir İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ne devam etti. Öğrenciliği süresince özel piyano dersleri alan Ferdi Özbeğen, babasının ölümünden sonra kendini müziğe verdi. 1964 yılı Kasım ayında İstanbul Hilton Oteli balo salonunda kurduğu Ferdi Özbeğen orkestrasıyla profesyonel çalışma hayatına adım attı. Aynı yıl Aralık ayında katıldığı Hürriyet Gazetesi Altın Mikrofon Yarışması'nda çok sesli olarak söylediği ‘‘Sandığımı Açamadım’’ türküsüyle jüri birincisi, halk dördüncüsü oldu. Geniş kitleler tarafından sevilen piyanosu eşliğindeki şarkıları popüler oldu. 1999 yılında son albümü Kandil'i çıkardı.

    YARIN: Zeki’yi Bodrumlu yaptım

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı