Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bodrum’u ilk Ankaralılar keşfetti

YAZ gelince sadece tatil değil, çılgın eğlenceler, sosyetik ünlüler, lüksün en abartılısı, bol dedikodu, bol paparazzi, üstsüz yakalanan güzeller ve sansasyon denince de ilk akla gelen yer şüphesiz Bodrum. Peki, "Bodrum’u ilk Ankaralılar keşfetti" desek inanır mısınız? İnanmazsanız anlatayım.

1970’lı yılların başı. TRT’nin tek kanallı televizyon yayını dönemi. Televizyonda kolunuz görünse ertesi gün meşhursunuz. TRT’nin Ankara’daki program yapımcılarının havalarından yanlarına yaklaşılmıyor. Bu yapımcıların büyük çoğunluğu da yaz tatili için, sessiz sakin bir Ege kasabası olan Bodrum’u tercih ediyor. Onlara yakın olmak isteyen sanatçılar da soluğu hep Bodrum’da alıyor. "Belki bir programa çıkarırlar da şöhreti yakalarım" diye. Sanatçıların ayakları gün geçtikçe Bodrum’a daha çok alışıyor ve 1925 yılında Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın, Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından sürgüne gönderildiği Bodrum yavaş yavaş ünleniyor.

Hello ve Tempo dergileriyle verilecek eklerin hazırlığı için gittiğim Bodrum, tatil sezonunu yeni yeni açmaya başlamış. Bodrum’da bu sene gördüğüm değişikliklerden ilki, Cevat Şakir’in Bodrum’un girişinde sizi karşılayan fotoğrafı. Dev bilbordun üzerindeki yazı geçen seneyle aynı, ama fotoğrafta Cevat Şakir bu kez bacak bacak üzerine atmış, sağ elini havaya kaldırmış, sizi Bodrum’a davet ediyor.

Yanlış yanlışı doğurdu

Bodrum Yarımadası
’nda biraz turladıktan sonra hemen dikkat çeken bir başka olay, ne yazık ki aşırı betonlaşma. Geçtiğimiz yılla kıyaslandığında neredeyse bina dikilmemiş boşluk kalmamış gibi. Yarımadadaki belediyelerin bu aşırı yapılaşmaya izin veren yanlış tutumları, peşinden başka bir yanlışı doğurdu. Hükümet, betonlaşmanın önüne geçebilmek gerekçesiyle Bodrum Yarımadası’ndaki imar yetkisini, belediyelerin elinden alıp Kültür ve Turizm Bakanlığı’na verdi. Kimileri bu operasyona "AKP’nin Bodrum Yarımadası’nı ele geçirme planı" olarak da değerlendirdi.

Yanlış yanlışı doğuruyor dedik ya. Bakanlığın hazırladığı imar planının da yanlışlıklarla dolu olduğu iddiaları Bodrum’da herkes tarafından konuşuluyor. Hatta bir beldede mezarlıktan yol geçirildiği ve yolun iki tarafının da ticari alan olarak belirlendiği bile söyleniyor. İmar planını 800 kilometre uzaklıktaki Ankara’dan yapmaya kalkarsanız, bunun için yeterli ön araştırmayı yapmayıp, ortak çalışmanız gereken kurullarla yeterli koordinasyonu sağlamazsanız, bu tür yanlışlıkların olması da son derece normal.

Gazozumuz Bodrum’dan

Neyse, imar konusu Bodrum Yarımadası’nın kanayan yarası. Biz şimdi size biraz da güzel haberler verelim. Artık Bodrum’a gitmesek bile Bodrum Gazozu’yla serinleme fırsatı bulacağız. Bodrum’un turizmden önceki en önemli gelir kaynakları arasında yer alan şeker gibi mandalinası bir süredir değerlendirilemiyordu. Mandalinalar ağaçlarında çürüyordu. Bodrumlu üreticiler bu mandalinaları değerlendirmek için çok güzel bir yol bulmuşlar. Oluşturdukları narenciye birliği aracılığıyla Denizli’de bir gazoz fabrikasıyla anlaşmışlar. Bütün hazırlıklar tamam ve gazoz piyasaya sürülmek üzere. Sade ve mandalinalı olarak satışa çıkacak Bodrum Gazozu ilk başta sınırlı miktarda üretilecekmiş. Ankara’dan içebilecek miyiz bilmiyorum, ama adı Bodrum’la başlayan bir gazozun büyük ilgi göreceği kesin.

Türkbükü’nde son durum

Sosyetenin gözbebeği Türkbükü’nde en çok göze çarpan değişiklik, o daracık, iki arabanın bile yan yana geçemediği yolun genişletilmiş olması.

Bir de tabi herkesin merakla beklediği İbrahim Tatlıses’in Maki Otel’i alması olayı var. İbo, Türkbükü’nün gözbebeği olarak gösterilen Maki Otel’i falan almamış. Kopartılan o kadar yaygaraya rağmen, ünlü türkücünün bu tesisle hiçbir ilgisi yokmuş. Herhalde, İbo politikaya girince bu sevdadan vazgeçti. Türkbükü sakinleri bu işten oldukça memnun görünüyorlar. Yoksa , "Ağrı dağın eteğinden" diye başlayan beach partiler buranın görünümünü oldukça değiştirecekti.

Türkbükü’nde her şey yine geçtiğimiz yıllardaki gibi. Bazı mekanların işletmecileri ve dolayısıyla da adları değişmiş. Ama konsept yine aynı. Bu arada Türkbükü’ndeki iskelelerde güneşlenirken dikkat etmek lazım. Zira ben bir iskelede, ünlü futbolcuların olduğu bir grubun fotoğrafını çektikten yaklaşık on dakika sonra o iskele çökmüş. Neyse ki yaralanan falan olmamış. Ben de ucuz yırtmışım.

Program zayıf

Bodrum
’da eğlence hayatı geçtiğimiz yıllara oranla bu sene biraz daha sönük gibi. Yaz sezonunda Bodrum gecelerinde çok sayıda gece kulübü kapılarını ünlü isimlerle açardı. Türkbükü, Ortakent gibi beldelerin yanı sıra Bodrum’un içinde de birçok mekanda ünlü sanatçılar sahne almak için sıraya girerdi. Ancak bu sene görüntü pek öyle değil. ASO, ya da yeni adıyla Club 63, İbo’nun politik macerası yüzünden kapalı. Canlı müzik yapan eğlence yerlerinin merkezi konumundaki Ortakent’te de bu sene hiç ses yok. Bodrum’un içinde bir tek Chakra’da Fatih Ürek ve Tanyeli’nin sahne aldığı bir program var. Bir dönemin en ünlü oryantali, sonra Balkanerler’in gelini olan Sibel Barış, Fatih Ürek’in menajerliğini yapıyor ve mekanı doldurmak için büyük gayret gösteriyor. Türkbükü’ndeki Güverte’de ise bu yıl da yine Ferhat Göçer var. Ama sadece Cumartesi günleri sahneye çıkıyor.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI