Gündem Haberleri

    ‘Böcek’ yargıyı böldü

    Mesut Hasan BENLİ / ANKARA
    09.10.2015 - 22:54 | Son Güncelleme:

    CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde kullandığı çalışma ofislerinde bulunan dinleme cihazlarına ilişkin açılan yeni dava, mahkeme ve savcılığı karşı karşıya getirdi. Mahkeme, olayda casusluk suçunun oluşmadığını savunurken, savcılık hazırladığı yeni iddianamede sanıkların casusluk suçunu işlediği konusunda ısrarcı oldu.

    ‘CASUSLUKLA’ SUÇLANAMAZ
    Savcılık, 2014’te hazırladığı iddianamede, dinleme cihazlarına ilişkin ana davada, 13 şüpheli hakkında ‘casusluk suçlamasında’ bulundu. Ancak davaya bakan Ankara 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonucunda sanıklar hakkındaki ‘casusluk’ suçlaması olmadığına hükmetti. Sadece iki sanık polisin ‘haberleşmenin gizliliğini ihlal’, ‘kişiler arasındaki konuşmanın dinlenilmesi ve kayda alınması’ suçlarından cezalandırılmasına karar verdi. Mahkeme gerekçeli kararında sanıkların neden casuslukla suçlanmayacağını ayrıntılı bir şekilde tartıştı. Kararda, kanunda casusluk suçunun oluşabilmesi için ‘casus ile lehine casusluk edilen yabancı devlet arasında bir anlaşmanın mevcut olması’ şartı bulunduğunun altını çizildi. Casusluk suçunun oluşması için ikinci önemli şartın, casusluk faaliyeti sonucu elde edilen bilgilerin bir ülkeye intikal edilmesi olduğu belirtildi. Mahkeme, ayrıca casusluk suçunun kabul edilebilmesi için elde edilen bilgilerin ‘gerçek ve doğru olması’ ve bu eylemden dolayı ‘devletin zarar görmesi’ gerektiğine dikkat çekti.


    YENİ DAVA AÇILDI
    Mahkemenin tespitlerine rağmen, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili olarak 11 şüpheliye ‘siyasal ve askeri casusluk’ suçlamasıyla yeni bir dava açtı. Hazırlanan iddianamede casusluk suçlaması için ‘failin hiçbir anlaşma olmadan bilgi ve belgeleri temin edip sonradan bir devlete, organizasyonu, istihbarat örgütlerine servis etmesinin mümkün olduğu’ değerlendirmesi yapıldı. İddianamede, şüphelilerin casusluk suçu işlediklerine ilişkin olarak Yargıtay 1’inci Ceza Dairesi’nin 1940 yılında verdiği karara atıf yapıldı. Ayrıca temmuz ayındaki ‘ülke yok’ tespitine karşılık yeni davada bilgilerin ABD Washington Büyükelçiliği Başkâtibi Hakan Akın’a iletildiği iddia edildi.

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı