Dünya Haberleri

    BM'nin uyuşturucu raporu alarm verici

    New York
    02.03.2005 - 11:00 | Son Güncelleme:

    BM Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu'nun (INCB) 2004 yılı raporu, BM'nin New York'taki merkezinde de basına dağıtıldı.

    Üyeleri arasında emekli Büyükelçi Nüzhet Kandemir'in de bulunduğu INCB tarafından hazırlanan, küresel çapta uyuşturucu ticareti ve kullanımıyla ilgili 96 sayfalık 2004 yılı raporunda, Türkiye'nin uyuşturucu kaçakçılığı ve kullanımına karşı yürüttüğü ulusal ve uluslararası düzeydeki mücadeleye geniş yer ayrıldı.

      

    Yayınlanan raporla ilgili olarak Ankara'daki BM binasında düzenlenen toplantıda, kurul üyesi emekli Büyükelçi Kandemir ve BM Koordinatörü Jakob Simonsen tarafından ayrıntılı bilgi verilmişti.

      

    TÜRKİYE TRANSİT GEÇİŞ YOLU

     

    Raporda, Türkiye'deki uyuşturucu kontrol faaliyetlerinin daha çok transit yapılan yasadışı uyuşturucu trafiği üzerine odaklandığı belirtilerek, 2000 yılında BM ile işbirliği içinde kurulan Uyuşturucu ve Organize Suça Karşı Uluslararası Türk Akademisi'nin güvenlik birimlerine ulusal düzeyde 50, bölgesel düzeyde ise yaklaşık 20 eğitim kursu verdiği kaydedildi.

      

    Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) çerçevesinde 2004'ün Şubat ayında Ankara'da, Ağustos ayında da Duşanbe'de uyuşturucu üretimi ve ticaretinin önlenmesi konusunda toplantılar düzenlendiğine dikkat çekilen raporda, bu konuda uluslararası işbirliğinin artırılması için de 23-25 Şubat 2004'te Antalya'da Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkiye, Türkmenistan ve Özbekistan'dan yetkililerin katıldığı bir toplantı düzenlendiği ifade edildi.

      

    Körfez Bölgesi'nde özellikle sahte Captagon tabletlerinin yaygın şekilde kullanıldığının belirtildiği raporda, bu uyarıcıların ticaretinin daha çok Türkiye üzerinden yapıldığı, ancak durumun farkında olan Türk güvenlik birimlerinin bu kaçakçılığa engel olmak için her türlü çabayı gösterdikleri belirtildi.

      

    TÜRKİYE'DE MİLYONLARCA ADET CAPTAGON ELE GEÇİRİLİYOR

      

    Bu çabanın neticesinde Türkiye'de her yıl milyonlarca sahte Captagon tableti ele geçirildiği kaydedilen raporda, bunun da Captagon kaçakçılığı konusunda çok iyi organize olmuş bir şebekenin varlığını ortaya koyduğuna dikkat çekildi.

     

    Raporda, Türkiye'nin engellediği kaçakçılık vakalarından elde edilen verilerin bu tabletlerin çoğunun menşeinin Bulgaristan olduğunu gösterdiği belirtildi.

      

    Türkiye'nin, ülkede eroin üretimi yapılan laboratuvarları ortaya çıkardıkça bunu INCB'ye rapor ettiğinin belirtildiği raporda, 2003 yılında Türkiye'deki altı büyük şehirde yapılan bir araştırmanın, artış görülmesine rağmen, Türkiye'de uyuşturucu kullanımının diğer Batı Asya ülkelerine göre daha düşük olduğunu ortaya koyduğu ifade edildi.

      

    TÜRKİYE'DE DAHA ÇOK NEFES YOLUYLA ALINAN UYUŞTURUCU KULLANILIYOR

     

    Raporda, Türkiye'de daha çok esrar gibi nefes yoluyla alınan uyuşturucuların kullanıldığı, eroin ve ecstasy'nin de özellikle gençler arasında yaygın kullanılan uyuşturucular arasında yer aldığı kaydedildi.

     

    Enjeksiyon yoluyla kullanılan uyuşturucularda da Türkiye'de artış görüldüğüne işaret edilen raporda, ectasy gibi uyarıcıların Türkiye'nin yanı sıra Pakistan ve İran'da da artan şekilde kullanıldığı ve Arap yarımadasında yaygınlaşan kullanımının bu ülkelerde endişe verici boyuta ulaştığı ifade edildi.

      

    AVRUPA'DA DAHA ÇOK ESRAR KULLANILIYOR

      

    Avrupa'da da özellikle esrar kullanımın yaygın olduğunun belirtildiği raporda, esrarın doğrudan Avrupa Birliği ülkelerinde üretildiği, bunun yanı sıra başta Belçika, Hollanda, İspanya ve İngiltere üzerinden olmak üzere Avrupa'ya her yıl 200 ton kokain girdiği belirtildi.

     

    BM Suç ve Uyuşturucu ile Mücadele Bürosu rakamlarına göre, dünya esrar tüketiminin yüzde 20'sinin Avrupa'da olduğunun belirtildiği raporda, Avrupa'ya dışarıdan giren uyuşturucunun yüzde 80'inin ise Balkan ülkeleri üzerinden taşındığına işaret edildi.

      

    DOĞU AVRUPA'DA ESRAR KULLANIMI 2 KAT ARTTI

     

    Avrupa nüfusunun yüzde 5,3'ünün (28,8 milyon) son 12 ay içerisinde esrar kullandığı belirtilen raporda, esrar kullanımının son on yılda iki kat arttığı Doğu Avrupa'da ise bu artış trendinin devam ettiği ifade edilirken, Çek Cumhuriyeti nüfusunun yüzde 11'inin esrar kullanıcısı olduğu kaydedildi.

      

    Raporda, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ve Baltık ülkelerinde uyuşturucuların enjeksiyonla alınmasından dolayı bu ülkelerde HIV/AIDS'in hızla yaygınlaştığı, bu bölgedeki AIDS vakalarının yüzde 80-90'ının uyuşturucu enjeksiyonu sırasında bulaştığı ifade edildi.

     

    Raporda, enjeksiyon ile uyuşturucu kullanımının Estonya'daki yetişkin nüfus arasında yüzde 2,5 oranında, Rusya'da yüzde 2, Ukrayna'da ise yüzde 1,2 oranında yaygın olduğuna dikkat çekildi.

      

    AFGANİSTAN'DAKİ AFYON ÜRETİMİ ENDİŞE KAYNAĞI

      

    Afganistan'da uyuşturucuyla mücadele koşullarının son yıllarda gerilemesinden duyulan endişelerin dile getirildiği raporda, bu ülkedeki afyon üretiminin ülkenin neredeyse tamamına yayılarak 2004 yılında büyük bir artış gösterdiği kaydedildi.

      

    Alınan önlemlere rağmen 2003 yılına göre yüzde 17'lik bir artış gözlenen Afganistan'daki afyon üretiminin 2004 yılında 4 bin 200 tona yükseldiği belirtilirken, 2003 yılında üzerinde afyon üretimi yapılan 80 bin hektarlık arazinin de 2004 yılında 130 bin hektara çıktığı ifade edildi.

      

    AFGANİSTAN AFYONU AVRUPA'YA SEVK EDİLİYOR

     

    Afganistan'da üretilen bu afyonun ağırlıklı olarak Batı Asya ülkeleri üzerinden Avrupa'ya nakledildiği, bu ülkede afyon fiyatlarının gerilmesinin üreticileri afyon üretiminden vazgeçirme ihtimalinin umut verici olduğu kaydedildi.

     

    Ancak, fiyatlardaki son düşüşe rağmen 1990'larda kilosu 50-70 dolar arasında olan afyonun kilosunun şu an 100 dolar civarında olduğuna dikkat çekildi.

      

    Raporda, Afganistan'da üretilen afyonun üçte birinin Kazakistan ve Tacikistan üzerinden Rusya ve diğer Avrupa ülkelerine sevk edildiğine, esrar ve afyon ticaretinde Arap yarımadasının da transit güzergahlardan biri olduğuna işaret edildi.

      

    SENTETİK UYUŞTURUCU

     

    Arap ülkelerinin aynı zamanda ters yöndeki sentetik uyuşturucu ticaretine de sahne olduğu kaydedilen raporda, İsrail, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkelerinin kara para aklama faaliyetlerine karşı mücadele verdiğinin altı çizildi.

      

    Raporda, ABD'de kokain kullanıcılarının sayısının son yıllarda belirli düzeyde kaldığı belirtilerek, mevcut kullanıcıların sayısının 1985 yılına göre yüzde 60 oranında daha az olduğuna işaret edildi.

     

    Uyuşturucu kaçakçılarının bu yüzden yeni pazar arayışına girdiği kaydedilen raporda, kokain kaçakçılığının ABD'den Güney Amerika, Asya ve Avrupa pazarlarına doğru kaydığına dikkat çekildi.

      

    MAHKUMLAR, İNTERNET VE UYUŞTURUCU

      

    Raporda, pek çok ülkede uyuşturucu kullanımının genel nüfusa göre mahkumlar arasında daha yaygın olduğu, uyuşturucuya bağımlılığın giderilmesi için cezaevinde bulunan mahkumlara tedavi uygulanması gerektiği ifade edildi.

      

    İnternet gibi yüksek teknolojilerin yaygınlaşmasının uyuşturucuya yönelik arz ve talebi kontrol altına alma yönündeki faaliyetleri zorlaştırdığı belirtilen raporda, yasadışı uyuşturucu yapımı ve ticareti konusunda bilgi paylaşımı için internetin yaygın şekilde kullanıldığı kaydedildi.

      

    UYUŞTURUCU-SUÇ İLİŞKİSİ

     

    Uyuşturucu ile suç arasındaki bağa da dikkat çekilen raporda, uyuşturucu kullanıcılarının genellikle fuhuş, uyuşturucu kaçakçılığı, sahtecilik ve hırsızlık gibi suçlara itildiklerine dikkat çekildi.

      

    Raporda, mevcut uyuşturucu kullanıcılarının çoğunlukla daha genç kullanıcılara uyuşturucu dağıtımından da sorumlu oldukları ifade edildi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı