Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

BM boyu rezalet

Ferai TINÇ

Birleşmiş Milletler'in Amerika lehine Irak'ta casusluk faaliyetine bulaşmış olması, sadece hukukun çiğnenmesi değil, 2'nci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan 20'nci yüzyıl düzeninin paramparça olması anlamına geliyor.

Üstelik de yerine yenisi konmadan.

Yaşam içinde ihtiyaçlarla biçimlenmiş yeni bir dünya düzeni kurulmadan.

Bunun adı dayatmaca düzeni.

Gücü olan dayatıyor.

***

SADDAM Hüseyin'in gizli silah programını denetleyen Birleşmiş Milletler heyetine CİA görevlisi alınması ve Irak'taki güvenlik ağını dinlemek için her yere dinleyiciler yerleştirilmiş olması büyük skandal.

Üstelik, daha önce de denetleme ekibindeki İngiliz, İsrailli, Polonyalı, Avusturya ve İsveçli görevlilerin de bu dinleme işinde rol aldıklarının ortaya çıkması tam rezalet.

Uluslararası hukukun güvencesi sayılan Birleşmiş Milletler, baştan sona bulaşmış casusluğa.

Genel Sekreter Kofi Annan, her ne kadar bu rezilliği yapanlara, en acıklı bakışlarıyla teessüf etse de, bir başka yetkili çıkıp gazetecileri saflıkla suçluyor.

‘‘Ne kadar safsınız. Birleşmiş Milletler her ülke için casusluk platformu olmuştur ve olmaya devam etmektedir’’ diyor ve ekliyor:

‘‘Dünyanın birçok ülkesi BM'yi operasyonları için kullanmıştır.’’

Birleşmiş Milletler Körfez Savaşı'nın başından beri prestijini yitiriyor. Bu casusluk olayı tuz biber ekiyor.

Aklımıza Kıbrıs geliyor, orada da BM askerleri var.

Kuzey Irak.

Her taraf casus dolu. Herkes birbirini dinliyor. Mu?

***

MADEM dayatmaca moda oluyor. Birleşmiş Milletler üyeleri arasındaki eşitlik lafta kalyor, o zaman Saddam da kalkıyor ve ‘‘Ben karar marar dinlemem’’ diyor.

Uçuşa yasaklanmış bölge lafını bundan böyle duymak istemediğini ilan ediyor.

İşte hikayenin bundan sonrası bizi de ilgilendiriyor.

İncirlik'ten kalkan uçaklara müdahale, Kuzey Irak'taki Türk askeri varlığını riske sokuyor.

Saddam uğruna Amerikalılara ters gitmek mümkün görünmüyor.

Saddam'a ters gitmek ise Türkiye sınırlarını ikinci bir Kürt göçü tehdidi ile karşı karşıya bırakıyor.

Türkiye açısından işler karışıyor.

Birleşmiş Milletler boyu rezalet, bölgemizi tehlikeli sulara sürüklüyor.



X