Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Blogger İTO Başkanı

    Zeynep BİLGEHAN - Fotoğraf: Selçuk ŞAMİLOĞLU
    22 Ocak 2012 - 00:00Son Güncelleme : 21 Ocak 2012 - 22:39

    İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Dr. Murat Yalçıntaş görevi sebebiyle sık sık seyahate çıkıyor. Başkan Yalçıntaş bu seyahatlerde yaşadıklarını, gördüklerini, öğrendiklerini, gittiği yerin kültürünü, tarihi ile harmanlayarak www.myalcintas.blogspot.com adresli blogunda takipçileriyle paylaşıyor.

    Ne zamandır blog yazıyorsunuz?

    - Yaklaşık bir yıl önce bir deftere yazmaya başladım. Önce başımdan geçen tatsız olayı yazdım. Ardından başka şeyler... Ne hissediyorsam nasıl düşünüyorsam olduğu gibi yazıyordum. Sonra görevli olarak gittiğim yerlerde gördüklerimin, öğrendiklerimin ve yaşadıklarımın başka insanlara faydası olabilir diye düşündüm. Yazılarımı okuyan bir dostumun teşvik etmesiyle bir blog açtım. İlk olarak Başbakan Tayyip Erdoğan'la gittiğimiz Somali gezisinden izlenimlerimi paylaştım. Duygu ve düşüncelerimin yönlendirici olmamasına dikkat ederek, bilgi ağırlıklı yazdım. Ama biraz kendimi de anlatmak istedim. Çok olumlu geri dönüşler aldım. Hatta kitap haline getirmem bile teklif edildi. Eğer devam ettirebilirsem sonunda kitap haline getirebilirim. Kendim için başladığım bir serüven, paylaşmaya döndü. Bunun için de mutluyum. Başkalarına faydalı olduğumu düşünüyorum.

    İçeriğini nasıl belirliyorsunuz?

    - İTO başkanı olarak gittiğim resmi seyahatlerimi yazıyorum. Hedefim, okuyucunun benim gözümden ve gönlümden o seyahati yaşaması; o ülkenin kültürü, insanları, iş imkanları hakkında bilgilenmesi, ne hissettiğimi ve ne düşündüğümü görmesi. Seyahat yazısı yazan çok insan var ama benim farkım, gittiğim ülkelerdeki iş imkanlarını görebilmem. Ekonominin en üst seviyesindeki insanlarla konuşuyorum, herkesin kolayca ulaşamayacağı bilgileri öğreniyorum. Yazılarımdaki detaylar çok önemli. Mesela Hindistan yazımda önce ülkenin tarihini yazdım. Çünkü tarihi bilmeden kültürü anlayamazsınız. Önce oradakilerden dinliyorum. Ama sonra yazmadan önce tüm bilgileri mutlaka kontrol ediyorum. Bir ülkeyi tanımazsanız, insanlarını bilmezseniz, nasıl düşündüğünü, kültürünü, örfünü, adetini ve inancını öğrenmezseniz o ülkeyle ilişki kuramazsanız. Benim oda başkanı olarak görevim, gittiğim ülkedelerdeki işadamlarıyla İstanbuldakileri bir araya getirmek. Şimdiye kadar bu bilgileri sadece resmi kanallarından dağıtıyorduk. Şimdi kendi kanalımdan da dağıtıyorum.

    Blogger İTO Başkanı olmanın size nasıl bir faydası var?

    - Kendime faydası var. Yazı yazmayı sevdiğimi fark ettim. Yazarken düşünüyorum. Ayrıca İTO Başkanı olarak üyelerimiz kimi bilgilere daha rahat ulaşıyor. Mesela seyahatlerde yetkililer resmi raporlar tutuyor ve bu raporlar yayınlanıyor. Ama ben de daha sıcağı sıcağına, kaynağından gelen başka bir raporu internetten paylaşmış oluyorum. Üstelik daha rahat okunabilir ama asıl renklerin bulunduğu şekliyle...

    GÖRÜNMEYEN YÜZÜMÜ AÇMIŞ OLDUM

    Daha önce merakınız var mıydı yazıya?

    - Hayır, hiç denememiştim. Benim için yepyeni bir keşif oldu.

    Bu kadar uzun ve detaylı yazmaya nasıl vakit buluyorsunuz?

    - En büyük sıkıntım o... Geceleri otel odasına girince veya dönüş yolunda yazıyorum. Bitiremezsem döndüğüm gece yazmaya çalışıyorum. O notları toplamak için de yazmak için de çoğu zaman uykumdan fedakarlık ediyorum. 

    Fotoğrafları kendiniz mi çekiyorsunuz?

    - Genellikle evet. Ancak benim de katıldığım toplantılarda çekemediğim zamanlarda kurumsal fotoğrafçımız çekiyor. Fotoğrafa büyük önem veriyorum; bir fotoğraf yüzlerce sayfadan daha fazla şey anlatıyor.

    Ne kadar okunuyor sayfanız?

    - Kaç kişinin okuduğu benim için önemli değil aslında ama 7 bin küsür olduğunu tahmin ediyorum.

    En çok hangi yazılarınıza geri dönüş alıyorsunuz?

    - Somali yazım çok okundu. Birkaç video da vardı. Giresun Çamoluk seyahatim de beğenildi. Birçok kişi "Benim de memleketim!" gibi yorumlar yaptı ve bir ortak payda oldu. İnsanlar ortak nokta çıkınca size çok olumlu olarak geri dönüyor. Bir yandan seyahat rehberi işlevi de görüyor.

    Blogunuzda hislerinizi ve düşüncelerinizi yazınca özel hayatınızın da kamuya açıldığından endişelenmiyor musunuz?

    - Hayır, beni tanıyan birçok kişi, "Biz sizi böyle bilmiyorduk" dedi. Blog sayesinde görünmeyen yüzümü de açmış oldum.

    SOSYAL MEDYANIN GENÇLİK EĞLENCESİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDUM

    Diğer sosyal medya araçlarıyla aranız nasıl?

    - Sosyal medyanın gençler arasında bir eğlence olduğunu düşünüyordum. Arap Baharı sırasında Tahrir Meydanı olaylarında bile sosyal medyanın etkisi olduğuna şüpheyle yaklaşmıştım. Ama sonra sosyal medyanın gücünü birinci ağızdan dinledim ve çok etkilendim. İşe Twitter'dan başlamaya karar verdim. İlk tweet'im başkanı olduğum Fiyaş'ın Formula 1 ile ilgili bir açıklamasıydı. Basın toplantısını yapsaydım o kadar etkili olmazdı herhalde! Gelen çok sayıda geri dönüş sayesinde kamuoyunun olayları nasıl algıladığıyla ilgili fikir sahibi oldum. Ayrıca sosyal medyada insanlar sizinle aracısız, doğrudan iletişime geçebiliyor. Klasik medyaya demeçler veriyorum, Twitter'dansa önemli bir toplantıdaysam onunla ilgili detaylar veriyorum.

    Gelen mesajların ne kadarına cevap verebiliyorsunuz?

    - Takipçilerimin hepsine cevap vermeye çalışıyorum. Ama aynı gün cevaplayamadığım oluyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı