Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bizimkiler şanslıymış

Serdar TURGUT

Amerika'daki görevimden kesin dönüşümün dördüncü yılı içindeyim.

Bu dört yıl içinde sonsuz acılar çektim, çünkü Hürriyet'in üst yönetimi bana bir türlü ısınamadı.

Memlekete adımımı attığım ilk günden belliydi başıma gelecekler.

Bizim binaya girdiğimde yukarı kata çıkabilmem için ilk önce ‘deli değildir’ raporu almam gerektiği talimatının verilmiş olduğunu öğrendim.

O talimatı verenlerin benim hakkımdaki görüşleri tabii ki yıllar içinde değişti.

Eskiden biraz acıyorlardı da bana. Şimdi acıma kalmadı, sadece saf nefret duygusuyla dolular bana karşı.

Tabii bunu kötü insan oldukları için filan yapmıyorlar, sakın ha yanlış anlamayın.

Suç bende. Davranışlarımın pek de normal olmadığını bildiğim için onlara bana karşı almış oldukları tavır nedeniyle kızmıyorum.

***

Etrafta konuşuyorlar, ‘‘Bu ne biçim insan, nedir başımıza gelenler’’ diye.

Eski Hürriyet'çi olanlar ise daha da kötü durumdalar.

Eski Hürriyet olsaydı benim değil gazetede çalışmak, gazetenin bulunduğu bölgede seyyar satıcılık yapma belgesi bile alabilmemin imkânsız olacağını düşünüyorlar.

Şu anda geçici süre için tahammül ediyorlar bana ve ellerine geçen ilk fırsatta da yıllardır onlara istemeden de olsa vermiş olduğum acıların öcünü alacaklardır, siz hiç merak etmeyin.

Çünkü ciddi adamların iki önemli özelliği vardır: 1- Her şeyi herkesten daha iyi bildiklerine inanırlar, 2- Kesinlikle tek bir şeyi bile iyi bilemediklerini onlara söyleyen insanlardan da mutlaka öçlerini alırlar.

***

Şimdi niye durup dururken bu yaraları deşmeye başladın diye soruyorsunuz, biliyorum.

Bizimkilerin aslında çok da şanslı olduğunu düşünüyorum da ondan yazdım bunları.

Bakın üç gün önce New York Times'ta neler oldu. Burada vereceğim haber yüzde 100 doğru.

O gün New York Times'ta işe gelen yüzlerce editör, gazeteci ve idari eleman elektronik postalarında bir mektup buldular.

Bu mektup gazetenin önemli erkek muhabirlerinden bir tanesi tarafından gönderilmişti:

Özetle şöyle deniliyordu mektupta:

‘‘Sevgili arkadaşlarım.

Bugün kendimle ilgili son derece özel bir konuyu açmak zorundayım.

Çok yakında cinsiyet değiştirme ameliyatı geçirerek kadın olacağım.

Yıllardır baskı altında tuttuğum hislerimi artık bastırmamaya karar verdim.

Ameliyatı oluncaya kadarki dönemde de işyerimize kadın kıyafetleri giyerek geleceğim.

Bu tercihimi anlayışla karşılayacağınızı umarım.

Hepinize iyi çalışmalar.’’

***

Evet, elektronik mektup bu kadar.

Bunun diğer medya kuruluşları tarafından duyulması üzerine New York Times'ın basın sözcüsü Lisa Carparelli yazılı bir açıklama yaptı ve ‘‘New York Times insanların cinsel tercihlerine saygılı bir gazetedir. Arkadaşımızın da bu kararını saygıyla karşılıyoruz ve kendisini destekliyoruz’’ dedi.

Kadın olacak adamın adını veremiyorum çünkü medya kuruluşları arkadaşlarının özel yaşamını afişe etmemek için bunu gizli tutuyorlar.

Salı günü erkekken çarşamba günü kadın olan bir insanın özel yaşamını afişe etmemek biraz zor gözükse de bunu saygıyla karşılamak gerekiyor.

***

New York Times'ta böyle bir şeyin olması gerçekten kaderin garip bir cilvesi.

Çünkü bu gazetenin yöneticileri de bizim bazı yöneticiler gibi sürekli ciddi gözükme meraklısıdırlar.

Hatta onların ciddiyeti biraz abartılıdır. 1970'li yıllarda hatırlarım bu gazetenin elemanlarını iş çıkışında sokakta tek tek işaret edebilmek mümkündü.

Düşünsenize, gazetenin merkez binası New York'ta Times Square'in göbeğinde.

O zamanlar bölge genelevler ve esrar yuvalarıyla doluydu.

Sokakta yüzlerce fahişe dolaşırdı ve bunların pezevenkleri de genellikle zenciydi.

Onlar da pembe tüylü ceket, acayip yüksek topuklu çizmelerle gezerlerdi.

Ve aniden saat 19.00 civarında her biri CIA eğitim okulundan çıkmış görüntüde lacivert takım elbiseli, kısa saçlı adamlar, ciddi döpiyesli bayanlar sokağa dökülürdü.

Pezevenkler ve fahişeler de bunlarla alay etmeye başlar, onları aşağılamak için abartılı hareketlerle sekse davet ederlerdi Times çalışanlarını.

O dönemde homoseksüel olanlara yükselme imkânı tanımazlardı gazetede.

Kültürü böylesine olan bir gazetede bugün kadın kılığında bir erkeğin her gün işe gidecek olması gerçekten harika bir olay. İlahi adalet gibi bir şey bu.

Beter olsun, inşallah ilerde genel yayın yönetmenleri de travesti olur da görürler günlerini.

***

Şimdi diyorum ki bizim ciddi görünümlü yöneticilerimiz aslında çok şanslılar.

Her gazetede bir adet sapık kontenjanı benim Türkiye'ye dönüşümden sonra açıldı. Hürriyet bu konuda da öncülük yaptı basında.

Ama şu da var ki ben tek bir yazı işleri toplantısına bile travesti olarak katılmadım. Diğer gazetedeki arkadaşlar ne yaptı bilemem.

Hakkımızı yemeyin ve en azından benim şu gazeteye yakışan bir sapık olduğumu kabul edin artık olur mu?













X