Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bizim yiğitler

Hadi ULUENGİN

Hatırlamıyacaksınız, Körfez Savaşı sırasında ve sonrasında anti - Amerikancı ayranı kabaran bir bölüm devlet ricalimiz, politika erbabımız ve ‘sol aydın’ (?) müsveddemiz Washington'a ateş püskürüyor ve müthiş ver yansın ediyordu.

Başta, şimdi Çiller desteğinde hükümeti kurmakla görevlendirilen Ecevit'in Bağdatlı Harami'ye yaptığı ‘arabuluculuk’ ziyaretleri, resmi ve siyasi erkanımızdan bazılarının evlere şenlik ‘Saddamperestliği’ bir yana, ‘sol’ geçinen ‘münevveran’ımız da çalakalem ve işkembe-i kübradan uydurduğu komplo teorilerinde işi o raddeye vardırıyordu ki, ABD jetlerinin kendi helikopterini yanlışlıkla düşürmesini bile Ankara'ya gözdağı olarak yorumlamaya çalışıyordu.

Bizimkilerin Amerikan düşmanlığı en üst raddeye varıyordu.

* * *

OYSA, Saddam'ın Kuveyt'i yağmalası ertesinde başlayan kriz ve onu izleyen arbede ve yeni statüko döneminde, velev ki başını Washington çekse dahi, uluslarası hukuk düzeyinde meşruluğu tartışılamayacak bir müttefik kamp vardı.

Bütün uygulamalar Birleşmiş Milletler kararları çerçevesinde hayata geçti ve bunların altında Rusya ve Çin'in de imzası yer aldı.

Hatta, Başkan George Bush, Turgut Özal'ın Bağdat'a kadar yürünerek Tıkriti Köyü Reisinin alaşağı edilmesi yönündeki pratik önerisini, New York örgütünün kendisine verdiği sınırlı misyona sadık kalmak için geri çevirdi.

Başka bir deyişle her şey kitabına uygun biçimde gerçekleştirildi.

Bugün de öyle mi ?

* * *

HAYIR, değil ! Bin defa değil !

Bir süper-devlet lüksüyle Irak'a karşı ‘politikasızlık politikası’ uygulayan ABD tamamen tek tabanca davranıyor ve beline astığı kovboy ‘colt’ undaki mermileri istediği an ve aklına estiği gibi boşaltıyor.

Arkasına İngiliz çömezini alarak gerçekleştirdiği son bombalama bir defa daha ortaya koydu ki Washington kimseyi umursamıyor. Artık ne uluslarası hukuku takıyor, ne BM kararını ipliyor. Ali kıran baş kesen ortada dolanıyor.

Bu arada da, Bağdat hava kuvvetlerine güneyde yasak sahayı denetleyen uçaklar Körfez'den kalkarken, kuzeydeki aynı tür alanı kontrol eden Amerikan jetleri İncirlik'i kullanıyor. Vızır vızır, biri inip biri havalanıyor.

Son dönemlerde ise, BM kararları uyarınca hala geçerli olmasına rağmen söz konusu bölgeleri artık tanımayacağını duyuran Saddam'ın MİG uçaklarıyla, ABD ve Büyük Britanya'nın savaş uçakları arasında sık sık çatışma meydana geliyor.

Hemen her zaman da coni jetleri Arabi rakiplerini tuşluyor.

* * *

SORARIM size, peki nerede o bizim süper anti-Amerikancılar ?

Körfez Savaşı ve ertesindeki uluslarası hukuki zemine rağmen mangalda kül bırakmayarak ABD'ye karşı tutum alan bir bölüm devlet ricalimizden, politika erbabımızdan veya ‘aydın’ (?) müsveddemizden bugün niçin ses seda gelmiyor ?

Oysa, tek başına kabadayılık yapan ve artık hiçbir meşru gerekçesi olmayan Washington'u asıl şimdi eleştirmek ve onunla aramıza mesafe koymak gerekiyor.

Ama, mazinin Bağdat ziyaretçisi Ecevit veya diğerleri, kimsede tık yok.

Eh, olmaz tabii !

Sen Avrupa'yla tüm köprüleri atar, Washington-Tel Aviv-Ankara eksenini dış siyaset parametresi beller, Apo olayından dolayı da ABD'yle daha ateşli gerdeğe girersen, ister istemez ona gebe kalırsın. Tükürdüğünü yalarsın.

Demokrasi etiğine uzak iktidarlar oluşturur veya bunlara ortak olursan da, bu ilkeleri aman aman umursamayan Beyaz Saray'ın şefaatine muhtaç kalır ve en haksız kovboyluğu görmezden gelerek, en bağrılması gereken zamanda susarsın.

Yürü yiğidim yürü, biliriz sen ilkesizsin ve hukuken haklı yerde sen karşı çıkarsın ve gayrı meşruluğa esas haykırılacak yerde sen dilini yutarsın.



X