« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Bizi kimse yıkamaz

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Moldova galibiyeti ile Türk ulusuna çifte bayram yaşatan A Milli Takımımızın teknik patronu, Hürriyet'e yaptığı açıklamada, ay-yıldızlı ekibin büyük başarılara imza atacağını söyledi. Mustafa Denizli, ‘‘Oturmuş bir kadromuz var. Dış sahada da Türkiye'nin bileği bükülmez’’ dedi.

<ı>‘‘Bu takım Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne gidecek’’ diyen Denizli iddialı konuştu:

O,hiç kuşkusuz başarının başmimarı... Moldova zaferinde en büyük pay sahibi. Mutlu bir gece yaşadı. Erken yattı, bayram sabahı olduğu için de erken kalktı. Sözünü ettiğimiz kişi, Milli Takımın teknik patronu Mustafa Denizli'den başkası değil. Denizli ile dün sabah Akmerkez'de buluştuk. Yüzünde güller açmıştı adeta. Çocuklar geldi, elini öptü, bayramlaştılar. Biz de iki bayramı bir arada yaşattığı için kendisini kutladık. Hiç vakit kaybetmeden sohbete koyulduk. Biz sorduk, o yanıtladı...

Konuya Moldova takımından başladık. Rakibin kapalı bir kutu olduğundan bahsetti ve ekledi: ‘‘Moldova, kamuoyunun çok yakından tanıdığı bir takım değildi. Futbolcum da doğal olarak rakibi tanımıyordu. Bunun için ayrı bir çaba gösterdim. Maç kasetlerini izledik. Üstelik, Beşiktaş hariç, şampiyonluğa oynayan takımlar haftayı iyi geçirmemişlerdi. Futbolcuları motive etmek kolay olmadı.’’

SERGEN'E HAYIR DİYEMEZDİM

Derken, konuyu maçın yıldızı Sergen'e getirdik. Kendi takımında bile fazla şans bulamayan bir futbolcuyu ilk 11'de oynatmak cesaret isteyen bir davranıştı. Sergen'le ilgili görüşlerini şöyle sıraladı Denizli:

‘‘Aşağı yukarı 2,5 aydır futbol oynamıyor. Futbol oynama isteği vardı. Takımında Moshoeu gibi bir oyuncu var. Sezon başından bu yana oynuyor. Doğal olarak hocası takımı bozmak istemiyor. Ben, futbol oynamak isteyen bir Sergen'e nasıl olur da ‘hayır' diyebilirim. Problemleri olduğu doğru. Ancak ben onun problemlerini çok iyi biliyorum. Sergen, Milli Takımın oyuncusu. Bana onun gelişi önemli. Ben, kampta ona fazla ayrıcalık tanımadım. Bu tamamen karşılıklı inanç meselesi. Sonra, o babamın oğlu değil ki, ayrıcalık tanıyayım. Ama sevdiğim, futboluna inandığım bir Türk çocuğu...’’

İSKELETİ BOZMAM

Mustafa Hoca’ya takımın durumunu soruyoruz. İskeleti neden bozmadığını şu sözlerle anlatıyor: ‘‘Ben, onların son haftalardaki formlarına bakmam. Bana gelişleri önemli. Onlarla, üç yıldır birlikteyim. Sürekliliği olan bir ekibiz. Kampa girdiğim zaman bir önceki kampın devamını yaşıyorum. Kadroda bir değişilik yaptığım zaman, benim tekrar başa dönmem gerekiyor. Buna zaman yetmez. Bu futbolcular benim ne istediğimi biliyor. Hem ben kazanıyorum, hem de kendi oynadığı takımlar. Bunun dışında Milli Takıma girecek bir çok futbolcu var. Bazı eleştiriler alıyorum. Ancak ben doğru bildiğimden şaşmam.’’

Küçük değil kocaman

Moldova maçının görünmeyen kahramanı hiç kuşkusuz Okan Buruk'tu. Herkes Sergen ve Hakan Şükür'den söz ediyor, onun adından fazla söz edilmiyordu. Okan lafını duyunca, Denizli önce bir iç çekti. Sonra da devam etti: ‘‘O, Milli Takıma hız veren, gözünü budaktan ayırmayan bir neferim. Okan, boşa geçmiş yıllarının acısını çıkarmak, açığını kapatmak için uğraş veren hırslı bir oyuncum. Küçük değil, aksine koskocaman bir Okan. Sahada basmadık yer bırakmadı. Galibiyette onun payı çok büyük.’’

HAKAN ŞÜKÜR TAM BİR GÖREV ADAMI

Ve Hakan... Milli Takımın en önemli gol silahı. Denizli, Hakan'ın golcü kimliğinin dışında da önemli işler yaptığını biliyor. Onun için övgü dolu sözler sarfediyor:

‘‘Futboldan hiçbir zaman kopmuyor. Attığı gol, son iki idmanda yaptığı çalışmanın bir ürünüydü. Sergen'in kullanacağı kornerlerde ilk direkte olacaktı, Tugay'ın yapacağı vuruşlar da ise ikinci direkte. Sergen ve Hakan'ın zaman ayarlamaları çalışmanın bir ürünüdür. Hakan, kendine yakışır bir gol attı.’’

DIŞARIDA DA YENİLMEYİZ

İç sahadaki maçlarımız bitti. Şimdi gözler, dışarıda oynayacağımız dört maça çevrildi. Denizli, kalan maçlarda en iyi sonucu alıp, 2000 yılında yapılacak Avrupa Şampiyonası Finalleri'ne katılacağımıza yürekten inanıyor. Türk halkının da inancını kaybetmemesi gerektiğini söylüyor. Ve son olarak şu mesajları veriyor: ‘‘Bu ekip, dış sahada da oynasa kimse bileğini bükemez. Bize gol atmak çok zor. Defans oyuncularımın hepsi kale gibi. Genç Fatih, kendisinden isteğimiz görevi yapıyor. Ogün bir abi, Alpay ise savaşmaktan korkmayan bir asker gibi. Bunlar sürekliliklerini devam ettirirse, bizimle kimse baş edemez.

Hedefimiz tabii ki grup liderliği... Çarşamba günü Almanya'ya gidip, Almanya-Finlandiya maçını izleyeceğim. Takımları yakından tanıyorum. Ancak bir kez daha görmekte fayda var. Artık Türk futbolcusu, Türk halkı grup liderliğine inanmış durumda. Kimse merak etmesin Türk Milli Takımı, 2000 Avrupa Şampiyonası Finalleri'nde mücadele edecektir.’’



CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz