Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bizi böyle bırak git, git gidebilirsen...

Başkalarının yalancısıyım, gazeteye e-postalar, telefonlar yağıyormuş. Tatlıses’in ülkeyi terk etmeye niyetli olduğunu açıklaması milleti sevince gark etmiş.

‘Gitsin ve mümkünse dönüşü olmasın’ diyenler, ‘Almanya kesmez, Kutuplar’a uzasın’ mealinde öneri getirenler, Almanya’dan; ‘Niye buraya geliyor, başka yere gitsin’ şeklinde isyan edenler... Gırla...

Valla...

İbrahim Tatlıses bir enteresan adam... Otomobil kullanırken cep telefonuyla konuşmak bile yasakken, gayet rahat bir şekilde, araba kullanırken efkarlandığı zamanlarda bazı bazı havaya ateş ettiğini açıklayabiliyor mesela.

‘Kadının olduğu yerde silah sıkan şerefsizdir’miş...

Kendileri kadınlar söz konusu olduğunda, yakın dövüş sporlarını tercih ediyorlar bildiğiniz gibi. Tekme, yumruk, Osmanlı tokadı, kafaya şişe ekleştirme ve saire...

Van Damme modeli münasebetler...

Bu arada kimsenin günahını almak istemeyiz, herhangi bir imada da bulunuyorsam ne olayım ama bildiğiniz gibi ‘Tatlıses’le yatan topal kalkar’ şeklinde veciz sözler bile türemişti vaktiyle.

Tatlıses, kadın-erkek ilişkileri söz konusuysa, memleket tarihinden gelmiş geçmiş en vahim örnektir.

Şu çoktaaan tarihin tozlu sayfalarında kaybolması gereken, ‘Erimdir, sever de döver de... Ayağını yıkar, suyunu içerim’ sakaletinin ekmeğini yıllardır imajının bir uzantısı olarak, gef gef gerinerek yemiştir.

‘İçeriye silahlı adam sokulmuş olması müessesenin densizliği’ymiş. Kendi korumaları ayaklı cephanelik gibi dolaşıyor, İbo Bey’in silahı, kuliste aynanın önünde duruyor ama olsun varsın...

Tatlıses, böyle şeylerin neden hep onun başına geldiği sorulduğunda, böyle bir durum olmadığını, sadece o yaşadığı zaman büyük hadise yaratıldığını söylemiyor mu bir de! Pesss be birader... Hepimizin habire başına geliyor ya, bu gibi kriminal olaylar...

Chehov’un o şahane cümlesini bilirsiniz: ‘Bir sahnede silah görünüyorsa, mutlaka ileriki sahnelerden birinde patlamalıdır.’

Ya da özetle; ‘Şeytan doldurur’ mu deseydik.

Uğurlar ola İbo Bey; umarız Almanya’da sıktığınız kurşunların sesi buralara kadar gelmez, bize de yarattığınız kakofonik gürültü patırtı yerine, o güzel sesinizle söylediğiniz şarkıları, türküleri, albümleri ve az biraz kafamızı dinleme lüksü kalır.

Asparagas

Varlığım Başkan’ımın varlığına armağan olsun

Şişli’de yüzde 67’lik oy oranı elde ederek rekor kıran ve zaferini CHP’ye armağan eden Mustafa Sarıgül, Deniz Baykal’ın ‘aslında’ başarılı olduklarına dair beyanatını da çok doğru bulduğunu ifade etti. Baykal ikiyle ikinin toplamının 0,5 olduğunu söylese bile bunun doğru bir hesap sayılması gerektiğini ifade eden Sarıgül Baykal’a yüklenilmesini son derece haksız bulduğunu, bu konuda çok üzüldüğünü belirtti: ‘Genç ve yakışıklı Başkan’ımızın üzerine niçin bu denli gidildiğini anlayabilmiş değilim. Siz hiç onun uskumru dolmasını yemediniz anlaşılan. Olcay Hanım’a sorun anlatsın, hiçbir parti başkanı uskumruyu Sayın Baykal gibi dolduramaz. Benim naçiz zaferim bir gün tarih olacaktır ancak Sayın Baykal’ın azmi, inadı, mıhhhh gibi duruşu sonsuza dek payidar kalacaktır. Seçim zaferi de ne, varlığım Başkan’ımın varlığına armağan olsun...
X