Bizden Yunanistan’a mevduat kaçmaz ortada yangın yok su sıkmak olmaz

Hürriyet Haber
20 Ekim 2008 - 00:00Son Güncelleme : 20 Ekim 2008 - 09:58

Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, bankacıların mevduatta 50 bin YTL olan sınırın yükseltilmesinden yana olmadıklarını belirterek, "Amerika ve Avrupa yangına su sıkıyor. Bizde yangın yok ki su sıkalım" dedi. İngiltere’den mevduata tam güvence veren İrlanda’ya mevduat kaçışı yaşandığını belirten Unakıtan, "Ancak, Yunanistan tam güvence verdi diye bizden oraya mevduat kaçmaz" diye konuştu.

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, "İrlanda, mevduata tam güvence koyunca, İngiltere’den oraya mevduat kayması olmuş. Komşumuz Yunanistan da mevduata tam güvence getirdi. Bizden Yunanistan’a mevduatını götüren olur mu, kaçış yaşanır mı? Hiç sanmıyorum" dedi. Unakıtan, "Bunlar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK) işi ama" derken, soruları yanıtsız bırakmayıp, "Türkiye Bankalar Birliği (TBB) başta olmak üzere bankacılar Türkiye’de mevduatta 50 bin YTL olan sınırı yükseltmemize gerek olmadığını düşünüyor" mesajı verdi. Unakıtan, "ABD ve Avrupa ülkeleri şu anda yangına su sıkıyor. Bizde yangın yok ki su sıkalım. Eğer sıkarsak, boşuna binayı yıpratırız" diye konuştu.

Haksız rekabet var ama

Kemal Unakıtan, Maliye Bakanlığı Müsteşarı Hasan Basri Aktan, Gelir İdaresi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy ve Vergi Konseyi Başkanı Mustafa Uysal ile birlikte önceki akşam İstanbul’da işadamları ve bankacılarla, dün sabah da gazete ve haber televizyonlarının yayın yönetmenleriyle buluşup durum değerlendirmesi yaptı. Unakıtan, başta TBB Başkanı Ersin Özince olmak üzere bankacıların mevduata güvence sınırının yükseltilmesini gerekli görmediklerini belirterek, şunları dile getirdi: "Aslında Avrupa ülkeleri mevduata güvence sınırını yükseltti. Kimileri yüzde 100 güvence verdi. Bankacılarımız, bu durumun haksız rekabet yarattığı görüşünde. Ancak yine de Türkiye’de güvence sınırının yükseltilmesinden yana değiller."

Yangın yok ki su sıkalım

Unakıtan, "Şimdi ’Varlık Barışı’ adı altında yurtdışındaki paraları Türkiye’ye çekmeye dönük yasa hazırlığınız var. Eğer mevduata güvence sınırımız 50 bin YTL’de kalırsa, o paraların gelmesi mümkün olur mu?" şeklindeki soru üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: "Bankalarımızdaki mevduatların sayıca yüzde 95’i, 50 bin YTL’nin altında. Mevduatın miktar olarak ağırlığını kalan yüzde 5 oluşturuyor. Ancak, unutmayalım ki Amerika olsun, Avrupa ülkeleri olsun, mevduata güvence sınırını yükseltirken, yangını söndürme telaşıyla bu kararları aldılar. Yani, adamlar yangına dört bir yandan su sıkıyorlar. Oysa bizde yangın yok çok şükür. Yangın yokken su sıkmak binaya zarar verir."

Gelmezse de yanmayız

Unakıtan, "Hazırladığınız ’Varlık Barışı’ yasasıyla yurtdışından ne kadar para gelmesini bekliyorsunuz? Hedefiniz ne? Eğer bu konuda istediğiniz sonuca ulaşmazsanız ne olacak?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Ben Maliye Bakanıyım, öyle tahminler yapmam, kendimi bağlamam arkadaş. Biz tasarıyı hazırladık. Başbakanlığa gönderdik. Bir-iki hafta içinde yasalaşmasını bekliyoruz. Biz bu yasayı dışarıda bırakılmış paraların Türkiye’ye getirilmesi için çıkarıyoruz. Diyoruz ki, yeter ki parayı getir, ne Maliye, ne SPK, ne gümrük, kimse size hesap sormayacak. Bu paralar gelirse Türkiye ’abad’ olmaz. Gelmeyince de ’yandık, bittik’ havasına girmeyiz."

Türklerin aldığı hazine bonosunda da stopaj kalkıyor

KEMAL Unakıtan, hazine bonosuna yatırımda yabancı-yerli farkını ortadan kaldırmayı planladıklarını belirterek, "Mevcut durumda yabancılar hazine bonosuna yatırım yaptığında vergi ödemiyor. Yani, onlar için vergi sıfır. Oysa Türkiye’deki vatandaşlarımız hazine bonosuna yatırım yaptığında yüzde 10 stopaj kesiliyor. Şimdi bu eşitsizliği ortadan kaldırmayı planlıyoruz. Hazine bonosuna yatırımda vergi açısından yerli-yabancı farkı kalmayacak" dedi. Unakıtan’ın bu sözleriyle hükümet hazine bonosunda daha önce attığı adımları tümüyle geri çekeceğini ortaya koydu. Hükümet daha önce "sıcak para"yı biraz yavaşlatmak için yabancıların da hazine bonosu alımına yüzde 10 stopaj koymuş, sonra hemen kaldırmak zorunda kalmıştı. Unakıtan, "İçerdeki vatandaşlarımızın paralarını yurtdışına götürüp, oradan dolaşarak hazine bonosunu sıfır vergiyle alma çabasına girmelerini istemiyoruz" sözleriyle, ortaya çıkan çarpıklığı da kabullendi.

Kriz bizi kredi akışının zorlaşmasıyla vurabiliyor

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, "ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere, dünyada yaşanan kriz Türkiye’yi hiç etkilemiyor mu ya da hiç etkilemeyecek mi?" sorusu üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: "Sayın Başbakan da biz de, ’kriz bizi hiç etkilemeyecek’ demiyoruz. Amacımız, bu krizden en az etkiyle sıyrılmak. Şu anda kriz bizi kredi akışının zorlaşmasıyla vuruyor. Türkiye’de tasarruflar az. Dolayısıyla dışardan kaynak kullanmak durumundayız. Dolayısıyla kimi yabancı sermaye yatırımı olarak, kimi borsaya girerek, kimi de kredi olarak Türkiye’ye gelmeli. Şimdi kredi akışı zorlaşıyor, faizleri yükseliyor. Bu durum da Türkiye’nin büyümesini olumsuz etkileyebilir."

KOBİ’lere ucuz kredi için bütçeden kaynak

KEMAL Unakıtan, "Dış kredi akışının sıkışması, içerde de bankaların kredide daha eli sıkı davranması en çok KOBİ’leri olumsuz etkiliyor. Bunun için bütçeden kaynak ayırıyoruz. KOBİ’lere diyoruz ki, git bankadan kredini kullan. Kredinin faizi yüzde 21 mi? Sen bankayla anlaş, biz kredinin faizinin 11 puanlık bölümünü bütçeden karşılayacağız. Yani sen yüzde 10 faizle kredi kullanmış olacaksın. Buna benzer bir modeli Sanayi ve Ticaret Bakanlığımız uyguladı. Ayrıca aynı model tarım kredilerinde de uygulanıyor."

Suudi Arabistan GAP’ta tarım için gelebilir

KEMAL Unakıtan, "Suudi Arabistan’ı GAP bölgesinde tarım projelerine çekme planınız var mı?" sorusu üzerine şu mesajı verdi: "Suudi Arabistan’da Kral, ilgili bakanlara Türkiye’de tarım işine girme yollarını araştırmaları için talimat vermiş. Bu konuda görüşmeler oluyor. Yap-işlet-devret modeliyle düşünülebilir. Ayrıca Libya da GAP’ta tarım projelerine girmek istiyor."

BSMV’den 5 milyar YTL geliyor hemen kaldırmak zor görünüyor

MALİYE Bakanı Kemal Unakıtan, "Dış kredi akışında dünyadaki kriz yüzünden sıkışmalar yaşanıyor. Bu durumda içerdeki kredi akışını artırmak için çalışmalar yapıyoruz" dedi. Unakıtan, "Bu durumda bankaların üzerindeki bazı yükleri de kaldırmayı planlıyor musunuz?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) yüzde 5 düzeyinde. İlk bakışta bunu kaldırmak kolay gibi görünebilir. Oysa hiç de kolay değil. Çünkü, oradaki vergi gelirimiz 4.5-5 milyar YTL dolayında. Benden bunu isteyen bankacılara, ’Bana başka kaynak bulun, kaldırayım’ diyorum. Ancak, 2009’dan sonraki dönemde BSMV’yi kademeli olarak düşürmeyi gündeme getirebiliriz."

Yabancı banka dışarıya kuruş para götüremez

KEMAL Unakıtan, yabancı bankaların kriz nedeniyle Türkiye’den kendi merkezlerine kaynak aktarmaları konusundaki kuşkuları şöyle değerlendirdi: "Yabancı bankalar dışarıya mevcut mevzuat çerçevesinde kuruş bile götüremez. BDDK sürekli bankacılık sektörünü izliyor. Saat saat hangi bankanın ne yaptığını biliyor. Aslında BDDK gibi kurumları biz 2001 krizi sonrası, krizden çıkış araçları olarak kurduk. Bir gün yeniden kriz yaşanır da işimize yarar diye düşünmemiştik. Ama BDDK gibi iyi çalışan bir düzenleme ve denetleme mekanizmasının ne kadar çok işe yaradığı, ABD ve Avrupa ülkelerinde yaşanan krizle daya iyi ortaya çıktı."

IMF’ye sırtımızı dönmüyoruz, kendi çıpamızı oturtuyoruz

KEMAL Unakıtan, "TÜSİAD başta olmak üzere iş dünyası Uluslararası Para Fonu’yla (IMF) bir an önce anlaşmanız gerektiğini düşünüyor. IMF konusundaki tavrınız nedir?" sorusunu şöyle yanıtladı: "IMF’yi bir ’çıpa’ olarak kullanmamız gerektiğini düşünenler var. Aslında biz Türkiye olarak bir süredir kendi çıpamızı orta vadeli program ortaya koyarak oluşturmaya çalışıyoruz. 262 milyar YTL’lik 2009 bütçesi, bunun ilk ciddi sınav yılı olacak. Ancak, IMF’ye de hiçbir zaman sırtımızı çevirmiyoruz. Nitekim IMF heyeti şimdi burada. Eğer, ülkemizin çıkarı IMF’yle yeni anlaşma yapmamızı gerektiriyorsa, buna inanırsak, hemen gerekli adımı atarız."

’Varlık Barışı’yla kara paranın önüne engel koyarız

KEMAL Unakıtan, "Varlık Barışı" tasarısının uyuşturucu, silah kaçakçılığı, insan ticareti gibi işqlerden elde edilen kara paranın Türkiye’ye girmesine yol açabileceğine dönük kuşkular konusunda şunları söyledi: "Biz her türlü önlemi alıyoruz. Evet, dışardaki parayı çekmek istiyoruz ama uyuşturucu, insan taciri, terör, silah kaçakçılığı parasını da bu pakete sokmayız. Kamu vicdanını rahatsız edecek hiçbir şey yapmayız."
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı