"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Biz insanlar, bir de eşek diye bu hayvancığı küçümseriz!

Sevgili hayvan dostu, Yeşim Seliz arkadaşımdan gelen bir öyküyü sizlere aktarmak istedim.

Hayvanları küçümsemenin, onları akılsız, beyinsiz sanmanın yanlışlığını anlayalım diye...

ışte eşeğin aklı

“Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır. En sonunda çiftçi, hayvanın zaten yaşlı olduğunu ve kuyunun da çoktandır kapanması gerektiğini düşünür ve eşeği kuyudan çıkarmaya değmeyeceğine karar verir. Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar. Eşek başına gelenin ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığı altında, birden sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra, çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz. Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta, silkelenerek toprağı sırtından aşağıya atmaktadır. Bu şekilde de yükselen toprak onun yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir süre sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı atlayıp, koşarak uzaklaşır!” E tabi bu hikâyenin bir de kıssadan hissesi var bizler için... Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü kötülükle...
ışte bu kuyudan çıkmanın sırrı, bu kötülükleri silkeleyip atmak ve bir adım yükselebilmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir kürek topraktır. Onlardan kurtulmanın yolu da bir adım atmaktır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin, atın sırtınızdakileri, bir adım daha yukarı çıkın.

Çocuklara hayvan sevgisini öğretmek

Merhaba, sizlerle Esenyurt’ta bir yaz tatili gününde denk geldiğim manzarayı paylaşmak istiyorum. Üç tane ilkokul çağındaki çocuk bir küçücük yavru kediyi ellerinde sopalarla kovalıyor. Yakalayınca önce seviyorlar ama hemen sonra ellerindeki sopalarla yine kovalıyorlar.
Bunun üzerine ben kediyi yakaladım ve çocuklara kediyi sevmeyi öğretmeye karar verdim. Kediyi bir duvarın üstüne koydum ve tek tek tüm çocuklara sevdirdim. ınanır mısınız bir anda etrafımdaki çocukların sayısı 10’nu buldu. Teker teker kediyi sevmeye başladılar. Ama kafasını okşatmak bile kolay olmadı. Çünkü onu bile hiddetle yapanlar vardı. Ama biraz uğraştan sonra sevmekten hoşlandıklarını hissettim.
Aynı gün mahallenin çocukları gelip, dernekte bulunan tek kedi yavrusunu oynamak için almak istedi. Bir saat kadar onunla oynayıp yerine koydular. Ve bu benim için oldukça şaşırtıcı bir deneyim oldu, çünkü çevremdeki birçok çocuğun o kediyle ilgilenmeyeceklerini düşünüyordum.
Sonra derneğin kadın komisyonuyla bunu konuşurken mahalledeki ve derneğe gelip giden çocuklar için neler yapabiliriz, diye düşündük ve çocuklar için “Oyun ve Masal Günleri” düzenlemeye karar verdik.
Bir arkadaşımız onlara masal anlatacak, diğer bir arkadaşımız ise onlara resim yapmayı, legolarla oynamayı, deney yapmayı öğretecek...
Ama bunları yapabilmemiz için lego, yapboz, boya gibi oyuncaklara ihtiyacımız var.
Bizlerle kardeşleriniz, çocuklarınız ve komşularınızın artık oynamadığı, özellikle zeka geliştiren oyuncakları paylaşabilirseniz çok seviniriz.
Aynı zamanda masal okumak, oyun oynamak gibi çocuklarla ilgilenmek isteyen arkadaşlarımıza da kapımız sonuna kadar açık.
Çocuklara hayvan sevgisini, birbirlerini sevmeyi öğretmek üzere de desteğinize ihtiyacımız olacaktır.
ılk oyun günümüz 8 Kasım Pazar günü.
Masal günümüz ise 15 Kasım...
Desteklerinizi bekliyoruz...
mail: esenyurtdostlukdernegi@gmail.com

X