« Hürriyet.com.tr
MENÜ

"Biz herkese yeteriz"

Funda AYAZ
SON GÜNCELLEME

Ayça Alemdar…

Eminim bu ismi hiçbiriniz tanımıyor, bilmiyorsunuzdur.

20 Eylül’de Türk futbol tarihine geçen tüm dünyanın hayranlıkla izlediği, yaklaşık 50 bin kadın taraftarın akın ettiği Fenerbahçe-Manisaspor maçının baş mimarlarından birisi o.

Fener’e gönül veren ve bunun uğruna birçok şeyden vazgeçebilen, GFB üyesi , sarı lacivert renklerin aşığı, Fenerbahçe’nin kadın tribün liderlerinden Ayça Alemdar.

Seyircisiz maç cezasının değiştirilip, sadece kadınların ve çocukların izleyebildiği bir sistem olarak ilk kez Fenerbahçe-Manisaspor maçında hayata geçirilen uygulama nasıl olmuştu da bu kadar ilgi görmüştü?
Peki  nasıl olmuştu da futbolu sevmeyen hatta kocalarının bile maça gitmesini istemeyen kadınlar,  üzerlerine çubuklu formaları geçirip çocuklarından elinden tutan hanımlar Şükrü Saracoğlu’na koşmuşlardı.

Kadınlar futboldan ne anlar, maçta ne işleri var, en fazla 35 bin olur diyenleri utandırıp sadece Türkiye’nin değil birçok ülkenin gündemine oturan bu çılgın taraftarlar nasıl örgütlenmiş ve maça gelmişlerdi?

Bizde merak edilen birçok sorunun cevaplarını öğrenmek için Fenerbahçe tribün liderlerinden biri olan Ayça Alemdar ile buluştuk, konuştuk.

İşte tarihe geçen maçın perde arkası…

- Öncelikle Ayça Alemdar’ın Fenerbahçe aşkı nasıl başladı?

Babam Beşiktaşlıydı beni de zorla Beşiktaşlı yapmaya çalışıyordu. Ben Fener'in renklerini seviyordum ve Fenerbahçeliliğim öyle başladı. Aslında yasak olan şeyleri sevdim hep. /images/100/0x0/563d03fef018fb32c8ed8533

- İzmir'deki yaşamınızı bırakıp İstanbul'a nasıl geldiniz?

İzmir'de yaşarken Fenerbahçe'nin maçlarına gelmek çok zor oluyordu. Her maç deplasman gibiydi. İstanbul'da abla dediğim bir insan vardı bana iş ayarladı ve İzmir'den İstanbul'a geldim yerleştim. Fenerbahçe için hayatımı değiştirdim. Hiçte pişman olmadım.

- Peki gelelim tarihi Fenerbahçe-Manisaspor maçına... Nasıl örgütlendiniz?

Manisa maçına bayanların gireceği iki gün önce belli olmuştu. Gece 1'e kadar toplantı yaptık. Koreografi hazırlamaya çalıştık, kadınlar çok fazla tezahürat bilmediği için tezahüratları yazdık hatta futbolcuların nasıl geleceğini bile kağıtlara yazdık. Tabi yapamadılar o ayrı... 

-Peki 50 bin’e yakın taraftarın gelmesi sizi şaşırttı mı?

İlgiye çok şaşırdım. 6 senedir GFB ile maçlara gider gelirim kavgalar da olmuştur ama bayanların erkeklerden daha tehlikeli olduğnu gördüm. Maraton alt camlarını kırdılar. Maçta ilk defa telefonum kırıldı, kadın taraftarlar polislerle kavga ettiler, tartıştılar.

-Kadınlar tezahürat edemez derler. Maçtaki ortam nasıldı?

Sahiden yapamadılar. Kağıtlara yazdık ellerine verdik onu da yapamadılar.

-Peki küfür ettiler mi?

Etmezler mi hem de nasıl...

-Diğer takımlar için aynı durum olsa, kadın taraftarları sizin kadar maça ilgi gösterir miydi?

Galatasaray'ın yeni stadı açıldığında erkekleri bile gitmemişken bayanlarını hiç tartışmayalım bence.

KADINLAR ÜCRETSİZ MAÇ İZLEMESİN

-Alınan kararla artık kadınlar ve çocuklar maçları ücretsiz izleyebilecekler. Manisa maçından sonra bu uygulamanın iyi olduğunu düşünüyor musunuz?

Kesinlikle kabul etmiyorum. Bedava olunca bizim milletimiz suyunu çıkarır, çok kargaşa olur.

-GFB'den bize biraz bahseder misiniz? Neler yapılıyor, kadınlar bu grupta nasıl yer alıyorlar?

Genç Fenerbahçeliler olarak Sefa Ağabeyimizin liderliğinde 2000 yılında kurulduk. 2005’de de GFB'nin alt grubu bayan oluşumu GFB Angels kuruldu. Biz bayanlar olarak deplasman dahil tüm maçlara organize olmaya başladık. Sosyal hizmetlerde de öncülükler yaptık hep. Kardeşini seç kampanyasıyla doğudaki kardeşlerimize yardımlar ettik, ağaç dikme kampanyası yaptık. Çocuk Esirgeme Kurumları, Huzur Evleri ziyaretlerimiz oldu. Biz GFB olarak sadece taraftar grubu değil sosyal bir topluluğuz. Aslında tabi ki bizden manevi desteğini hiçbir zaman esirgemeyen ağabeylerimize teşekkür borçluyuz. GFB de kardeşlik vardır, birlik vardır bu da Sefa ağabeyin sayesindedir. Yalnız bu konuda değinmek istediğim bir şey var. Biz GFB olarak ilkleri yaptık, sosyal konulara değindik fakat Beşiktaş'ın ÇARŞI'sı toplanıyor televizyonlar onları gösteriyor. 3-5 kişi Taksim'de toplanıyor Çarşı Taksim'i ayağa kaldırdı deniyor. Neden onlara yer veriyorlar televizyonlarda da niye bize yer vermiyorlar. Tamam biliyoruz Lig TV Fenerbahçe'yi sevmiyor ama bu kadar da olmaz./images/100/0x0/563d03fef018fb32c8ed8535

BİZ HERKESE YETERİZ

-Şike konusuna gelirsek, ne düşünüyorsunuz?

Şikeyi siyasi bir olay olarak görüyorum. Daha geçen gün atletizmde şike yapan Galatasaray'a neden bir şey yapılmadığını merak ediyorum. Herkesin derdi demek ki Fenerbahçe olmuş. Bizim üstümüzden prim yapılıyor. O kadar olay oldu şike vs. ama biz yine birliğiz, biz yine herkesi ezeriz. "Biz bize yeteriz" demişti Volkan ama aslında "Biz herkese yeteriz".

-Trabzon'un Şampiyonlar Ligi'ne gitmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Başkasının hakkıyla Şampiyonlar Ligi'ne gidip bir de buna sevinen takıma "ezik" derim ben. Trabzon ve Trabzonsporlular için "Onur" sadece kalecilerinin ismidir.

-Ligin sonunda Fenerbahçe'yi ne bekliyor sizce?

Fenerbahçe'yi ligden asla düşüremezler. Fenerbahçe yoksa Türkiye yoktur, lig yoktur. Fener'i ligden düşürseler, Bank Asya'da bile olsa yine gideriz destekleriz. Fenerbahçe sokakta maç yapsın kaldırımda bile tribün yaparız.

- Son olarak tribünde veya maça gitmek için yaşadığınız olaylardan en ilginçlerini anlatır mısınız?

İzmir'de ailem ile yaşarken maçlara gitmeme izin vermiyordu. Çünkü yaşım küçüktü ve haklılardı da. Ben de birgün arkadaşımda kalacağım dedim ve İstanbul'a gittim. Ertesi sabah döndüm İzmir'e. Eve geldim ve o kadar yorgunum ki hiç uyumamışım hemen yattım. Sonra kuzenim aradı. "Kahvaltıya bize gel" dedi, "Yok" dedim. "Uyuyacağım çok uykum var" dedim sonra çok ısrar etti ve kıramadım gittim. Kuzenim bana "Dün maça gittin mi" dedi "Yok abi evdeydim, arkadaşımla oturduk" dedim. Sonra kuzenim eline bir gazete aldı ve dediki "Baksana gazetedeki kız aynı sen" dedi ben de ne yapacağımı bilemedim bir baktım gazetenin sayfasında tam sayfa benim fotoğrafım. Ben de olayı çevirmek için "Aaa ne kadar çok bana benziyor" dedim. Ama tabi kimse bana inanmadı ve yakalandım. /images/100/0x0/563d03fef018fb32c8ed8537

Bir gün de Rize maçıydı. Sefa ağabeyimizin cezası bitecek ve maça gelecekti. Sefa Abi'yi o  kadar çok seviyor ve saygı duyuyorum ki o maçta Sefa ağabeyi görmem lazım. Maça gitmek istiyorum ama İstanbul'a gidecek kuruş param yok. İzmir'den İstanbul'a gidecek otobüsü Cem ağabeyimiz kaldırıyordu. Onu aradım yardım istedim o da "Gel kardeşim". Ama otogara gidecek param da yok. Onu da halletti taksi paramı verdi. Bana çok yardımı bulunmuştur. Çok severim Cem ağabeyi.

fayaz@hurriyet.com.tr

https://twitter.com/fndayaz


Bunları da Beğenebilirsiniz