« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Biz büyüdük ve kirlendi dünya

Spor dünyamız çalkalanıyor yine. Bir yandan Galatasaray'ın Cemal Nalga'yı Tufanmış gibi göstermesi, diğer yandan bahis çeteleri.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Bunlarla ilgili verilecek cezalar ve alınacak önlemler merakla bekleniyor tabi bizler tarafından. Türkiye'de yaşanan yargı zafiyetini göz önünde bulunduracak olursak bize(Türk Basketbol Federasyonuna)düşen rolü çok iyi oynayacağımızı zannetmiyorum. Ancak Alman Savcıların el koyduğu bahis çetelerinin havalarda uçuştuğu şike skandalının yakın zamanda su yüzüne çıkacağı aşikar.
Bu köşeden hep söylemeye çalıştığım bir şey var; spora ne siyaset ne başka başka ayak oyunları karıştırmak gerektiği tabi ki.. Ama ne yazık ki; bizler spor işini sporcularımıza bırakmıyoruz, kendimiz halletmeye çalışıyoruz..Bırakalım spor sahalarda oynansın.Yete artık kirletmeyelim dünyayı.

Şerife Çaldenk yazıyor

 

Bütün bu olanların ve lige verilmiş olan aranın ardından bu akşam çok ama çok önemli bir maç vardı İnönü'de..Üzerinde çok kafa patlatılan ve sonuç tahmini yapılmaya çalışılan bu maç İstanbul'da puslu bir akşamda oynandı.

Beşiktaş üzerinde dolanıp duran kara bulutları bu derbiden alacağı iyi bir sonuçla dağıtmak istedi.Zaten istekli oldukları her hallerinden de belliydi. Mustafa Hoca'nın her maçta hepimizi şaşırtan kadro seçimi bu sefer çok isabetliydi. Maçın ilk dakikalarında, ilk yarının ortalarına kadar Beşiktaşlı oyuncular üstünlüğü ellerinde tuttular. Ancak bu üstünlük ağları havalandıramadı. Fenerbahçe ise ilk yarının ortalarından itibaren rakip kaleye gitmeye başladı ancak onlar da çok önemli ve tehlike yaratacak gol pozisyonlarına giremediler. Ta ki; ilk yarının sonunda Alex'in duran toptan yarattığı tehlikeye kadar. Fakat o da gol niteliğine kavuşmadı.

İlk yarının geneline bakıldığında; Beşiktaş'ın Fenerbahçe'ye göre daha istekli  oynadığı söylenebilir. Bu haliyle bakıldığında maçın ilk yarı skoru gibi 0/0 biteceği bile söylenebilirdi. Ancak Emre'nin ikinci yarıda sarı kart görmesi ve sakatlanarak oyundan çıkması ile başlayan olaylar serisi önce Beşiktaş'ın ilk golünü getirdi. Bu golle bayağı sarsılan Volkan daha üç dakika olmuştu ki ne olduğunu anlayamadı ve kalesinde ikinci golü gördü.
Alex maç boyunca Fink tarafından çok iyi marke edildi. Ayağına duran topların dışında pek top değmedi de denilebilir. Şu da bir gerçek ki; Alex'in top dağıtmadığı bir Fenerbahçe düşünülemez. Güiza'nın kadro dışı olduğu bu maçta yine forvet görevini üstlenen Kazım Kazım'ın ayağında top tutamayışı ve kendini de nedense ayakta tutamaması gol yollarında Fenerbahçe'nin elini iyice zayıf bıraktı. Bir de bütün bunlar yetmiyormuş hakeme küfredip kırmızı kart görerek takımını on kişi bıraktı.

Maçın skorunu ise Yusuf'un yerine giren Uğur belirledi ve İnönü 'de gülen Mustafa Denizli ve öğrencileri oldu.

Burada tabi yol yorgunu Lugano için de bir paragraf açmak gerek. Milli takımda oynayıp, bir de onca saatlik yoldan gelen Lugano'yu oynatmak da bu kadar ısrar etmenin gereği var mıydı acaba? Onun yerine Deniz oynasaydı bundan daha kötü bir skor mu alınırdı, hiç zannetmem. O nedenle bu maçın asıl adamı; hafta içi yaptığı açıklamalarda '' Beşiktaş'ın oynadığı oyunu bir türlü çözemedim'' diyen Daum'dur. Gerçekten çözemediği her halinden ve oynanan futboldan belliydi.


Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler