Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Bittik, ama sorumlusu Eroğlu

LİMAK ve Bilgin grupları Elazığ’da 170 milyon dolarlık yatırımla, üç yıl gibi kısa bir sürede Seyrantepe HES’ini bitirerek hizmete soktu.

Benim de izlediğim törende santralı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler ve Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile beraber hizmete sokan Başbakan Tayyip Erdoğan, bu başarıları için yatırımcılara teşekkür etti.

Başbakan’ı dinlerken; yolda okuduğum, beraberindeki iki bakan arasındaki enerji tartışmasını ortaya koyan belgeyi anımsadım.

Dağıtım ekinde Başbakanlık yok, o nedenle belgeden habersiz olduğunu sandığım Erdoğan, bir de enerji krizi olmasın istiyorsa olaya el koymalı.

SANKİ İHBAR MEKTUBU

Çünkü Hilmi Güler imzalı, 23 Eylül tarihli belgede önemli itiraflar, suçlamalar anlamına gelecek ibareler var.

Güler belgede, Eroğlu’nun eski genel müdürü olduğu şimdi de kendisine bağlı DSİ’nin, yaptırdığı barajlarla ilgili öngörülerinin hiç tutmadığını söylüyor.

Kurulu gücü bin 700 MW olan Akköprü, Alpaslan, Çine, Deriner, Ermenek, Kılavuzlu, Manyas, Obruk, Topçam ve Torul barajlarında DSİ’nin 2003 programına göre dahi beş yılı bulan gecikmeler yaşandığını vurguluyor.

Bu durumun üretim planlarını olumsuz etkilediğini anlatan Güler, talep artışı AB ve OECD ülkelerinin üzerinde olduğundan, "Devam eden barajların bir an önce bitirilmesi hayati önemde" diyor.

"Bittik; ama bunun suçu benim değil, Eroğlu’nun" demek istiyor yani.

Güler’in şu ifadeleri de, "Uyardım, ama sözüm geçmiyor" demek değil mi?

"Dolayısıyla ilgili kurumların sorumluluklarının gereğini yerine getirmelerinin büyük önem arz ettiği hususları gerek yazılı, gerekse üst düzey katılımlı toplantılarda Bakanlığımızca gündeme getirilmiştir."

Yazıdaki, "Oysa bu konu hükümetimizin 3 aylık eylem planında da yer almıştır" uyarısının ne anlama geldiği de Eroğlu’nun sorunu olsa gerek.

BİR KÖTÜ HABER DE BENDEN

Güler, daha çok sitemde bulunuyor da sadece birkaçını özetleyeyim.

DSİ yüzünden, kuraklığın da etkisiyle yetersiz olan su rezervlerimiz daha da azaldı, elektrik fiyatları da öngörülenden daha çok yükseldi.

DSİ, Keban, Karakaya ve Atatürk barajlarında seviyeler normalden daha aşağı düştüğü için öngörülenden çok üretim yapmamızdan şikáyetçi; ama barajlar zamanında bitirilmiş olsaydı böyle olmazdı.

Sonuç; barajlardaki su seviyesinin makul düzeyde tutulması ve aşırı fiyat oluşumunun engellenmesi için gereği ivedilikle yerine getirilsin.

Doğrusu; barajların işletme planlarını yapan EÜAŞ, Güler’e bağlı olduğundan belge kafamı karıştırdı; ama bu sorun da Eroğlu’nu ilgilendirir.

Eroğlu, bu konuda da belki dava açar veya Başbakan’a, "Hakem ol" der.

Ancak, Eroğlu’na hem bir uyarım hem de kötü bir haberim var. Nereye başvuracağı kendi kararı; ama hem haklı hem de güçlü olmalı.

Bakınız, belgede de adı geçen Deriner Barajı için Cumhuriyet tarihinin rekor keşif artışlarına imza attığı halde baraj zamanında bitirilemiyor.

Eroğlu, bunu yazdığım için beni dava etti; ancak, ayrıntılarına sonra gireceğim, perşembe günü Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi, kararını verdi:

"Açılan davanın, ’ispat edilememesi’ nedeniyle reddine."
X