Birleşme burukluğu bitmedi

Hürriyet Haber
28 Eylül 2015 - 10:26Son Güncelleme : 28 Eylül 2015 - 10:26

İki Almanya birleşeli tam 25 yıl oldu.Bu yılki kutlamalar 2-4 Ekim tarihleri arasında Eyaletler Meclisi dönem başkanlığını üstlenen Hessen sınırları içinde kalan Frankfurt’ta düzenlenecek. Evet, iki Almanya birleşeli tam 25 yıl oldu.Ama nedense Almanlar bu birleşmenin sevincini şu ana kadar tam yaşayamadı.Yani, ‘birleşme burukluğu’ bir türlü bitmedi.

Oysa ki, Almanların mutlu olmamaları için hiçbir nedenleri yok.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Anayasa’nın kabulüyle 23 Mayıs 1949 tarihinde Batı Almanya olarak bilinen Almanya Federal Cumhuriyeti kuruldu.
Sosyetler Birliği’nin (SB) kontrolündeki Doğu’da da 7 Ekim 1949’da DDR olarak bilinen Demokratik Almanya Cumhuriyeti.
13 Ağustos 1963 tarihinde de iki Almanya arasına duvarlar örüldü.
Yani, Almanya Almanya’dan, Almanlar da Almanlardan ‘beton duvarlarla’, ‘dikenli tellerle’ ayrıldı.

* * *

Resmi verilere göre özgürlüklerine kavuşmak için Doğu’dan Batı’ya kaçmak isteyen 872 DDR vatandaşı, Doğu Alman güvenlik görevlileri tarafından kurşunlanarak öldürüldü.
Berlin’i Berlin’den, Berlinlileri Berlinlilerden ayıran ve ‘utanç duvarı’ olarak nitelenen ‘Berlin Duvarı’nı aşmak isteyen 138 kişi can verdi.
Nihayet 40 yıl sonra dönemin Sovyetler Birliği (SB) lideri Mihail Gorbaçov’un ‘Perestroyka’ (Yeniden Yapılanma) ve ‘Glasnost’ (Saydamlık) politikası sayesinde 9 Kasım 1989 tarihinde iki Almanya arasındaki duvarlar delindi.
Daha sonraki günlerde de yıkıldı...
2 Ekim 1990’da Demokratik Almanya Cumhuriyeti tarihe gömülürken, iki Almanya 3 Ekim 1990 tarihinde Federal Almanya Cumhuriyeti çatısı ve bayrağı altında birleşti.
Ülkenin hem Doğu hem de Batı’sında sevinç vardı.
Mutluluk vardı.

2 Ekim’i 3 Ekim’e bağlayan gece yarısı Federal Meclis olarak bilinen Berlin’deki ‘Reichstag’ (Reich Meclisi) binası önündeydim.
Bir grup gazeteci arkadaş Bonn’dan Berlin’e gelmiştik.
Tam gece yarısı Schöneberg Belediye Sarayı başta olmak üzere kentin çeşitli kesimlerinden çan sesleri yayıldı.
Tarihi Brandenburg Kapısı önünde tam bir bayram havası esiyordu.
Dönemin Cumhurbaşkanı Richard von Weizsaecker, ‘birleşmenin mimarı’ olarak tarihe geçmeyi garantileyen dönemin Başbakanı Helmut Kohl, bir dönemler Berlin Eyalet Başbakanı olarak görev yapan ve başlattığı ‘Ostpolitik’ (Doğu Politikası) ile Doğu ile Batı’nın birleşmesine önemli katkılarda bulunan Almanya’nın eski başbakanalrından Willy Brandt ve daha başka birçok politikacı oradaydı.

Richard von Wezsaecker, mikrofunun başına geçti ve “Almanya’nın birleşmesi sonuçlandırıldı. Biz, Tanrı ve insanlara karşı sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Biz, birleşik Avrupa’da barışa hizmet etmek istiyoruz” deyince çılgın bir alkış koptu.
İnsanlar sabaha kadar yalnız Berlin sokaklarında değil, “Birleşik Almanya” sokaklarında birleşmenin sevincini yaşadılar.
Birbirlerini ilk kez gören insanların birbirlerine sarılarak bu birleşmenin sevincini paylaştıklarına tanıklık ettim.
Ben de çok çok sevindim.

* * *

Aradan tam 25 yıl geçtiği halde ülkenin hem Doğu hem de Batı’sında hâlâ birleşmenin sevincini yaşayamayan insanlar olduğunu görüyoruz.
Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, ülkenin Batı’sında yaşayan Almanların yüzde 62’si, Doğu’dakilerin de yüzde 77’si birleşmeden sonra ekonomik konumlarının daha da iyileştiğini söylüyor.
Hem Doğu’da hem de Batı’da insanların refah düzeyi daha da artmış.
Hem Doğu hem de Batı’da hem kadınlar hem de ekrekler arasında ölüm yaşı ortalaması belirgin bir biçimde yükselmiş.
Doğu’da doğum oranı gözle görülür bir biçimde artmış.
Her ne kadar Batı ile Doğu arasındaki ücretlerde hâlâ tam eşitlik sağlanamasa da, ilk yıllardaki dengesizlik büyük ölçüde giderilmiş.
Böyle olduğu halde yine de bir ‘birleşme burukluğu’ gözleniyor.
Nedense ‘Şu bizim Almanlar’ sevinmeyi bile bilmiyorlar.
Oysa ki, ‘Şu bizim Almanların’ yerinde olmak isteyen milyonlarca insan var.

Etiketler: avrupa , Ahmet Külahçı


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı