Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Birleşik Avrupa Devletleri

Ege CANSEN

Avrupa Birliği'nin para birimi Euro (TRT'ye göre ‘‘öro'', finans dünyasına göre ‘‘yuro'' diye okumak gerek) 4 Ocak 1999'da yürürlüğe girdi. Bugün, muhtemelen tarihçiler tarafından BAD'ın yani Birleşik Avrupa Devletleri'nin kuruluş günü olarak tescil edilecek. Amerika Birleşik Devletleri'nin para birimi Dolar'ın doğum yılı 1792'dir. Halen kullanmakta olduğumuz ‘‘Türk Lirası'' TC Merkez Bankası tarafından çıkartılmaktadır. Merkez Bankası, 11 Haziran 1930'da kurulmuştur. Bu tarihi, TL.'nin doğum günü kabul edebiliriz. Daha önceleri banknot çıkarma tekeline Osmanlı Bankası sahipti. Osmanlı Bankası, 1856'da İngiltere'de kurulmuş, ancak 1863'te ‘‘Bankı Osmanlı Şahane'' adını alarak, Osmanlı Devlet Bankası olma vasfını kazanmıştır. (Bu konularda ayrıntılı bilgi almak isteyenler İlhan Tekeli ve Selim İlkin'in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası adlı eserine başvurmalıdır.) Pek tabii, altın veya gümüş Türk parası çıkarmanın tarihi Osmanlı'nın kuruluş yıllarıyla başlar. Esasen, bir milletin bağımsız bir devlet kurmuş olmasının ilk şartı, kendi adını (tuğrasını) taşıyan para çıkarmasıdır.

Euro'nun hayata geçirilişine bu gözle bakarsak, bu yeni para birimini kabul eden 11 ülkenin, bağımsızlıklarından kendi rızalarıyla vazgeçtikleri anlamını da çıkartabiliriz. Bu aynı zamanda Avrupa'da ‘‘ulus devlet'' anlayışının resmen sona erişi şeklinde de yorumlanabilir. BAD (Birleşik Avrupa Devletleri) ‘‘çok uluslu'' bir devlet olacaktır. BAD'ın, tüm üye ülke halklarını tek bir ulus haline getirme iddiası yoktur. Aynen Osmanlı İmparatorluğu'nun ‘‘çok uluslu'' olması gibi. Bu bapta, Osmanlı'nın varisi olarak kendimizi, Avrupa'dan ileri sayabiliriz. Türkiye'yi ziyaret eden Amerikalı bir düşünür, yemek sohbeti sırasında, Amerika'nın yetmiş iki milletten (halktan) tek bir ulus yaratan bir ‘‘eritme potası'' (melting pot) olma özelliğini gitgide kaybettiğini söyledi. Bundan sonra Amerika, ‘‘salata çanağı'' (salat bowl) olacaktır. Yani Amerika, içine aldığı milletleri eritmeyecektir. Onları, etnik özelliklerini kaybettirmeden bir arada tutacaktır, demişti. Pek tabii, bu öngörü ne kadar doğrudur veya doğruysa bu Amerika ve o insanlar için iyi mi olur kötü mü, bu ayrı bir tartışma konusu.

* * *

Euro'nun Avrupa'yı daha sıkı bir entegrasyona tutacağı kesin. Avrupa'da şirket büyüklükleri ve verimlilikleri artacak. Milli gelirler yükselecek. Ancak Euro arzını kontrol edecek Avrupa Merkez Bankası'nın, Maastricht anlaşmasına göre, üye devletlerin ihraç ettiği tahvillerden satın alması yasak. Bu durgunluktan çıkmak veya istihdamı artırmak için ‘‘Hazine-Merkez Bnnkası'' paslaşmalarını çare olarak gören iktisat görüşünü dışlamak demektir. Bu durumda üye devletler, moda deyimiyle ‘‘asimetrik'' bir meseleyle karşılaşırlarsa ne yapacak? Sorunlu ülke ‘‘felaket bölgesi'' ilan edilip, özel işleme mi tabi tutacak?

En çok merak edilen gelişme, Euro'nun Dolar karşısında ne yapacağı. Allah bilir. Mutlaka falcılık yapmak gerekirse, Euro değer kazanır derim.

SON SÖZ: Yeni para, yeni devlet; yeni devlet, yeni çağdır.



X