Birkaç ülkede mağazayla marka olunmaz, şöhret ‘devam’ ister

Demet CENGİZ BİLGİN
07.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme: 06.05.2010 - 21:57

Modanın efsane isimlerinden Nino Cerruti, “Bir filmde görünmekle star olunamayacağı gibi birkaç ülkede mağazanız olması sizi global marka yapmaz. Türk filmleri, markalarınızdan daha bilinir” dedi. Artık marka yaratmanın güçlüğüne değinen Cerruti, “Cebinizde en az 200-300 milyon Euro’nuz olmalı” uyarısında bulundu.

BÜYÜK dedesinin 1881’de başladığı kumaş işini 20 yaşında babası vefat edince devralıp, kısa sürede moda markasına dönüştüren Nino Cerruti, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) düzenlediği 3’üncü Moda Tekstil ve Hazır Giyim Konferansı ve Sergisi için İstanbul’a geldi. 2000 yılında moda birimini Fin.Part’a satan Nino Cerruti ve oğlu Julian, sorularımızı yanıtladı.  Nino Cerruti, “Çok güçlü ve iyi üretici olduğunuzu biliyorum ama hiçbir Türk markasını tanımıyorum. Kabul edin birkaç ülkede mağazanız olması sizi global marka yapmaz. Tıpkı bir filmde görünmekle star olunamayacağı gibi. Şöhret devamlılıktır” dedi. Cerruti Türk fimlerinin, Türk markalarından daha bilinir olduğuna dikkat çekerek, Avrupa’daki festivallerde ödül alan Türk filmlerini izlediğini söyledi.
Yapmadıklarınızı yapın
“Bana sorarsanız Türk sineması yükseliyor derim ama moda da böyle bir işaret göremiyorum” diyen Cerruti, global marka yaratmak iddiasındaki Türk şirketlere şu önerilerde bulundu: “Bugüne kadar yaptıklarınızla global bir marka olamadıysanız demek ki başka şeyler yapmalısınız. İyi üretici olmak iyi marka anlamına gelmez. Çin bütün dünya için üretiyor ama hiçbir Çinli marka yok ortalıkta.”
300 milyon Euro lazım
Marka hazırlamanın çok karışık ve büyük paralara mal olan bir süreç olduğunu söyleyen Cerruti, “Marka yaratmak için çok ısrarcı olmak gerek. Bugün bir marka yaratmak 50 yıl önceki gibi küçük işletmelerin işi değil. 200-300 milyon Euro’su olmayanın marka yaratması söz konusu değil” diye konuştu.
 Bazen sattığıma pişmanım
Moda markasını 2000’de sattığı için kimi zaman pişmanlık duyduğunu anlatan Cerruti, oğluyla yeni projeler geliştireceklerini, sürprizler yapacaklarını anlattı. Modanın da dünyanın da değiştiğini vurgulayan Cerruti, “Artık insanların hiçbir şeye ihtiyacı yok. Sadece fantezilere, fikirlere, yaratıcı işlere ihtiyacı var. Onlara bunları veren kazanır” dedi.

Birimiz kol, birimiz bacak birlikte hareket etmeliyiz

TGSD Başkanı Cem Negrin, tekstil ve hazır giyim sektörünün ayrı ayrı düşünülmesine tepki göstererek “Eğer bir yüzme yarışındaysak tekstil ve hazır giyim sektörlerinin biri kol, biri bacak. Birlikte hareket etmeliyiz. İşimizi yapmak istiyorsak spekülatörleri engellemeliyiz” dedi. Türkiye’de tekstil ve hazır giyimin yaklaşık 700 bin sigortalı kişi ile en çok istihdam sağladığını vurgulayan Negrin, “Burada yaklaşık bin 500 ikili görüşme gerçekleştirip, bu gruplara yaptığımız ihracatı en az yüzde 10 artırmanın yollarını arayacağız. İhracatımızı artırma çalışmaları ile birlikte yeni istihdama kapı aralayacağız” diye konuştu.

Asla emekli olmayacağım, ölene kadar çalışacağım

1930 doğumlu olan Nino Cerruti, 1950’de babasından işleri devraldığında 20 yaşındaydı. 80 yaşında olmasına rağmen haftada 6 gün çalışmayı sürdüren Cerruti “Hiç emekli olmaya niyetim yok. Ölene kadar çalışacağım. Emeklilik yararsızlıktır. Eminim bir ay çok eğenirim ama sonra ne yaparım? Herkes yaşadığı sürece çalışmalı” diye konuştu. Babasının peşine bir yaşından buyana takılıp işe giden Julian Cerruti ise “Bazen yorulduğumu söylemeye utanıyorum çünkü babam hâlâ büyük bir azimle çalışıyor” dedi.

Alım 10 milyar dolara çıksın

İSTANBUL Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, “Bu etkinliğe, katılan dünyanın en önemli 40 alım grubu ile birebir 1500 kadar iş görüşmesi yapılacak. Buradaki alım gruplarının yöneticilerine çağrım var. Avrupa’nın en önemli ikinci tedarikçisi Türk hazır giyim sektörünün bilgi birikiminden ve kalitesinden daha çok faydalanın. 7 milyar doların üzerindeki toplam alımınızı en az 10 milyar dolara çıkarmak için önünüze gelen bu fırsatı iyi değerlendirin. Şu anda ‘hızın, modanın ve esnek üretimin’ merkezindesiniz.”

Avrupa’daki gelişmeler ihracatta sıkıntı yaratır

TÜRKİYE İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, Yunanistan’da ortalığı karıştıran mali krizin Portekiz ve İspanya’ya da sıçraması halinde Türk ihracatçılarının olumsuz etkilenebileceği sinyalini verdi. İhracatın yüzde 50’sinin Euro bölgesine yapıldığını hatırlatan Büyükekşi, “Yunanistan’daki sıkıntı nedeniyle ihracat zarar yazmaya başladı. Bundan korunmak için ihracatçılarımız kendilerini hedge (korumaları) etsinler. Yoksa zarar görecekler” dedi.

Narin: Ankara’ya gidecek boş vaktiniz var mı

TÜRKİYE Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası(TÜTSİS) Başkanı Halit Narin, “Bilgilerinizi götürüp öbür ülkelere bırakmayın. Bu Türkiye’yi zayıflatır. İstiyorlarsa onlar gelip yatırım yapsınlar. Biz Çin değiliz ama Avrupalı’nın yapamadığını yapan bir milletin fertleriyiz. Ankara’dan şunu alalım, Ankara bunu yapsın demekten de vazgeçmeliyiz. O zaman daha hızlı büyürüz. Siz neden fabrikalarınızı bırakıp Ankara’ya gidiyorsunuz? Bu kadar boş vaktiniz var mı” diye konuştu.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı