Gündem Haberleri

    Birkaç oy için

    Hürriyet Haber
    16.09.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Art niyetli kişiler tarafından siyasete alet edilen türban, THY uçağının kaçırılması olayında olduğu gibi, hayatları tehdit eder boyuta geldi. Sorumsuz politikacı ve yayıncıların dini duyguları istismar etmesiyle gelinen nokta, ülke bütünlüğünü de hedef aldı. Sonuçta, İslamcı görüşü benimseyen İhsan Akyüz, 2 saat boyunda 84 kişinin hayatını tehlikeye attı.

    Türkiye, art niyetli bir yaklaşımla siyasi üniforma haline getirilen türban eylemlerine sahne olurken, THY uçağının kaçırılması olayında olduğu gibi, insanların yaşamını da tehdit eder bir hale geldi. Askerliğini Şırnak'ta komando alarak yapan, sınır ötesi operasyonlara katılan ve İslamcı görüşleri benimsediği belirtilen İhsan Akyüz, tam 2 saat boyunca 84 kişinin yaşamını tehlikeye attı.

    Türkiye'de tarih boyunca hiçbir zaman önemli bir sorun haline gelmeyen türban, son bir kaç yıl içinde radikal İslamcı çevrelerce durmadan pompalandığı için, insanların yaşamını ve ülke bütünlüğünü tehdit eder hale getirildi. Önce politikacılar, dini duyguları oy için yıllarca istismar ettiler. Şimdi de insanlar, başörtülü olanlar-olmayanlar diyerek sınıflara ayrılmaya çalışılıyor.

    Bazı yayıncılar da, rating uğruna bu tehlikeli gidişi hızlandırıyorlar. Ekranlar, art arda dakikalarca tekrarlanan görüntülerle Türkiye'yi her an kavga edilen bir ülke halinde yansıtıyor. Bunun sonucunda gelinen noktada da yakınlarına göre, ‘Güneydoğu sendromu’ yaşayan eski bir asker, tüm ülkeyi ayağa kaldırıyor.

    15 YIL HAPİS

    THY'nin önceki akşam Ankara'dan İstanbul'a giden TK 145 sefer sayılı Airbus A310 tipi ‘Seyhan’ uçağını, 8 mürettebat ve 75 yolcusuyla kaçırarak Trabzon Havalimanı'nda teslim olan hava korsanı İhsan Akyüz'ün sorgusu sorgusu Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde sürüyor. Akyüz'ün sorgusundan sonra tutuklanma istemiyle adliyeye sevkedileceği ve hakkında 10 yıldan 15 yıla kadar ağır hapis istemiyle dava açılacağı belirtildi.

    İfadesinde türban eylemlerini desteklemek için uçak kaçırdığını söyleyen Çorumlu 26 yaşındaki hava korsanının, İslami kesimin görüşlerini benimsediği otaya çıktı. Akyüz'ün, sorunlarla geçen okul yaşamından sonra askerliğini Güneydoğu'da yaptığı, terhis olduktan sonra bankada güvenlik görevlisi, İsrail'de inşaat işçisi olarak çalıştığı, ancak başarılı olamadığı için ruhsal bunalıma girdiği ileri sürüldü. Yakınları, örgüt bağlantısı araştırılan Akyüz'ün herhangi bir siyasi görüşü bulunmadığını belirterek, olanları ‘Güneydoğu sendromu’na bağladılar.

    ÇEÇENİSTAN'A GİDECEKTİ

    Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan önceki akşam saat 20.06'da kalkan ‘Seyhan’ uçağını, yaklaşık yarım saat sonra İstanbul'a yaklaştığı sırada, elinde tabanca ve bomba süsü verdiği paketle kokpite girerek kaçıran Akyüz, rotasını değiştirttiği uçağı Çeçenistan'a götürmek istedi. Pilotlar, yakıt ikmali yapmak bahanesiyle hava korsanının ikna ederek, uçağı saat 21.40'ta Trabzon Havalimanı'na indirdi. Burada bir süre daha kontrolünde tuttuğu uçaktan yolcuların inmesine saat 22.20'de izin veren hava korsanı, kendisi de Kaptan Pilot Anıl Işın'la birlikte uçaktan kolkola inerek, güvenlik güçlerine teslim oldu.

    EMNİYETİN AÇIKLAMASI

    Trabzon Emniyet Müdürlüğü, Terörle Mücadele Şubesi'nde sorgusu süren Akyüz, İslamcı kesimin görüşlerini benimsediğini, ancak olayı tek başına tasarlayıp yaptığını söyledi. Bunalımda olduğunu ileri süren Akyüz'ün hem Çorum Emniyet Müdürlüğü, hem de Emniyet Genel Müdürlüğü kanalıyla gelen bilgiler doğrultusunda sorgusu bir süre daha devam edecek. Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, Akyüz'ün Endüstri Meslek Lisesi'ni bitirdiği ve Meslek Yüksekokulu 2'nci sınıfta öğrenimini bıraktığı kaydedilerek, ‘‘İslami görüşe mensup ve bekâr olduğunu, ruhi bunalım içinde bulunduğunu ve eylemi bizzat kendisinin tasarladığını ifade etmiştir. Akyüz, kendisinin kimsenin yönlendirmediğini söylemiştir’’ ifadesine yer verildi.

    Akyüz'ün zaman zaman çelişkili ifadeler verdiği öğrenildi. ‘‘Avrasya feribotunu kaçıran Çeçen eylemciler beni etkiledi. Ben de Çeçenler gibi kahraman olmak, endimi ispatlamak istiyordum. Bunun için de uçağı Çeçenistan'a indirmeyi planlamıştım’’ dediği belirtildi.

    İÇİNE KAPANIKTI

    Akyüz'ün Çorum Belediyesi'nde çalışan ve daha önce Belediye Başkan yardımcılığı yapan amcası Tümer Akyüz, yeğeninin askerden geldikten sonra içine kapanıp, insanlardan uzaklaştığını söyledi. Tümer Akyüz, ‘‘Zaten sorunlu olan bir çocuktu. Askerliğini bitirdikten sonra depresyona girdiğini gözlemledim. Kendisine en yakın insanlardan biri olduğum için defalarca konuşup doktora götürmeye çalıştım. Her seferinde birşeyi olmadığını söyledi. Çok seyrek de olsa kısa sohbetlerimizde işsizlikden yakınırdı. Ucundan bucağından biraz siyasetle uğraşmış olsa, önce benim haberim olurdu’’ dedi.

    Akyüz'ün 7 ay süreyle güvenlik görevlisi olarak çalıştığı Toprakbank Çorum Şubesi Müdüresi Nuray Şehirtay da, ‘‘2 yıl önce bizde çalıştı, sıkıldığını söyleyerek işten ayrıldı. Çok saygılı ve efendi biriydi, kimsenin işine karışmazdı. Güneydoğu'da zor şartlar altında askerlik yaptığı bilindiğinden arkadaşları ona saygılı davranıyordu’’ diye konuştu.

    Çorum Meslek Yüksek Okulu Müdürü Yardımcı Doç. Dr. İrfan Çağlar ise ikinci sınıftan ayrılan İhsan Akyüz'ü, ‘Silik kişilikli’ olarak tanımladı. Doç. Dr. Çağlar, ‘‘Fazla arkadaşı olmayan biriydi. 1991'de kayıt yaptırdı, 1993'de de okuldan ayrıldı. Doğrusu uçak kaçırdığını duyunca çok şaşırdım’’ diye konuştu.

    Polis oyuncak tabanca gösterdi

    Korsan İhsan Akyüz'ün uçak kaçırma eyleminde kullandığı silahın gerçek olup olmadığı tartışması dün de sürdü. Trabzon Emniyet Müdürlüğü'nde dün öğleden sonra, Akyüz'ün kullandığı ileri sürülen plastik bir tabanca basın mensuplarına gösterildi. Hava korsanının teslim olmasından bir gün sonra basına oyuncak tabancanın gösterilmesi, eylem sırasında kullanılan silahın gerçek olup olmadığı konusunda kafaları iyice karıştırdı. Uçağın Kaptan Pilotu Anıl Işın, eylem sırasında merkeze yaptığı anonslarda hava korsanının elindeki tabancanın gerçek olduğunu bildirmişti.

    Kaptan: Namluyu gördüm

    Trabzon'a kaçırılan THY'nın TK 145 sefer sayılı Aırbus A-310 tipi ‘Seyhan’ uçağının kaptan pilotu Anıl Işıl, korsanın çok heyecanlı olduğunu belirterek ‘‘Gözlerine baktığımda heyecanını yenmek için ilaç aldığını ve bundan cesaret kazandığını tahmin ettim. Bu bizi rahatlattı’’ dedi. Kaptan pilot Anıl Işıl, kaçırılma olayını şöyle anlattı:

    ‘‘Kabin amiri kapıyı çaldı. Açtığımızda arkadaşımın arkasında omuzlarının arasında tabancanın namlusunu gördüm. Daha önce arkadaşım, kendisini biraz yatıştırmış. Kendini kabine aldık. Daha önceki deneyimlerimizle kendisini sakinleştirmeye çalıştım. Kendisine, ‘Bize yanlış işlem yaptırma' dedim. O da ‘Kimseyi incitmeyeceğim' dedi ve siyasi görüşlerini aktarmaya başladı. Heyecanı çoktu. çok şerefli bir eylem yapacağını söyledi. ‘Önce Trabzon'a sonra Çeçenistan'a gideceğiz' dedi. Silahının gerçek olup olmadığını bilmiyordum. Sadece namlusunu gördüm. Her hangi bir pazarlığa fırsat vermedik. Bana herşeyi bildiğim gibi yapmamı söyledi. Bu yüzden fazla tartışmamız olmadı. Başörtüsü nedeniyle okullara kayıt yaptıramayanların yüzünden eylemi yaptığını söyledi. Bize zarar vermemesini söyledim. Bu arada Şırnak'ta askerlik yaptığını ve çatışmalara katıldığını da anlattı. Daha sonra kendisini ikna ettik. Önce personelin inmesini sonra kendisiyle benim inmemi istedi. Öyle yaptık.’’

    Kaçırılan Airbus A-310 tipi ‘Seyhan’ uçağının Kaptan Pilotu Anıl Işın, gazetecilerin sorularını yanıtlarken, ‘‘Bu olayı kazasız belasız atlatmamız ekip ve birikim işiydi. İkinci pilot Ramazan Sarı ve Kabin Amirimiz Nazan Kamlık üstlerine düşen görevi en iyi şekilde yaptılar. Nazan Hanım göğsünü silaha siper etti’’ diye konuştu.

    Mutlu son

    Trabzon'a kaçırılan THY'nin Seyhan uçağının yolcuları dün gece saat 03.20'de ‘Göreme’ adlı uçakla İstanbul Atatürk Havalimanı'na geldiler. ‘Seyhan’ uçağının mürettebatı, uçağı yolcusuz olarak saat 03.35'te İstanbul'a getirdi. Yolcu ve mürettebat, mutlu sonun yaşandığı Atatürk Havalimanı'nda, sarı güllerle karşılandı. Karşılayanların arasında bulunan Metin Kayaoğlu, eşi Semra Kayaoğlu ile birlikte, kaçırılan uçakta bulunan 3 yaşındaki kızı Asena'yı kucaklayıp sevinç gözyaşı döktü.

    Uçaktaki 5 komando müdahale edecekti

    Vatani görevini Muş'da komando olarak yapan ve izine geldikleri için uçakta bulunan 5 asker Trabzon'a indikten sonra kaçırılma olayını öğrenince müdahale etmek istediler. Komandoların müdahale girişimleri, kabin ekibinin çabalarıyla engellendi. Muş'ta vatani görevini komando olarak yapan Murat Sarıoğlu, uçakta 5 asker bulunduğunu belirterek, ‘‘Gerekiyorsa müdahale edelim, kimseye bir şey olmaz dedik. Ancak kabin ekibi müdahale etmememiz için bizi uyarınca yerlerimize oturduk’’ dedi.

    Dernekten kaçırmaya tepki

    Türkiye Havayolu Pilotları Derneği Yönetim Kurulu, THY'nin Seyhan adlı uçağının, Ankara-İstanbul seferini yaparken Trabzon'a kaçırılmasını kınadı. Dernekten, dün yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi: ‘‘Bir fikrin müdafaası, insanların hayatıyla oynanarak yapılmak isteniyorsa, bunun anlamı, tüm dünya lûgatlarında terördür. Şiddetle kınıyoruz. Böyle eylemleri düşünerek planlayan ve uygulayanlar da ruh hastası kisvesine sığınan zavallılar değil, ancak eğitilmiş teröristlerdir.’’






    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı