Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Birinin eşini konuşmak faşiste bile yakışmaz

    Turan YILMAZ/ANKARA
    06 Ocak 2006 - 00:00Son Güncelleme : 06 Ocak 2006 - 13:46

    ’ERDOĞAN Köşk’e çıkacaksa Emine Hanım başını açmalı’ diyen AKP’li TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger’e partisinden "Haddini bil, terbiyeli ol" tepkisi geldi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, "Cumhurbaşkanlığı’na seçilecek olan Emine Hanım değil ki. Köşk’e seçilecek olanla ilgili sınırlar Anayasa’da belli. Orada da, Ahmet seçilir ama Mehmet seçilemez deme yetkisi kimseye verilmemiştir. Hukuk devletinde böyle bir şey olamaz" dedi.

    "Tayyip Bey, o görevi ister veya istemez, o kendisinin bileceği bir iştir" diyen Fırat, kimsenin böyle bir konuda özellikle de o kişinin eşiyle ilgili değerlendirmeler yapıp rol biçmemesi gerektiğini söyledi. Fırat, "Biri de çıkıp, ’Dışişleri Komisyonu Başkanımızın eşi saçını topuz yapsın, eteği dizinin altında veya üstünde olsun’ dese, bu olur mu, bu o kişiye hakaret olmaz mı?" diye konuştu. Fırat, "Bu, karı-koca arasındaki bir ilişkidir ve buna karışmak da hiç kimsenin haddi değildir" diye ekledi. /images/100/0x0/55ea69dbf018fbb8f87e4d13

    "Biri çıksa, benim eşimle ya da bir başkasının eşiyle ilgili bu tür şeyler söylese, kalkıp ona ’haddini bil, terbiyeli ol’ denir" diyen Fırat, şöyle konuştu:

    "Birinin eşiyle ilgili bu tür konuşmak, bırakın bir demokrat insana, bir faşiste bile yakışmaz. Bu tür konuları siyasetin içine sokmak da hoş bir şey değil."

    DÜLGER ÖZÜR DİLEDİ


    TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mehmet Dülger, hayatında asla kimsenin giyimi kuşamıyla meşgul olmadığını ve bundan bir takım sonuçlar çıkarma gibi bir tutumu benimsemediğini belirterek, “Niçin Emine Erdoğan'ın bu özelliklerini tartışma konusu yapayım? Hangi güç ve yetkiyle bunu bir ön şart olarak ileri süreyim?” dedi.

    Dülger, Parlamento'da düzenlediği basın toplantısında, geçen hafta bir televizyon kanalında yaptığı konuşma ve ülke sorunlarına ilişkin bir sohbetin, işin önemini aşan biçimde manşetlerde yer aldığını söyledi.
    Bu beyanatın, özellikle bir konu seçilerek ve belirli bir maksat güdülerek yapılmadığını kaydeden Dülger, bunun “alelade bir sohbet” olduğunu dile getirdi.

    “İFADE ETTİĞİM FİKİRLERE SADIĞIM”

    “Öyle görünüyor ki biz politikacılar, bir müddet daha manşet mağduru olmaya devam edeceğiz” diyen Dülger, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zira, manşet altını okuma zahmetine katlananlar, yüzeyde kalabilecek bir takım hükümler vermek yerine, haberde yer alan hususlardan ifade edilenlerin anlamında ve lafzında neler bulunduğunu kolayca göreceklerdir. Sohbetin tamamında olduğu kadar, gazetede yer alan küçük bir kısmında da ifade ettiğim fikirlere sadığım ve onları herkesle tartışmaya hazırım. Haksız olduğum konularda hakkı teslim etmek, benim için şereftir.

    Beni en çok üzen konu, Sayın Başbakanımız'ın muhterem eşinin manşet konusu yapılmasıdır. Gereksiz ve itinasız bir üslupla ifade bulan bu başlık, beni ziyadesiyle üzmüştür. Zira, beni uzaktan yakından tanıyanların hepsi çok iyi bilirler ki, hayatımda asla kimsenin giyimi, kuşamıyla meşgul olmadım ve bundan bir takım sonuçlar çıkarma gibi bir tutumu benimsemedim. Hatta karşı durdum. Niçin hanımefendinin bu özelliklerini bir tartışma konusu yapayım? Hangi güç ve yetkiyle bunu bir ön şart olarak ileri süreyim?”

    “TARTIŞILMASI ERKEN VE GEREKSİZ”

    Mehmet Dülger, cumhurbaşkanlığı konusunun, makam için seçim tarihi yaklaştıkça, zihinleri hayli işgal eden ve tarihi gelişmesi itibariyle de pek çok tartışmaya yol açan nazik bir konu olduğunu dile getirdi.
    Cumhurbaşkanlığı konusunun bugünden tartışılmasını “erken, gereksiz ve yersiz” bulduğunu ifade eden Dülger, şu anda makamda Ahmet Necdet Sezer'in bulunduğunu ve 17 ay öncesinden bu biçim bir tartışmaya girmenin, bu yüksek makama göstermeleri gereken saygı açısından uygun olmadığını söyledi. Dülger, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ne yazık ki bu mülahazalarım, gazete haberinde yer almamıştır. Türkiye'nin real politiği ile demokrasisi arasında, henüz kapanmamış bir mesafe bulunmaktadır. Bu real politiğin sınırlarını aşacak bazı tasarruflar Türkiye'de sıkıntı yaratır, istikrarı etkiler. Bunun böyle olacağına inanmamı gerektiren pek çok sebep ve kişisel olarak yaşadığım tarihi süreç var. Her ne kadar AK Parti iktidarı bu mesafenin kapatılmasında önemli bir rol oynadıysa da Türkiye henüz bu mesafeyi tümüyle kapatamadı. Kısacası, Türkiye, demokrasisinin getireceği bütün sonuçları tümüyle kabule henüz hazır değil. Bu bakımdan, herkesin dikkatli ve itinalı olmasında, ülkemizin menfaati açısından büyük yarar ve gerek var.”

    Mehmet Dülger, “bir şart öne süren pozisyonunda takdim edilmekten duyduğu üzüntüyü” dile getirerek, “Sadece real politiğin doğasının gereklerini hatırlatma niyetindeydim. Bunu tasvip ettiğim için değil, hatırda tutulması gereğine inandığım bir durumu hatırlatmak için ifade ettim” diye konuştu.

    “SEÇİMLERE, CUMHURBAŞKANINI SEÇMİŞ OLARAK GİRECEĞİZ”

    “AK Parti olarak seçimleri 2007 Kasımı'nda yapacağız ve bu seçimlere yeni cumhurbaşkanını seçmiş olarak gireceğiz” diyen Dülger, zamanı gelince de cumhurbaşkanlığıyla ilgili konuları, kamuoyu önünde bütün boyutlarıyla ele alacaklarını söyledi. Dülger, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Ben, AK Parti milletvekili olarak, partimizi hırpalama, beraberliğimize gölge düşürme çabalarının karşısında olduğumu, AK Parti'nin zeminlerinde, partiyi ileriye götürecek ve geliştirecek fikri faaliyetleri, demokrasi ilkeleri, açık sözlülük, hakkaniyet ve dürüstlük çerçevesinde yürütmek üzere, bana düşen katkıları yapmaya kararlı bulunduğumu ifade etmek istiyorum.”

    AK Parti Antalya Milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Dülger, bir gazetecinin, ”Partinizin genel başkanının cumhurbaşkanı olmasını ister misiniz?” sorusunu, “İsterim tabii, niye istemeyeyim?” diye cevapladı.

    Dülger, TBMM'de düzenlediği basın toplantısından sonra, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Bir gazetecinin “Real politikanın sınırlarını aşan bazı tasarruflar...” ifadesinden neyi kast ettiğini sorması üzerine Dülger, şöyle konuştu:

    “Onu, demokrasiyle arasında fark olduğunu belirtmek için söyledim. Yani bu işleri zorlamaya kalktığınız zaman olmuyor. Şu anda Türkiye, demokrasisinin getirdiği sonuçları henüz kabul edemiyor. İkisinin arasında fark var. Real politiği iyi ölçmek, tartmak lazım. Bu, herkese birden yapılmış bir uyarıdır. Bir takım tasarruflar olmadı mı? Oldu, duruldu. Türkiye, acı şeylerden geçti... Bunları tekrarlamak istemiyorum. Yeni başka tartışmaların kaynağı olacak. Bu toplantıyla, susma hakkımı kullanmak ve demeç orucu tutmak istiyorum.”

    Mehmet Dülger, cumhurbaşkanlığı konusunu tartışmak istemediğini ve bunun, Türkiye'nin en sıkıntılı konularından biri olduğunu belirterek, ”Artık demokraside önemli adım atmış olan Türkiye'nin, bu konuyu da halletmesi lazım. Bunun bir gerginlik konusu olmaması lazım” dedi.

    Dülger, Genelkurmay Başkanlığı'nda da Ağustos ayında değişim olacağını hatırlatarak, “Bu da bir tartışma konusu. Cumhurbaşkanlığı tartışma konusu.... Bunlar, Türkiye'nin yüksek, mümkün olduğu kadar çok fazla hırpalamadan uzak tutulması lazım gelen çok önemli makamları” diye konuştu.

    “BAŞBAKAN'A AÇIKLAMAYI GÖNDERECEĞİM”

    Dülger, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüp görüşmediği veya parti yöneticilerinin tepkisini iletip iletmediği yolundaki soruyu cevaplarken de hiçbir tepki almadığını söyledi.

    Milletvekillerine açıklama gönderdiğini, dün gece de grup başkanvekilleri ve genel başkan yardımcılarına açıklama dağıttığını belirten Dülger, Başbakan Erdoğan için de bir açıklama hazırladığını bildirdi. Dülger, basın toplantısı metni ile açıklamayı Başbakan Erdoğan'a göndereceğini ifade ederek, “Dün akşam Sayın Cumhurbaşkanı'nın verdiği davette Başbakanımızla beraberdik” dedi.

    Başbakan Erdoğan'ın sitem edip etmediği sorusunu da Dülger, ”Hayır, olmaz bir sitemimiz” diye cevapladı.

    TBMM Başkanı Bülent Arınç ile de konuştuğunu kaydeden Dülger, ”Kendisine, biraz erken davrandığını ve üzüntü duyduğumu ifade ettim” dedi. Dülger, “Ana-baba katilini bile hakim dinliyor. Bir de beni dinle, sonra ne istersen söyle. O da vaki olan bir soru üzerine söylemiş” diye konuştu.

    “Konuşmanızı partinin içinden destekleyenler oldu mu?” soruna, ”İçinden de dışından oldu” karşılığını veren Dülger, “Partinizin genel başkanının cumhurbaşkanı olmasını ister misiniz?” sorusunu da ”İsterim tabii, niye istemeyeyim” diye cevapladı.

    “AK PARTİ, HETEROJEN BİR PARTİ”

    Mehmet Dülger, bir gazetecinin, “9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile bağlantılı olarak AK Parti içinden bir grup milletvekiliyle merkez sağda yeni bir oluşumda yer almak istediği” yolundaki iddialarla ilgili şunları söyledi:

    “Şu anda hiçbir sebep yok. AK Parti'nin iktidara geldiği zamandan bu yana ve bugün de mevcudiyetini devam ettirme sebepleri bence devam ediyor. AK Parti, bugün heterojen bir parti. Kendi içinde başka kaynaklardan gelen insanlarla meydana gelmiş bir parti. Onun için söylüyordum. Gelenler, geldikleri partinin umdelerini (ilke, prensip) bir kenara bırakacaklar. Yeni bir espri içinde yeni bir kimlik oluşturacaklar.

    Bunu oluşturma gayretleri, parti içinde devam ediyor. Ama buna net olarak tam oluşturulmuş diyemeyiz. Bunun için sistematik bir çalışma yapmaları lazım. Ama öyle bir çalışma yapılmış değil parti bünyesinde. Onun için bazı konularda imaj olarak bıraktığı intiba, sanki bir tarafı, başka tarafı temsil ediyormuş gibi... Yoksa bunun içinden belirli düşünce taraftarları grup teşkil etsinler, çıksınlar... Böyle bir eğilim, bildiğim kadarıyla yok. Ben de öyle bir eğilim içinde yer almam.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı