Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Birileri sizinle dalga geçiyor

    Hürriyet Haber
    07 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 07 Kasım 2001 - 00:01

    PATRON kuruluşlarının yetkilileri, işçi sendikalarının başkanlarıyla bir araya gelmiş, hükümete karşı ‘‘ortak eylem’’ yapmaya karar vermişler. İşte yıllardır özlediğimiz ‘‘ulusal uzlaşma’’ (tersinden de olsa) nihayet gerçekleşti. Eylemin amacı, bu hükümeti devirmek. Gerekçesi, ekonominin içine girdiği sıkışıklıktan çıkması. Bu arada gazetelerde esnaf kuruluşlarının çarşaf çarşaf ilanları yer alıyor. Onlar da ‘‘bu hükümeti istemezük!’’ korosunun ön sıralarında yer alma peşindeler. Çiftçi ve köylünün siyasetteki sözcüleri çoktandır, ‘‘Tarım battı; doktor gitsin, imam gelsin’’ diyor. Memurlar zaten perişan. Onlar da meydanlarda. Üstelik IMF de, hükümetten şikáyetçi. Dediklerimi yapmıyorsunuz, ülkenizin başı daha beter belaya girecek, o zaman ‘‘Sizi ben bile kurtaramam’’ diyor.Peki, Allah aşkına söyler misiniz, bu hükümet nasıl oluyor da aldığı kararlarla herkesi ve her kesimi aynı anda karşısına almayı beceriyor? Dikkatinizi bir noktaya çekmek istiyorum. Hükümetin ekonomik politikasını kıyasıya eleştirenler arasında, dünya görüşleri (dolayısıyla çözüm stratejileri) taban tabana zıt kesimler var. Seçimle işbaşına gelmiş (ve tekrar seçilmeyi düşünen) kimselerden kurulu olup da, herkese hasım olmayı tercih eden bir hükümet olabilir mi? Öyleyse, hükümetçe izlenen iktisadi politikada ‘‘başka türlü olması mümkün olmayan’’ unsurlar var. Zaten onun için ‘‘hükümet gitsin yetmedi, meclis gitsin’’ talebi öne çıktı. Diyelim erken seçim yapıldı. Oluşacak yeni meclisin, bugünkü hükümetin karşıtı olan tarafları tatmin edecek bir hükümet çıkaracağını kim biliyor?Kusura bakmayın ben bu ‘‘meclis dışı muhalefet koalisyonuna’’, hükümete duyduğum kadar bile saygı duymuyorum. Bunları dinledikçe, sanki birileri sizinle (bizimle) dalga geçiyor gibi geliyor. Daha kötüsü de sizin ‘‘Hükümet giderse, ekonomi düzelir’’ önermesini ciddiye almanız. Çünkü o takdirde hepimizi, derin bir hayal kırıklığı bekliyor diyeceğim.* * *Ekonomiye iki pencereden bakılır. Birincisi, ‘‘bütünsel’’, ikincisi ‘‘sınıfsal’’ penceredir. Bütünsel pencereden bakanlar (ki, ben buna dahilim) ekonominin temel dengelerinin şaşmamasını ister. Hatta kısa vadede, gelir dağılımının daha da bozulmasını, işsizliğin artmasını önemsemez. İkinci, yani sınıfsal pencereden bakanların iktisat anlayışına ‘‘ekonomi politik’’ denir. Bu pencereden bakanlar, alınan kararları ‘‘Bu işten emekçi sınıfların çıkarı ne olacak?’’ diye irdeler. Kısa vadeli de olsa emekçilerin lehindeki kararları destekler. Bu uğurda, makro dengelerin bozulmasını önemsiz mesele olarak görür ve gösterir. Bakıyorum ‘‘Hükümet gitsin, ekonomi düzelir’’ önermesi her iki gruptan da geliyor. Bu da calibi dikkat.* * *Peki, ‘‘Bu hükümet gitmeden, ekonomi düzelmez’’ önermesi doğru değil dediğime göre, ‘‘Bu hükümetle ekonomi düzelir mi?’’ sorusunun cevabını da benim vermem gerek. Düzelebilir. Bu hükümet, bundan sonra gelecek hükümetler kadar ekonomiyi düzeltme şansına sahip. Benim esas söylediğim şu: Sorun hükümette değil. Sorun, milletimizin iktisat anlayışında. (Bu anlayışın ne olması gerektiğini de yıllardır yazıp duruyorum.) Şimdi ben sizin önünüze ülkemizin bir numaralı iktisadi meselesini koyayım: Devletin küçülmesi. Tavrınızı belirleyin ve arkadaşlarınızla tartışın. Bakalım ne sonuca varacaksınız?SON SÖZ: Halkın çelişkisi, hükümetin açmazıdır.
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı