Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Biri gerçeği söylesin!

    Hürriyet Haber
    09 Temmuz 1999 - 00:00Son Güncelleme : 09 Temmuz 1999 - 00:01

    Yani, ben gürültülü eğlence yerlerinin çevreyi rahatsız etmesine izin veren mercinin hangisi olduğunu bugün (dün) itibarıyla öğrenememiş durumdayım. Daha doğrusu, izin verilirken meselenin bu yönüne bakıldığına ilişkin ciddi kuşkulara sahibim.

    Yönetmeliğe göre turizm belgeli işyerinde saat sınırlaması yok! Nasıldı yani; İstanbul polisinin, İçişleri Bakanı Tantan'ın talimatıyla başladığı söylenen ‘‘Hafta içi saat 24.00'te, hafta sonu saat 01.00'de kapatıyorsunuz kardeşim’’ uygulaması turistik belgeli işyerleri için yasaya aykırı mıydı? Bu soruyu bir yana not etmekle yetindim. Çünkü ertesi günkü toplantıda ‘‘Mahalle arasında bir bara turistik işyeri belgesi nasıl verilir? Daha doğrusu bu belge neye göre, kimlere verilir?’’ sorusuna ağırlık verilmişti. Cevabı bulmak da bana düşmüştü. Telefon turum işte bundan sonra başladı.

    Top belediyede

    Doğru bir iş yaptığımdan emin olarak Turizm İl Müdürlüğü'nü aradım. Bir yetkiliyle üç, daha yetkili biriyle de bir kez görüştüm. Birinci yetkili, turistik işyeridir belgesini Turizm Bakanlığı'nın verdiğini, ama o yerlerle ilgili belediyeden proje ve yapı kullanma izin belgesi istediklerini söyledi: ‘‘Yönetmelikte yazıyor, mutfak, yangın, imar, çevre ve sağlık koşullarını belediye inceler, diyor. İşte sorduğunuz şey buna giriyor.’’ Yani belediye, ‘‘burası işyeri olabilir’’ belgesi veriyor, Turizm Bakanlığı da, eğlence programı, eğlence turizmine katkıda bulunur mu, bankolu vestiyer ve telefon kabini, kadın ve erkekler için ayrı tuvaletler, erkek tuvaletlerinde pisuvar, kadın tuvaletlerinde makyaj yeri var mı, sanatçılar sahneye nereden çıkıyor, dans pisti nerede, gibi konulara bakıyordu.

    Verilen bilgilerden, eğlence mekanının nerede, yani mahalle içinde mi, çevreyi rahatsız etmeyecek bir yerde mi olacağına belediyenin karar verdiği anlaşılıyordu. Top belediyeye geçmişti. Aradık, o yetkili de imar, çevre, zabıta ve vergi konularında belediye izni ve kontrolü gerektiğini itiraf etti. Yani, mesela konut alanı içinde mi ya da ana kanalizasyona bağlı mı diye, belediye bakıyordu. ‘‘Ancaaaak’’ diyordu o da: ‘‘Maalesef belediye olarak bizim uygun görmediğimiz yerlere de Turizm Bakanlığı tarafından ruhsat veriliyor. Bu şekilde yalnızca Levent'te turizm ruhsatı almaması gereken ama ruhsatı olan 21 işyeri var.’’

    Turizm İl'e geri dönmek gerekiyordu. Aynı yetkilinin, ‘‘Ama belediye böyle diyor’’ yakınmama verdiği cevapla içimde ilk umutsuzluk kırıntıları belirmeye başladı. ‘‘Olur mu efendim. Biz belediyenin onayını almadan belge vermeyiz. Belediyenin böyle bir iddiası varsa, listeyi döksün, inceleyelim, belgeleri iptal edelim. Hem belediye bugüne kadar neden Ankara'ya bunu şikayet etmemiş ki... Zaten biz il müdürlüğü olarak belge vermiyoruz. Bakanlığa müracatla oluyor. Bize geliyor, belge verildi diye.’’

    10 bin dolar meselesi

    Amacımın belediyeyle Turizm İl Müdürlüğü’nü birbirine düşürmek olmadığını, sadece prosedürün nasıl işlediğini öğrenmek istediğimi belirterek, yetkiliyi biraz daha zorladım, ama sonuç alamadım.

    Daha yetkili olan birini arayınca Turizm Bakanlığı'na bağlı İşletmeler Genel Müdürlüğü'ne yönlendirildim. Ama daha, Kontrolörler Kurulu Başkanı'nın asistanından geri döndüm. Onlara göre doğru adres, ‘‘bir bakanlık yetkilisi’’ydi.

    Bu arada bir-iki işletme sahibiyle konuştum: ‘‘Yetkililere ne gerek var, bu konularda en yetkin biziz, aylardır turistik belge almak için uğraşıyoruz’’ dediler. Sonra bütün prosedürün 10 bin dolara hallolduğu lafları dolaştı ortada. Sorunun cevabının bu kadar ‘‘basit’’ olması işime gelmedi. Turizm Bakanlığı yetkilisine anlattım herşeyi baştan (Hem sorumu, hem cevabını bulmak isterken başıma neler geldiğini) Bu yetkili de ‘‘bu tür durumlarda bizim kesin bağlayıcı bir kararımız yok, ama turizmin yoğun olduğu bölgelerde töleranslı davranılmasını rica ediyoruz. Biz kafenin, barın çevredeki konumuna bakmayız. Çünkü iskan iznini belediye verir. Ama bu tür eğlence yerlerinde Çevre Bakanlığı'nın bir standardı var. Siz asıl onları arayın’’ tavsiyesinde bulunmaz mı!

    Delirmek işten değil

    Çevre Bakanlığı'nın numarasını çevirdim. Oradaki yetkiliye durumu aktarırken sesimin artık zayıf çıktığını hissediyordum. Olayı kısaca özetlerken, karşımdaki yetkili halime gülüyordu, Onun: ‘‘Haklısınız. Ama Türkiye'de işler böyledir. Bir uygulama vardır ama kimse çıkıp ben yapıyorum demez, bilmiyor musunuz’’ şeklindeki teselli edici sözleri beni ağlamaktan vazgeçirdi. Ama son cümle kahrediciydi: ‘‘Bu İçişleri Bakanlığı'nın işidir.’’ Bu kadarı çok fazla olacaktı artık. Bir de İçişleri Bakanlığı'nı arayamayacaktım. Ya, bugüne kadar ağzından ‘‘Evet ben böyle bir talimat verdim’’ sözü çıkmayan Sadettin Tantan, ‘‘Hayır efendim, ben böyle bir talimat vermedim, nereden çıkardınız’’ deseydi...

    Yani, ben gürültülü eğlence yerlerinin çevreyi rahatsız etmesine izin veren mercinin hangisi olduğunu bugün (dün) itibarıyla öğrenememiş durumdayım. Daha doğrusu, izin verilirken meselenin bu yönüne bakıldığına ilişkin ciddi kuşkulara sahibim.

    ÜS SORUDA YASAL DURUM

    1.Eğlence yeri ruhsatı nasıl alınır?

    İşyeri Açma ve Çalıştırma Yönetmeliği'nde yer alan esaslara göre veriliyor. İçkili işyerine ruhsat almak isteyen biri, açmak istediği işyerinin niteliğini belirtir bir dilekçeyle önce bağlı olduğu Kaymakamlığa, sonra da Emniyet'e başvuruyor, Emniyet soruşturmasının ardından dosya belediyeye aktarılıyordu. Belediye de mutfak, yangın, imar, çevre ve sağlık koşullarını inceledikten sonra tekrar Kaymakamlığa aktarıyor ve mülki amir ruhsatı imzalıyordu.

    2.Turizm belgeli işyeri ruhsatı nasıl alınır?

    Doğrudan Turizm Bakanlığı'ndan alınıyor. Turistik belgeli işyeri açmak isteyenler ‘‘Turizm Yatırım ve İşletmeleri Nitelikleri’’ yönetmeliğine tabiydi. Bu yönetmeliğe göre turizm belgeli işyerinde saat sınırlaması yok!

    3.Eğlence yerlerinin ses sınırı neye göre düzenlenir?

    Çevre Kanunu'nun ‘‘Gürültü ve Kontrol Yönetmenliği’’yle düzenlenmiş durumda. Kontroller, bağlı bulunulan kaymakamlık ve belediye tarafından yürütülüyor.

    Yönetmelikte ses sınırı değerleri şöyle sınıflandırıyor:

    -Dinlenme alanları, tiyatro salonları 25

    -Konferans salonları 30

    -Otellerin yatak odaları 30

    -Hastaneler 35

    -Fabrikalar 70

    -Bahçeli gazino, disko, açık sinema, bar vb. yerler 90 desibel.’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı