Gündem Haberleri

    Bireysel emeklilikle 56 yaşında emekli olabilirsiniz

    Eren Güler / hurriyet.com.tr
    09.05.2008 - 11:47 | Son Güncelleme:

    Son günlerde toplumun en önemli gündem maddelerinden biri yeni çıkan Sosyal Güvenlik Yasası.

    Emeklilik yaşını 65'e atan ve aylık bağlama oranını düşüren yasa birçok insanı yeni arayışlara itiyor. Zaten yasa çıkmadan önceki son günlerde eski yasadan faydalanabilmek adına sosyal güvenlik kurumları önünde metrelerce uzayan kuyruklar da bunun en önemli kanıtı. Elinde imkanı olan yeni yasaya yakalanmadan eskisine tabii olmak için uğraştı. Kimi daha üç aylık bebeklerini bile sigorta ettirmeyi başardı kimisi ise çocuklarını eş dostun yanında çalışır gösterdi, ileride erken emeklilik vizesini şimdiden aldı.

    Yeni yasa emeklilik yaşını 65'e yükseltmesine yükseltiyor ama burada 56 yaşında emekli olma imkanı da var. Fakat bunun yolu devletten değil özel sektörden, yani bireysel emeklilikten geçiyor. Bireysel emeklilik sistemine dahil olanlar halen 56 yaşında emekli olma şansını elde edebiliyor. Üstelik burada 56 yaşın daha da yükseltilmesi henüz gündemde değil.

    Son dönemde giderek daha fazla insanın ilgisini çeken ve hızla büyüyen bireysel emeklilik sistemini konuşmak üzere sektörün en büyüğü olan Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Mete Uğurlu'nun kapısını çaldık. Finans sektörünün deneyimli isimlerinden Uğurlu, herkesi bir an önce sisteme dahil olmaya ve geleceklerini şimdiden inşa etmeye çağırıyor. Uğurlu'nun şu lafı da son derece iddialı: "Şimdiye kadar gördüğüm en mükemmel sistem..."

    Eren GÜLER YAZIYOR

    BU BİR BİRİKİM VE TASARRUF SİSTEMİ

    - Sizce insanlar neden bireysel emeklilik sistemine girmeli?
     
    "Sistemin iki tane temel özelliği var. Birincisi, bu bir emeklilik sistemi değil aslında. Birikim ve tasarruf sistemi. Bugünkü sosyal güvenlik sistemi ve kamunun yapısı, Türkiye'de emeklilik dönemi için insanlara yeterli geliri sağlayamıyor. Kişilerin sadece bu sisteme güvenerek değil, kendilerinin de geleceğe yönelik olarak tasarruf yapması lazım.

    Bunu nasıl yapabilirler? Mesela kendileri kenara para koyabilirler, bankaya yatırırlar, gayrimenkul alırlar veya değişik şeylere yatırım yaparlar. Ama hep görüyoruz ve biliyoruz ki; insanlar bu yatırımlarını kolay kolay yapamıyor. Bugünkü tüketim toplumunda bir kenara küçük küçük para ayırmak çok mümkün değil."

    DEVLET DE DESTEK VERİYOR

    "Bireysel emeklilik, küçük küçük birikimlerinizle sizi geleceğe hazırlayan bir sistem. Tamamen kendi birikimlerinizle gelecekte bir değer oluşturmanızı öngörüyor. Ve şunu söylüyor: Bu birikimleri oluştururken, ben size en iyi performansı sağlarım. Bu birikimleri bütçenize en uygun şekilde katkı payı olarak alır ve en performanslı şekilde piyasa koşullarında değerlendirip geleceğe taşırım...

    Ayrıca devlet de diyor ki; 'sen bu sisteme girersen, ben buna bir destek koyarım.' Nedir bu destek? Vergi desteği... Aylık yatırdığınız katkı paylarınızı vergi matrahından düşerek gelir vergisini daha az ödüyorsunuz. Buradan da tasarrufunuz, en düşük vergi gelirine sahip kişiler için yüzde 25, en üst dilimde yüzde 52’le varıyor. %35 vergi dilimindeki bir çalışan 100 YTL yatırdığında 35 YTL vergi indirimi sağlıyor, cebinden çıkan 65 YTL. Kumbarada biriken 100 YTL olduğuna göre, 65 YTL yatırarak 35 YTL getiri oluşuyor. Bu hesaplamanın bazı teknik detayları var ve üst gelir grubu için yaklaşık %52 getiri söz konusu olabiliyor. Yani kumbaranıza koyduğunuz 100 YTL, için daha ilk ay size önemli geri dönüş oluyor."

    PARA BİZİM ELİMİZE DEĞMİYOR

    - Peki şirketler bizden aldığı bu parayı ne yapıyor?

    /images/100/0x0/55ea4089f018fbb8f8741246Şirketlerin aldığı bu katkı payları portföy yönetim şirketleri tarafından yönetiliyor. Para bir kere bireysel emeklilik şirketinde kalmıyor, hepsi Takasbank nezdinde saklanıyor.
     
    Fonların çalışma şekli de tamamen pofesyonel. Örneğin Anadolu Hayat'ın emeklilik fonlarını İş Portöy yönetiyor. Yani para bizim elimize hiç değmiyor. Son derece şeffaf ve güvenilir bir yapı bu.

    - Bu bireysel emeklilik fonları nasıl bir getiri sağlıyor?

    Geçen yıl emeklilik yatırım fonlarının ortalama getirisi yüzde 18.5. Yani 100 YTL'ye 18.5 YTL getiri sağlamışlar. Bizde ise bu ortalama yüzde 21.

    Burada şöyle bir güzellik de var; siz katılımcı olarak 'paramı şu şekilde değerlendirmenizi istiyorum' diye bize talimat veriyorsunuz ve biz de portföy yönetim şirketine aktarıyoruz. Diyorsunuz ki, 'ben riskli bir yatırım yapmak istiyorum, ağırlıklı olarak hisse senedi alın', ya da 'ben muhafazakarım paramın riski az olsun devlet kağıdı alın' gibi yatırım kararlarınızı siz bize aktarıyorsunuz ve biz ona göre değerlendiriyoruz.

    Geçen yıl hisse senedine yatırım yapılmasını isteyen bireysel emeklilik müşterileri yüzde 35-40 arasında kazandılar. Burada tercih tamamen müşteriye ait.

    - Katılımcılar bireysel emeklilik fon tercihlerini istediği zaman değiştirebiliyor mu?

    Tabii. Senede 4 kere değiştirme hakkı vardı, şimdi bu 6'ya çıktı.

    - Piyasanın durumuna göre istedikleri gibi oynayabiliyorlar yani...

    Elbette, internetten istediğiniz gibi oynayabilirsiniz. Fonların durumunuzu, ne kadar kazandırdığını görebilir ve her türlü değişikliği internetten kolayca yapabilirsiniz.

    KISITLAMA YOK, HER YERE YATIRIM YAPABİLİRİZ

    - Portföy şirketleri bu paralarla istediği her yere yatırım yapabiliyor mu?
     
    Tabii. Repo, ters repo, hisse senedi, eurobond, Hazine Bonosu...
     
    -Kısıt yok mu?
     

    - Bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğü ne kadar?

    Bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğü ABD'de 12 trilyon dolar. İngiltere 1.5 trilyon dolar, Hollanda'da 860 milyar dolar, Macaristan'da 12 milyar dolar, Türkiye'de daha 4 milyar dolar...

    Eskiden vardı ama onların tamamı AB'ye uyum müktesebadında kaldırıldı.  Ama yapabiliyoruz derken işin temel yatırım tercihlerini müşteri yapıyor. 'Ben şu tür fonlarda değerlendirmek istiyorum' diye tercihini yapıyor, biz de ona göre değerlendiriyoruz. Hazine bonosu alınsın diyorsa alıyoruz, hisse senedi alınsın diyorsa alıyoruz. Ama bononun vadesine ve hangi hisse senedinin alınacağına profesyonel portföy yöneticileri karar veriyor.

    -Daha çok ne tür bireysel emeklilik fonları tercih ediliyor?

    Şu ana kadar yüzde 70 seviyesinde devlet kağıtları tercih ediliyor. Yüzde 10 civarında hisse sendine gidiyor, onun dışında da diğer ürünler, repo ve diğer likit yatırım araçları... Müşteri tercihleri genelde biraz muhafazakar.
     
    Ne oluyor, ayda 100-200 YTL kenara koyuyorsunuz ve geleceğinize yatırım yapıyorsunuz. Ayda 100-200 YTL'lerle para birikir mi dediğinizde bunun cevabı da var. Bütün şirketlerin internet sitesine giriyorsunuz 'ayda 100 YTL yatıracağım 20 sene sonra ne olur?' dediğinizde onun da cevabı karşınıza çıkıyor.

    AYLIK 100 YTL'YE 10 YIL SONRA 17 BİN 500 YTL

    Burada lafı Mete Uğurlu'dan alıp araya ben giriyorum ve aylık ne kadar öderseniz kaç yıl sonra ne kadar alacağınızla ilgili bazı örnekler vermek istiyorum. Ancak burada hatırlatmamız gereken en önemli husus, tüm projeksiyonların Hazine tarafından yapıldığı ve olası faiz oranlarının yine Hazine tarafından belirlendiği. Yani bunlar kesin olmayan, tahmini rakamlar...

    Hazine'nin hazırladığı iyimser tabloya göre 10 yıl boyunca ayda 100 YTL yatıranlar, 10 yıl sonra 17 bin 441 YTL alacak. 20 yıl boyunca 100 YTL yatırırsanız 20 sene sonra 45 bin 664 YTL alacaksınız. 30 yıl boyunca öderseniz ise tam 95 bin YTL belirtilen süre sonunda sizin olacak.

    Ayda 200 YTL ödeyenler ise çok daha fazla bir tutar almaya hak kazanacak. 10 sene sonunda 34 bin 880 YTL, 20 sene sonunda 91 bin 328 YTL, 30 sene sonunda ie 187 bin 500 YTL tasarrufçunun hesabına geçecek.

    Ayda 300 YTL yatıranlar 10 sene sonunda 52 bin 856, 500 YTL yatıranlar ise aynı süre sonunda 88 bin YTL'yi ceplerine koyacak.

    Diğer katkı payları ve emeklilik ikramiyeleri için bireysel emeklilik şirketlerinin internet sitelerindeki hesap motorlarından yararlanabilirsiniz...  

    HAZİNE'NİN TAHMİNİNİN ÜZERİNE ÇIKTIK

    Söz yine Mete Uğurlu'da...

    /images/100/0x0/55ea4089f018fbb8f8741248"Hazine tarafından bütün projeksiyonlar yapıldı ve bunlar son derece muhafazakar projeksiyonlar. Örneğin geçen sene için yüzde 8-9 getiri ile projeksiyon yapıldı ama müşteriler ortalama olarak yüzde 18.5 kazandı. Sonuçta Hazine'nin söylediği oranlar üzerinden biz size bir getiri tahmini yapabiliriz. Bunu iki türlü yapabiliriz. Bugün 100 YTL'lerle 56 yaşına geldiğinizde ne kadar alabileceğinizin tahminini yapabiliriz. Veya 'ben 56 yaşında şu kadar para istiyorum' dersiniz, bunun için ayda ne kadar yatırmanız gerektiğini hesaplarız.
     
    - Aylık gelirin ne kadarını ayırmalı? Burada bir tavsiyeniz var mı?

    Bizim burada sektör olarak bir tavsiyemiz var. Biz en uygun oranın aylık gelirin yüzde 10'una kadar olduğunu düşünüyoruz. Çünkü aylık gelirinizin yüzde 10'una kadar vergi avantajından yararlanma şansınız var.

    Diyelim ki maaşınız 2 bin YTL. Eğer 200 YTL'sini bu sisteme koyarsanız, 200 YTL'yi vergi indirimine tabi tutabilirsiniz. 300 YTL yatırısanız yine vergi indirimi 200 YTL'lik bölüm için geçerli olacak. Vergi avantajından yaralandığınız kısım maaşınızın yüzde 10'unu ve maaşınız ne olursa olsun asgari ücreti geçemiyor.
    Tavsiyemiz, maaşınızın yüzde 10'una kadar bu sisteme yatırın, vergi avantajınızdan yüzde 25-52 bandından bir kârınız olur, yüzde 18-20 civarında da bir geliriniz.

    -Emekli olunca paranın hepsi alınabiliyor mu?

    Emekli olacağınız noktada sadece yüzde 3.75 stopaj kesilir ve vergisini ödeyip bu paranızı toplu alabilirsiniz, isterseniz de biz bu hesabınızı bir maaş hesabına döndürüp size aylık olarak ödeyebiliriz. Ya da toplu paranızın bir kısmını alabilir, gerisini nemalandırıp maaş olarak size ödenmesini sağlayabilirsiniz.

    Ama burada unutulmaması gereken şey şudur: Tanımlı maaş diye bir sistem yok burada. Yani ben ayda 100 YTL de yatırsam 500 YTL de yatırsam emekli olunca ben sana 500 YTL vereceğim gibi birşey söylemiyorum. Ne yatırırsanız onu alacaksınız...

    - Toplu almak mı maaş bağlatmak mı daha avantajlı?

    Bu tamamen müşterinin tercihlerine bağlı. O tarihte oluşmuş birikimlerinizin aylık getirisi ile hayatınızı sürdürebilecekseniz problem yok. Veya dersiniz ki, '100 bin YTL mi birikti, 25 binini peşin ver bana, ihtiyacımı göreyim kalan 75 bin YTL'den de maaş öde.' Birçok seçenek var...
     
    - Burada 56 yaş nasıl belirlendi?

    Türkiye'de emeklilik yaşı o civarlardaydı. Yeni sosyal güvenlik yasası ile ise 65 yaşlara uzadı. Şu anda bireysel emeklilikte 56 yaşından önce emeklilik mümkün değil.

    - Dünyada nasıl?

    Aşağı yukarı aynı. Her ülke kendine göre bir standart belirlemiş. Ama 65 yaşa kadar gidenler de var...

    - Bizde de yaşın yükselmesi gibi bir durum olabilir mi?

    Yok olmaz. Bu yasa ile belirlenen bir yaş. Öyle bir yükselme ihtiyacı olacağını zannetmiyotum. Zaten bu süre bile insanlara biraz uzun geliyor.

    -Sistemden 56 yaşından önce de çıkılabiliyor mu?

    56 yaşına geldiğinizde yüzde 3.75 stopaj ödeyerek paranızı alabiliyorsunuz. Ama daha önce de çıkabilirsiniz... Sisteme girdiniz diyelim. İlk 10 yıl içerisinde çıkarsanız yüzde 15 stopaj verip paranızı alabilirsiniz. 10 yıldan sonra 56 yaşına kadar yüzde 10 stopaj ödeyip sistemden çıkabilirsiniz. Ama siz zaten bu kesilen stopajları fazlası ile vergiden kazanmış oluyorsunuz.

    Daha önce de dediğim gibi yüzde 25-52 arasında bir vergi avantajı var. Dolayısıyla sistemden erken de çıksanız bile bir zarar söz konusu değil.

    Devlet aslında yaptığı teşviğin bir kısmını siz sistemden erken çıktınız diye geri almış oluyor. Durum bu.

    - Sistemden en erken ne zaman çıkılabiliyor?

    İsterseniz yarın bile çıkabilirsiniz...

    KRİTİK SORU: YA ŞİRKET BATARSA...

    - Ya şirket batarsa? Bunun güvencesi kim?

    İKİ ÖNEMLİ DÜZENLEME GELİYOR

    "Birincisi hakediş, ikincisi vakıf, sandık ve derneklerden bireysel emekliliğe aktarım düzenlemesi. Bu ikisinin devreye girmesi ile pazarın genişleyeceğini düşünüyorum.

    İlk düzenlemeyi anlatayım... Siz bireysel emeklilik sistemine birey olarak da girebilirsiniz, işveren olarak da çalışanlarınız adına katılabilirsiniz. Örneğin siz A şirketisiniz ve 450 tane çalışanınız var. Bize diyebilirsiniz ki, "ben 50 çalışanımı sisteme dahil etmek istiyorum, bana avantajlı bir plan sunun." Biz size planı sunarız ve eğer kabul ederseniz çalışanlarınız adına bu plana katılırsınız. Mesela çalışanlar adına 100 YTL yatırılacak, 'bunun 75 YTL'sini çalışan, 25 YTL'sini de ben yatıracağım' diyebilirsiniz. Şimdi bu çalışan adına yatırdığınız 25 YTL'ler için rezerv hakkı koyabilirsiniz. O da şu: Çalışanıza diyorsunuz ki, "ben senin adına 25 YTL yatırracağım ama sen bu parayı haketmek için bende en az 5 yıl çalışacaksın". Böylece çalışan sadakatini de artırmış oluyorsunuz.

    Biz bunu şimdiye kadar özel protokollerle yapıyoruk ama yakında bu uygulama yasalaşacak.
     
    - Çok katılan var mı?

    Birçok kurumsal ve yabancı sermayeli şirket bu olaya ilgi gösteriyor. Şu anda kurumsal katılımların sektördeki oranı toplam içerisinde yüzde 25'ler civarında. Bu yeni düzenleme ile birlikte biz bu oranı yüzde 50'lere taşıyacağız.
     
    İkinci konu, vakıf, sandık ve derneklerinin elinde üyelerinin emeklilik dönemine ait birikimler var. Yasa diyor ki; 'ey sandık, bu birikimlerinizi bireysel emeklilik sistemine aktarırsanız ben size bazı kolaylıklar sağlarım. Mesela gayrimenkullerinizi satarsanız vergi almam, masraflarda kolaylık sağlarım...'
     
    Orada yasa çıktı, şimdi bazı düzenlemeleri bekliyoruz. Bunlar gerçekleştikten sonra sisteme büyük katılımlar olabilir. 

    Paranız batmaz. Hiçbir problem yok. Çünkü hiçbir müşteri varlığı şirket üzerinde değil. Paralar Takasbank'ta duruyor, tüm yönetimi portföy yönetim şirketleri tarafından yapılıyor. Eğer olur da batarsa sizin Takasbank'taki kayıtlarınız batan şirketin üzerinden başka bir şirkete kaydırılır. Hepsi o. Dolayısıyla sizin paranıza hiçbir şey olmaz. 

    -Burada bir sistem riski hiç yok mu?

    Hiçbir risk yok. Bu şirket üzerinden siz sadece servis alıyorsunuz. Paranız ise devlet güvencesinde olan Takasbank'ta duruyor. Yani bu sistemin güvencesi devlet oluyor.

    Bakın, bireysel emeklilik son derece iyi ve yararlı bir sistem. Şunu da gururla söyleyebiliriz ki; bireysel emeklilik sistemine en yeni geçmiş ülkelerden biri olarak sistemin kurgusu dünyada örnek gösterilen bir kurgu. Gerek yapısı, müşteri odaklılığı, güvenliği ve şeffaflığı ile eşsiz bir yapısı var.

    Ben bireysel emeklilikle ilgili şunu söyleyebilirim: 29 yıllık finans hayatımda gördüğüm en güvenilir, en şeffaf ve bireylere dokunan en güzel ürün. Ben herhangi bir defosunu veya kusurunu görmedim.

    - Sisteme kaç yaşından itibaren girilebiliyor?
    18 yaşını doldurmuş olmak gerekiyor.

    HER AY BİR STAD DOLUSU İNSAN GELİYOR

    - Bireysel emeklilik sisteminin gidişatını nasıl görüyorsunuz?

    Çok iyi görüyorum. Sistem başladığında 2008'de 1.5 milyon müşteriye geliriz diyorduk ki geçtik, yine benzer şekilde 4-5 milyar YTL fon büyüklüğüne geliriz diyorduk ki onu da geçtik...

    Ayrıca en baştan koyduğumuz bazı uzun dönemli hedefler vardı. 2013'te 3 milyon kişiye ve 15 milyar dolar civarında bir fon büyüklüğüne ulaşırız diyorduk. O hedeflere de ulaşacağımız son derece net gözüküyor.

    Sistemin büyüme hızından son derece memnunuz. Her ay bir stadyum dolusu insan bu sisteme dahil oluyor.

    KATILIMCI SAYISI OLARAK LİDER ŞİRKETİZ

    -Sizin şirket olarak sektördeki yeriniz nerede?

    EV HANIMLARINA ÖZEL TARİFE

    - Sisteme en düşük kaç lira ile girilebiliyor?
    106 YTL civarında bir minimum giriş var. Ancak bizim burada önemli bir ürünümüz var. Biz sisteme başlarken kadınları hedef kitle olarak belirledik. Ev hanımlarını sisteme katmayı hedefledik ve onlara yönelik 60 YTL'den başlayan katkı payları ile özel bireysel emeklilik planları uyguluyoruz. Şu ana kadar katılım 80 bini geçti.

    Ayrıca şöyle bir avantaj da sunduk: Diyelim ki bir ev hanımı sisteme katıldı. Taksitlerini düzgün ödüyor ama bir noktaya geldi ki zor duruma düştü. Eşi vefat etmiş olabilir, iş göremez duruma gelmiş olabilir... Şirket olarak biz şunu garanti ediyoruz: Emekliliği hak edecek kadarki katkı paylarının tümünü biz ödüyoruz... Yani bir nevi sigorta etmiş oluyoruz.

    Katılımcı sayısı olarak lider şirketiz. Yaklaşık 15 gün önce açıklanan sonuçlara göre müşteri sayımız 326 bin 335 kişi. Pazar payımız ise yüzde 21. Bize en yakın şirket 302 bin kişi ile Garanti Emeklilik, daha sonra da 237 bin ile Aviva.

    Fon büyüklüğü olarak bakarsanız da biz geçen ay 1 milyar YTL'yi aştık. Orada da yüzde 20'nin üzerinde bir pazar payımız var. Aviva'nın ardından o kategoride ikinci sıradayız. Ancak birikimli hayat sigortasını eklediğinizde orada müşteri varlıklarının üçte biri bizde. Hayat ve emeklilik fonlarının toplamı 2.4 milyar YTL'ye ulaşıyor. Bizden sonra en büyük 1.6 milyar YTL ile Aviva geliyor.

    GEÇMİŞ SIKINTILAR PROBLEM YARATIYOR

     - Bireysel emeklilik ürünlerini pazarlarken karşılaştığınız en büyük zorluk nedir?

    İki temel zorluk var. Birincisi, bu süre, yani 56 yaş çok uzun geliyor. İkincisi de sigorta sektörünün geçmiş dönemde insanların kafasında bıraktığı bir takım şüpheler...
     
    Geçmişte bazı sıkıntılar olmuş, yine insanlar yoğun bir şekilde sigorta yaptırmışlar ve yoğun bir şekilde hayat sigortalarına girmişler ama o tarihlerde çok yüksek enflasyonist dönemler ve devalüasyonlar olmuş. Bu dönem içinde Türkiye'de herkesin yaşadığı gibi sigorta müşterileri de varlıklarını kaybetmiş. Burada gri bir dönem yaşanmış. Bunları insanların kafasından silmek biraz zaman aldı ama şimdi ivme çok iyi.

    HERKES MEMNUN... ZARARDA OLAN KİMSE YOK...

    - Bireysel emeklilik fonlarının banka fonlarından ne farkı var?

    550 KİŞİ ÇALIŞIYOR
     
    - Kaç kişilik istihdam sağlıyorsunuz?
     
    550 kişi. 250'si sahada, pazarlamada çalışıyor. Her yıl ortalama 30 kişi civarında büyüyoruz.
     
    -Hangi birimler büyüyor?

    Daha çok müşteri hizmetlerimizi destekleyecek operasyon birimleri ve çağrı merkezine eleman alıyoruz. Çünkü müşteri sayısı arttıkça ona göre müşteri talepleri geliyor.

    Bankadan bugün fon alırsanız yarın bozdurabilirsiniz. Burada ise sisteme girip 10-15 yıl kalıyorsunuz ve fonlar da paralarınızı daha uzun vadeli değerlendirme imkanına sahip oluyor. Bireysel emeklilik fonlarının yatırıma yönlendirdiği paraların ortalama vadesi 550 gün. Banka yatırım fonlarında 60 gün civarında.

    Hisse senetlerine yaptığımız yatırım toplam bireysel emeklilik fon büyüklüğü içerisinde yüzde 11'e ulaştı. Ama diğer fonlarda yüzde 3-4'lerde. Yani bireysel emeklilik fonları yapıları itibariyle daha uzun vadeli topladıkları ve daha fazla risk alabildikleri için daha uzun vadeli enstrümanlara yatırım yapabiliyor.

    Bu ne demek? Bu, sermaye piyasalarının derinleşmesi anlamına geliyor. Bugün 4 milyar dolar olan bireysel emeklilik fonlarının büyüklüğünün yarın toplam milli gelirin yüzde 10'una geldiğini düşünelim. O zaman eder asgari 40 milyar dolar. Bugün İMKB'deki halka açık şirketlerin değeri zaten 70-80 milyar dolar. İMKB'deki şirketlerin neredeyse yarısını bu fonlar alır.
     
    Yani uzun vadeli sermaye ve tasarruf birikimi en güzel bireysel emeklilik ile olur. Güzellliği nerede? Küçük küçük ve uzun vadeli olması. Küçük olması önemli, çünkü içerisinden çıkışlar olunca toplam rakam etkilenmiyor. Uzun vadeli olması da önemli, çünkü siz mesela bize 56 yaşına kadar 24 yıllık bir fon sağlayacaksınız. Biz de bu fon ile mesela 20 yıllık bir avantajlı eurobonda girebiliyoruz. Bankaya yatırsanız ertesi gün de çekebilirsiniz, banka ne yapsın o zaman. Ortalama vade 1.5-2 ay. Bankacılık ondan sonra dönüyor, kişilere 5-10 yıllık kredi veriyor. Hepsi heyecan içerisinde. Ama bireysel emeklilik fonları uzun vadeli kaynak yaratıyor. Birçok insanın küçük küçük birikimleri ile sisteme kaynak sağlıyor. Bu paraların da yüzde  70'i Hazine bonosuna yatırıma gidiyor. Böylece devlet de daha ucuza borçlanma fırsatı buluyor. Yani herkesin memnun olduğu bir sistem ortaya çıkıyor. Yatırımcı memnun, devlet memnun, piyasalar memnun...  Zararda olan kimse yok.
     
    AĞIRLIK YABANCIYA GEÇTİ
     
    - Sektörde yabancı ağırlığı ne düzeyde?
     
    /images/100/0x0/55ea4089f018fbb8f874124aSigorta sektörünün prim üretiminin yüzde 65-70'i yabancı kaynaklı şirketlere geçti. Sermayederlık oranı da yüzde  40-45'ler civarında. Bireysel emeklilik de zaten tamamen yerli sermaye bir biz bir de Oyak kaldı.

    - Sizin yabancı ortak planınız var mı?

    Bizim için yabancı ortaklık durumu yok. Yabancılardan talep geliyor ama bizim diğer şirketlerden çok önemli bir farkımız var. Anadolu Hayat Emeklilik'in sektörde ilk ve tek olduğu konu; halka açık bir şirket olması. Halka açıklık oranımız yüzde 16 ve piyasadan senedi alınabilen tek şirketiz. Şirkete yatırım yapmak isteyenler borsadan hiselerimizi alabilir. zaten halka açık hisselerin yarıdan fazlası da yabancı yatırımcıların elinde.

    - Sizin şirket satın alma niyetiniz var mı?

    Şu anda sektördeki bütün satış süreçleri ile ilgileniyoruz. Geçmişte de Ankara Emeklilik ve Başak sigorta ile ilgilendik ama yabancı ilgisi nedeniyle oralarda fiyatlar yükseldi. Sektördeki lider şirket olarak her hareketi yakından izliyoruz. Hatta Türkiye dışındaki fırsatlara da bakıyoruz. Ama önceliğimiz Türkiye'deki fırsatları değerlendirebilmek.

    HİSSELER NEDEN DÜŞTÜ?
     
    -Hisseler son aylarda biraz zayıf bir performans gösterdi. Neredeyse yarı yarıya bir düşüş var. Neden? 

    Niye yükseliyor, niye düşüyor, yorumlarda zorlanıyor insan. Bilançoya bakın, şirketin kârını yüzde 85 artırdığını görüyorsunuz. Bu sene de benzer bir performans sergileyecek. Üstelik daha sistemin geneli kâra geçemeden biz çok üstün bir performans sergiledik. Biz sektörde en değerli şirket konumundayız. Sektörün en büyüğüyüz. Bu rakamları götürüp borsadaki senedimizin üzerine koyduğumuzda tam eşlenik gitmediğinizi görüyorsunuz. Yaşanan bu düşüş dönemsel ve konjonktürel diye düşünüyoruz.

    - Hisse fiyatı şu an olması gerekenden düşük yani...
     
    Bence öyle. 6 YTL'lerden buraya geldi. Niye geldi? Finansal performanslarla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Çok giriş çıkış oluyor ve senet dalgalanıyor. Ama uzun vadeli yatırım düşünenlerin en rahatlıkla girebilecekleri sektörlerden ve senetlerden birisi budur. 
     
    Geçen yıl sigorta sektörünün kişi başı prim üretimi 156 YTL. Bu rakam KKTC'de bile 236 YTL'dir. Hiçbir Avrupa ülkesinde 1500-2000 doların altında değil. Asya ortalaması bile Türkiye'nin 2.5-3 katı. Böyle olunca görüyorsunuz ki bu sektörde daha büyük potansiyel var. Onun için de zaten yabancılar büyük ilgi gösteriyor. Böyle yüksek potansiyeli olan bir yerde en yüksek müşteri varlığı ve müşteri tabanı olan bir şirkerin daha fazla değerlenmesi lazım.

    SİGORTACILIK OKULLARINDAKİ KIZLARA BURS
     
    - Sektördeki insan kaynağı ne durumda?
     
    İnsan kaynağı sıkıntısı var ama sigortacılık meslek okullarının sayısı artıyor. Biz sosyal sorumluluk projelerimizi eğitim üzerine kurguladık. Bizim 'Geleceğin sigortası kızlarımız' diye bir sosyal sorumluluk projemiz var. Sigortacılık meslek okularında ve üniversitelerin sigortacılık bölümlerinde okuyan kız öğrencilere burs veriyoruz. 500 öğrenci limitimiz var ve şu anda 300'ün üzerinde bursiyerimiz var. Biz bu bursları vermeden önce meslek liselerinin 3-4 tanesinde sigortacılık bölümü vardı, şimdi 21 okulda oldu. Buralardan artık sektöre hazır yetişmiş eleman gelmeye başlıyor.
     
    Eleman sıkıntısı daha çok pazarlama kısmında hissediliyor. Bireysel emeklilik satabilmek için kişilerin 4 yıllık üniversite mezunu veya iki yıllık belli okulları bitirmiş olmaları gerekiyor.
     
    - Herkes satamıyor mu?

    Herkes satamıyor. Ayrıca bu kişilerin Emeklilik Gözetim Merkezi tarafından yapılan sınavlarla lisans almaları gerekiyor. Başka türlü satış yapamazsınız. Lisanslı eleman sıkıntısı çekiyoruz. Satış da zor bir iştir, kolay değil. 

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı