Bireysel emeklilik sisteminden erken ayrılmayı düşünenleri bekleyen sürpriz

Mustafa Tan/Vergi Sorunları Dergisi
05.01.2006 - 11:25 | Son Güncelleme:

Türkiye, Bireysel Emeklilik Sistemini (BES) ilk olarak 4632 sayılı Kanun ile yasal olarak kabul etmiştir. Mevcut sosyal güvenlik sistemlerine ilave olarak, bireylerin tasarrufa yönelmeleri ve bu tasarrufların yatırıma yönlendirilmesi, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak istihdamın artırılması ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulması amacı, bireysel emeklilik sistemi ile tanışmamızda etkili olmuştur.

Sistem, sosyal güvenlik sistemlerini tamamlayıcı mahiyette olup, bireylerin gönüllü katılımıyla emekliliğe yönelik tasarrufların yatırıma kanalize edilmesi ve emeklilik döneminde ilave bir gelir sağlanmasını amaçlamaktadır. Katılımcılar, sisteme giriş tarihinden itibaren en az 10 yıl sistemde bulunmak koşuluyla, 56 yaşını tamamladıktan sonra emekli olabilmekte ve bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerini defaten ya da maaş olarak alabilmektedir.

Ayrılanlara yapılan ödemeler menkul sermaye iradı sayılıyor

Bireysel Emeklilik Sistemine ödenen katkı paylarının indirimi, sistemden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi ve benzeri konularda yapılan düzenlemeler 4697 sayılı Kanun ile vergi kanunlarındaki yerini almıştır.

Bu düzenlemeler uyarınca; emeklilik şirketleri tarafından, 10 yıl süreyle katkı payı ödemeden ayrılanlara, 10 yıl süreyle katkı payı ödemiş olmakla birlikte bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmadan ayrılanlara, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile bu sistemden vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemeler menkul sermaye iradı sayılmıştır.

Tevkifat oranları değişiklik gösteriyor

Sistemden emekli olarak ya da emekli olmadan  ayrılma söz konusu olduğunda emeklilik şirketlerinin yaptığı tüm ödemeler menkul sermaye iradıdır ve vergilendirilmesinde tevkifat esası geçerlidir. Katılımcıların sistemden ayrılma şekline göre de Gelir Vergisi Kanununun 94’üncü maddesinin 15 numaralı bendine göre üç ayrı tevkifat oranı söz konusudur.Katılımcılar, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazanmış ya da sistemden vefat, malüliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılmışlar ise kendilerine yapılan ödemelerin %25’i Gelir Vergisi Kanunu’nun 22’nci maddesi uyarınca istisna tutulacak, kalan %75’lik kısım üzerinden %5 oranında tevkifat yapılacaktır. Katılımcı 10 yıl katkı payı ödeyip 56 yaşını doldurmadan yani emekliliğe hak kazanmadan sistemden ayrılmış ise bu kez herhangi bir istisna uygulaması söz konusu olmayıp, kendisine yapılan tüm ödeme üzerinden %10 oranında tevkifat yapılacaktır. Katılımcı 10 yıl süreyle katkı payı ödemeden ayrılmış ise bu kez kendisine yapılan her türlü ödeme üzerinden %15 oranında tevkifat yapılacaktır.

Tevkifat tüm anapara ve nemaları üzerinden yapılıyor

Burada dikkat çekilmesi gereken husus, tüm tevkifatların katılımcılara yapılan ödemeler üzerinden yapılmasıdır. Diğer menkul sermaye iratlarında ise tevkifat; faiz, kar payı gibi ödemeler üzerinden yapılmakta, anapara ödemeleri üzerinden tevkifat yapılmamaktadır. Şayet katılımcı 10 yıllık süreyi beklemeden sistemden erken ayrılmaya karar verirse, hem tüm katkı payı ödemeleri hem nemaları üzerinden %15 oranında vergi ödeyecektir. Ayrıca emeklilik şirketleri tarafından sistemden erken ayrılma durumunda yapılabilecek kesintilerin de olabileceği ihtimali dikkate alındığında, sistemden ayrılmak aslında pek de cazip gözükmüyor.

NOT: 24.08.2005 tarihli Referans Gazetesinde yayımlanmıştır.Vergi Sorunları Dergisi Gelirler Kontrolörleri Derneği yayın organıdır

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı