Birer sarı kart gördük hayattan

Hürriyet Haber
19.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme :

6 yıl arayla kansere yakalanan avukat çift, hem kanseri yendi hem de romancı oldu.

Ağlamayacağım. Başıma ne geldiyse böyle kendimi kahretmekten geldi. Hayır. Önce kendimi düşünmeliyim, yaşamak, savaşmak zorundayım. Bu kez kaçmayacağım ve olayların üstüne gideceğim bakalım. .. Belki düzeltebilirim. Günler geçiyor, artık hastalıktan söz etmek yok. Yakınımdakiler de bana hatırlatmaktan korktuklarından olsa gerek hiç açmamaya çalışıyorlar. Benim unutmuş görünmemin onları da rahatlattığını biliyorum. Sürekli beni avutmaktan kurtuluyorlar ve asıl önemlisi onlar da unutmak istiyorlar. Pekala, artık kanser ve göğüs sözcükleri yok, unuttuk.

Bu satırlar kansere yakalanan İnci Özol'un ‘‘Ağlama Ölmeyeceğim’’ adlı kitabından. Göğüs kanserine yakalanmasını ve mücadelesini anlatan romanından. İnci Özol'un eşi Sezen Özol da 6 yıl sonra kansere yakalanmış. O da haz-stalıktan sonra kendini roman yazmaya vermiş. ‘‘Hayattan birer sarı kart gördük. Şimdi de uzatmaları daha anlamlı yaşamaya çalışıyoruz’’ diyen avukat çift, yaşam yolculuklarında artık çok daha iyimser ve hoşgörülüler.

30 yıl önce, Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra staj yaptıkları sırada tanışmışlar. Askerden yeni dönen Gönenli Sezen Bey, İstanbullu İnci Hanım'da kendisine benzeyen özellikler fark edince tereddüt etmeden evlenme teklifinde bulunmuş. Bu iki idealist avukat adayının arkadaşlıkları, kısa sürede hayat arkadaşlığına dönüşmüş.

İnci hanım, ev işleri ve iki erkek çocuğun bakımına ağırlık verince avukatlık alanında istediği gibi ilerleyememiş. 1986 yılında, göğsündeki bir şişlikten şüphelenip kontrole gittiğinde ise onu nelerin beklediğini tahmin bile etmemiş. Zaten o tarihten sonra bütün yaşamı değişmiş. Kanser teşhisi, ameliyat ve bir göğsünün alınması 3 hafta içinde olmuş. Teşhisten sonra 10 gün içinde ameliyatının yapılması, yaşama şansını arttıran en önemli faktör. Göğsündeki şişlikten şüphelenip Kanser Vakfı'na başvuran İnci hanıma vakıfta teşhis koyulamamış. Aile doktorları olan bir jinekolog, tümörü alıp tahlile gönderince sonuç habis çıkmış. Bu kez Ankara'ya gidip Prof. Hüsnü Göksel'e yeniden biyopsi yaptırmışlar. Sonuç: Kanser.

AYNI KADER

Prof. Göksel, yaklaşık 10 gün sonra ameliyata çağırmış İnci Hanım'ı: ‘‘Bir göğsüm alındı. Hastanede 3 hafta kaldım. Yaram kapanmadığı için çok zor çıktım. Ameliyattan sonra da 15 günde bir, sonra ayda bir, 3 ayda bir, 6 ayda bir ve nihayet senede bir muayene olmaya başladım.’’

İnci hanımın kanserle mücadelesinde en büyük destek olan eşi Sezen Bey de tam 6 yıl sonra sırtındaki bir ağrıdan rahatsızlık duymuş. Grip şüphesiyle kulak-burun-boğaz uzmanlarını dolaşmış. 40 dereceye kadar çıkan ateşler, 15 gün iyi 15 gün hasta derken doktorlar çare bulamamışlar. Sonunda Güler Uçar adlı çocuk hekimi bir tanıdıklarının yaptığı muayenede akciğerinin sol üst köşesinden ses alınamayınca hastaneye götürülüp röntgen çekilmiş. İşte o zaman akciğer sol üst lobunda büyük bir leke ortaya çıkmış. Bunun üzerine ''ileri tetkik'' denilen kanser arama faaliyeti başlamış. İnternet Teşhis Kliniği'nde de teşhis koyulmuş: Kanser.

Çapa Tıp Fakültesi uzmanlarından Prof. Göksel Kalaycı, ilaçla tedavinin mümkün olamayacağını, ameliyat gerektiğini, kabul ederse kendisinin yapacağını söylemiş. Ardından Çapa'da başarılı bir operasyon gerçekleştirilmiş. Sezen Bey, hayatta kalmasında en önemli faktörün doktorların sözünden çıkmaması olduğunu vurguluyor.

Diğer kadınlar için yazdım

Kanserle mücadelenizi anlattığınız ''Ağlama Ölmeyeceğim'' adlı kitabınızda bu savaşta hiç yılmadığınız hissediliyor. Hayata nasıl bu kadar pozitif bakıp, direnebildiniz?

- Kitapta olayın üzerimdeki kötü izlerini atabilmek için kendi kendime yaptığım mücadele anlatılıyor. Ama ben yapı olarak da biraz Polyanna'yım, olayların iyi taraflarını görüp iyiye yormaya çalışıyorum. Yaşamaya başladıktan sonra en azından günlük hayatımda beni engelleyecek bir durum olmadığını gördüm. Bu bir sakatlık gibi geliyordu başta bana ve çok moralimi bozuyordu. 40 yaşında bir genç kadın. Kendi kendime tam olarak yendiğimi söyleyemeyeceğim. Biraz melankoliktim. Belli etmemeye çalışıyordum. İki çocuk, çocukların bakımı falan, mecburen işten ayrılmıştım. Çalışmaya başladıktan sonra da 'Bunları niye yazmıyorum' diye düşündüm.

Yaşadıklarınızı yazarak, etkisinden kurtulduğunuzu hissettiniz mi?

- Yazmak bir anlamda içimde kalmış tortuların dışarıya atılarak beni rahatlatması için gerekiyordu. Bir de diğer insanlar, özellikle diğer kadınlar için. Bu olay gerçekten çok büyük bir tehlike. Çok da yaygın. Bundan korkan kadın sayısının çok fazla olduğunu gördüm. Onlara da yardımım olmasını istedim.

Ne kadar zamanda yazdınız?

- Yazmak çok uzun sürdü. 1988'de başladım. Birkaç ay sabahtan akşama kadar yazdım. İçimdekiler döküldü. Onları yazıp bir dosyaya koyduktan sonra inanılmaz rahatladım. Bende saklı kalan her şey dışarıya çıktı. Önce yayımlanabilir mi, diye çevreme sordum. 'Çok zor', yanıtını aldım. Bir kere çok pahalıydı. Baktım ki yayımlanmıyor, bıraktım. 1995'lerde kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Önce ''İncili Öyküler'' yayımlandı. Ama hiç ses getirmeyince ''Ağlama Ölmeyeceğim''i yayımlattım.

Kitapta doktorunuz, 'bu olayı atlattıktan sonra hayatı daha güzel görmeye başlayacaksın', diyor. Hayat artık daha mı güzel görünüyor?

- Tam böyle değil belki, hayat daha güzel görünmeye başlamadı. Gençken kötülükleri değiştirmek için mücadele etmeye çalışıyorsunuz. Bundan sonra değiştiremeyeceğiniz şeyler olduğunu da kabul ediyorsunuz. Kitapta da onu yazdım; Değiştirebileceğimiz şeyleri değiştirecek cesaretimiz, değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul edecek sabrımız ve ikisini birbirinden ayırt edebilecek aklımız olmalı.

Psikolojik tedavi gördünüz mü?

- Hiçbir şey görmedim.

Kitapta da en büyük destekçinizin eşiniz olduğu görülüyor.

- Çok doğru. Benim doktorumun da söylediği gibi benim çok düzgün bir ailem, 30 yıldır beni seven ve aile düzenini koruyan bir kocam var. Onların desteği ve kendi direncimle bana bir uzatma tanındı, bakalım ben bu uzatmada ne yapacaktım?

Silikon taktırdınız mı?

- Hayır, estetik ameliyat olmadım. Estetik ameliyatın ne kadar zor olduğunu kitapta anlatıyorum, gerçekten çok korktum. Ben de bu biraz yaradılışımda var galiba. Bu arada estetik ameliyat olmazsam, bir göğsümün olmaması beni gerçekten çok mu hırpalayacak diye, panik olmuştum. Sonra yaşarken başka insanların bunu önemsemediklerini gördüm. Benimle birebir ilişkisi olan insanlar da, eşim, yakınlarım, gerçekten sorun etmediler. Fizik olarak da zorlanmadım. Düzgün, simetrik görünmesini sağlayan protezler var.

Bu durumu kabullenmek kolay oldu mu?

- Açıkça söylemek gerekirse bedenimi yeni baştan sevmem neredeyse 10 yıl sürdü. Uzun yıllar sevmedim, bakmadım, hoşlanmadım. Sonra baktım, beni üzmüyor, yadırgatmıyor, kendimi seviyorum.

Bu hastalıkla bir gün karşılaşabilecek kadınlara uzatmaların tadını çıkartan biri olarak ne söylemek istersiniz?

- Ümit her zaman en önemli şey. Eğer gelecekten bir şeyler bekliyorsanız, ona ulaşmak için çalışıyorsunuz. Bu kadar basit. Benim daha hayatta yapacak şeylerim var, bunları yapmadan gitmeyeceğim, dedim. Daha zamana ihtiyacım var, dedim. Bunun benim kanseri yenmeme psikolojik olarak ne kadar faydası oldu, bilmiyorum. Tabii ki çok önemli olan erken teşhis, doğru doktor, doğru ameliyat, tıbbın sağladığı tüm olanaklardan sonuna kadar yararlanmak.

Bugüne gelirsek...

- Artık kendime ait bir bürom var. Mesleğim var. Kendimi geçindirebiliyorum. Ben, ben olarak yaşıyorum. Öbür türlü evde çocuklarımın annesi, kocamın karısı olarak adı geçen ben değildim. Öyle bir hayat bana göre değildi. Fakültedeki gibi ülkenin bir numaralı kadın avukatı olacağım diye bir iddiam da yok, elimden geldiği kadar kurallara uygun kendime ait bir iş yürütüyorum. Bugün için beni mutlu ediyor.

İkimiz de uzatmaları yaşıyoruz

Eşinizle aynı trajik kaderi paylaştıktan sonra siz de uzatmaları yaşadığınızı mı düşünüyorsunuz?

- Böyle bir kader nasıl olur diyebilirsiniz, ama oldu. İkimiz de uzatmaları yaşıyoruz. Savaşta, bir çukura bir kere bomba düşerse aynı çukura bir defa daha düşmez diye bomba çukuruna saklanırlarmış. Ama bizde öyle olmadı. Pat diye bir teşhis, akciğer kanseri. Bence ikimiz de birer sarı kart gördük. İnci'de büyük bir şanssızlık çıktı karşımıza ve doktorların yardımıyla Azrail'in elinden onu çekip aldık. Oh, bu işi atlattık derken, bu defa 6 yıl sonra benim sol akciğerimde kanser bulundu. Onu da atlattık çok şükür.

İnci hanımın kitabında anlattığı baba karakteri kuralcı, taviz vermeyen biri. Siz ameliyattan sonra değiştiniz mi?

- Ben İnci'nin ameliyatında neysem, İnci benim ameliyatımda o oldu. Birbirimize hep destek olduk. İnci'nin kitabındaki Ahmet Bey, ondan sonra daha da bir gülerek bakmaya başlıyor hayata. 1992'de ameliyat olduktan sonra kahkaha atmaya başladım. Şimdi sinirlenmiyorum, kızmıyorum. Yaş da ilerleyince daha toleranslı oluyor insan.

Kanserle savaşınız yerine niye Kurtuluş Savaşı ve Çanakkale Savaşı üzerine kitaplar yazdınız?

- Gerçekten yaşanmış gerçek efsaneler var, ama biz bunları yeterince romanlaştıramamışız. Bunu yapabilseydik geçen zaman içinde Türk milletinin bugün yaşadığı bu radikallikler daha az olacaktı, belki de olmayacaktı. Ben bu kitapları 53'ümde yazmaya başladım. 40'ımda da, 50'imde yazabilirdim.

Sizin kişisel mücadeleniz kitaplaşmayacak mı peki?

- Tabii isterim, ama o çok zor benim için. İnci bunu yakaladı. Türkiye'de 30 bin meme kanseri olayı varmış. İnci o 30 bin insanı ve onların dışında belki 3 milyon kişiyi daha yakaladı. Acaba olur muyum, olursam korkmam düşüncesini yakaladı. Ben onu yapabilir miyim, bilmiyorum. İnci'nin kitabının bütününü okuyamadım ben. Bitirdim, ama bazı bölümleri okumak bana zor geldi. Şimdi oturup yazmak daha zor.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün