Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Birbirine muhtaç iki düşman

    Irwin Stelzer - Wall Street Journal
    18 Ocak 2011 - 15:59Son Güncelleme : 18 Ocak 2011 - 09:22

    Noel nedeniyle yapılan barış süreci sona erdi ve finansal piyasalarla euro bölgesi arasındaki çatışma yeniden başladı.

    Küresel ekonominin nabzı EKONET'te atıyor                           

     

    Eğer, galibiyet için düşmanını anlamak gerekli bir durumsa euro bölgesi bu sürece dezavantajlı bir başlangıç yapıyor çünkü bu birliğin yöneticisi konumundaki yetkililer, piyasaların nasıl işlediğini bilmiyor. Bu nedenle hem Almanya Başbakanı Angela Merkel hem de Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, 2013 yılında yatırımcıların da yaşanan zararlar için taşın altına ellerini koyması fikrinin, tahvil piyasasında satış ve faiz oranlarında artışla cevap bulmasına şaşkınlıkla bakakaldı.

          

    SAVAŞ YENİDEN BAŞLADI        

    Şimdi, birbirlerine ihtiyaçları olduğunu göremeyen düşmanlar arasındaki savaş yeniden başlıyor. Euro bölgesi ordusu, piyasaların kendisine sermaye sağlamasına ihtiyaç duyarken, piyasalar da euro bölgesi yetkililerinin güvenli yatırımın önünü açacak şekilde açıklık ve istikrar sağlamasına gereksinim duyuyor.

     

    Artık askeri harekatların sonu geldi. Çünkü, euro bölgesinde borçlanmak isteyen hem hükümetler hem de bankalar, yatırımcıları kendilerine rekor miktarda borç vermeye çağırmak üzere. Avrupalı hükümetlerin bu yıl içerisinde yaklaşık 555 milyar euro tutarında borcunu çevirmesi gerekirken, sadece Ocak ayındaki borçlanma ihtiyacının 80 milyar euro olması bekleniyor. Bununla birlikte Avrupalı bankaların yılın ilk yarısında çevirmesi gereken borç miktarı da yaklaşık 400 milyar euroyu bulacak.      

        

    KIRILGANLIK BELİRGİNLEŞİYOR 

    Euro bölgesindeki kırılganlık artık daha belirgin hale geliyor. Noel öncesi kredi notu düşürülen Portekiz'in 20 milyar euro tutarında borcunu çevirmesi gerekiyor. Yetkili mercilerden gelen yalanlama ile Çin ve Brezilya'nın bu ülkenin tahvillerinde sırasıyla 5 milyar ve 1 milyar euro tutarında alım yapacak olmasına rağmen, Lizbon Hükümeti yardım için euro bölgesinin kapısını çalacak gibi görünüyor. Euro bölgesi kurtarma fonu bu miktardaki borç talebini kolayca karşılayabilir ancak İspanya'nın da yaklaşık 80 milyar euroya ihtiyacı olacağı belirtiliyor. Bu gerçek anlamda büyük bir tutar.

     

    Borçlanmak isteyenler piyasalarda boy göstermeye ve diğerinin önüne geçmeye çalıştıkça artan talep Ocak ayını ve hatta ilk çeyreği oldukça zor geçecek bir sürece dönüştürecek. Borçlanma talebindeki bu artış Almanya ve Fransa gibi bu yıl 380 milyar euro tahvil ihracı gerçekleştirecek güçlü ekonomileri dahi kötü etkileyecek. Önümüzdeki hafta yapılacak ihraçlar bu anlamda kritik önem taşıyacak. Bu ihraçlarda yatırımcıların yılın geri kalanında ne kadar faiz isteyeceğine yönelik de önemli işaret verecek.

     

    “İYİ İLETİŞİM KURAMADIK” 

    Bununla birlikte 2010 sona ererken, euro bölgesinin karar alıcıları bir konu üzerinde fikir birliğine vardı. O da sene içerisinde piyasalarla iyi iletişim kuramadıklarıydı. Bu özeleştiride haklılık payı var ancak bütünüyle haklı oldukları da söylenemez. Aslına bakılırsa, Yunanistan'ın bütçe açığıyla ortay çıkan sorunu çözmeye çalışırken beceriksizliklerini mükemmel şekilde ortaya koydular. Bazıları reçete olarak kemer sıkmayı gösterirken, bazıları ise bunun ters tepeceğini ve nihayetinde ülkeleri iflasa sürükleyeceğini savundu.

     

    Bununla birlikte bazıları Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) tahvil alımlarını sürdürmesi gerektiğini, bazılarıysa Banka'nın siyasi problemlerden bağımsız hareket ederek enflasyonun kontrol edilmesine odaklanması gerektiğini savundu...

     

    İKİ KONUDA UZLAŞMA

    Bu tartışmalardan üzerinde anlaşma sağlanan iki sonuç çıktı. Birincisi, euro bölgesinin sorunlu ülkelerindeki büyüme Almanya ve Fransa düzeyine çıkarılmadan çözüm bulunması imkansız. İkincisi ise 16-17 üyeli bir para birliğinin, mali birlik olmadan devamlılığını sürdürmesinin zor olması. Bu konuda uzlaşma sağlanması en acil konu olarak görülüyor.

     

    Gelecek hafta yapılacak zorlu ihraçlarda artan faiz oranları belki uzlaşma sürecini hızlandırıp, bir yandan yatırımcılara aradıkları güveni sağlarken diğer yandan da Avrupa'daki hükümetlere aradıkları nakit kaynağa ulaşma fırsatı sunabilir.

     

    * Bu yazı Wall Street Journal'da, "Two Enemies Who Need Each Other" başlığıyla yayımlanan haberden derlenmiştir.

     

    EkoNet'i Facebook'ta takip etmek için:                

    http://www.facebook.com/#!/HurriyetEkonet                                                                

                                    

    EkoNet'i Twitter'da takip etmek için:                  

    http://twitter.com/HurriyetEkonet  

     

     

     

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı