Gündem Haberleri

    Birbirimizin gözünden biber gazını temizledik

    Aynur Tartan
    16.06.2013 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Gezi Parkı sürecinde İzmir’in çekişen iki takımı Karşıya ve Göztepe de tek yürek oldu. Yılların ezeli rakiplerinin tribün liderleriyle Gezi Parkı’nı, direnişi, dostluğu ve rekabeti konuştuk.

    Gezi Parkı olayları günlerdir hepimizi perişan etti. Endişe, korku, panik, umutsuzluk… Negatif tüm duygularımız tavan yaptı. Ama Gezi’de öyle manzaralar vardı ki gülümsemekten de kendimizi alamadık. İzmir’de 100 yıllık Karşıya ile 88 yıllık Göztepe’nin çekişmesini bilmek için İzmirli olmaya gerek yok. Evet, onların rekabetini hepimiz biliyorduk ama dostluklarını da Gezi Parkı direnişiyle öğrendik. Bakalım bundan sonraki süreçte iki kulübü neler bekliyor? Biz sorduk, iki takımın tribün liderleri anlattı:

    İki ezeli rakip nasıl bir araya geldi?
    - Murat Kurtuluş (Efsane Murat)/Göztepeli: Mesele memleket, vatan, bayrak meselesi olunca herhangi bir bayrağa ya da birime bağlı olmak detay oluyor. Hepimiz vatan için, bayrak için yaşayan, vatanını seven insanlarız. O yüzden taraftarlığımızı, takımlarımızı arka plana koyuyoruz. Ortada bir memleket meselesi varsa tek yürek olmaya hazırız.

    Gezi Parkı’ndan önce sizin bir araya geldiğiniz oldu mu?
    - M.K.: Şehitlerimiz için yürüyüşler yapmıştık. Taraftar kardeşlerimiz vefat ettiğinde onların cenazesinde de yine hep birlikteydik. Bu tür olaylarda taraftar üzerindeki formayı anında çıkarır.

    Gezi Parkı direnişi ne renk?
    - Behçet Şenözhür / Göztepeli, Göztepe Yalı Derneği Başkanı: Gezi Parkı’nda renk ayrımı yok. Bizim için Gezi’nin rengi kırmızı-beyaz. Gezi’nin Göztepelisi, Karşıyakalısı, Bucalısı, Altaylısı, Fenerlisi, Beşiktaşlısı olmaz. Duyarlılığımızı göstermemiz gerekiyordu. Gösterdik de. Taraftarın şu an sadece dörtte biri meydanlarda. Eğer daha fazla taraftar meydanlara inerse olayların önüne çok zor geçilir. Olayların daha ileri boyutlara gitmemesi için biz bu direnişe liderlik yapmaya çalışıyoruz.

    Hükümetten nasıl bir tavır bekliyorsunuz?
    - B.Ş.: Hükümet halktan özür dilemeli. Bunun başka bir çaresi yok. Hükümet sadece kendisine oy atanları ‘benim insanım, benim halkım’ diye görmemeli. ‘Dışarıda tencere-tava çalanları, meydanlara inenleri tanımam’ gibi bir tavır takınmamalı. Bu tavırla ve söylemlerle devam edilirse ortalık daha çok gerilir.

    Birbirimizin gözünden biber gazını temizledik

    BİZ ÖNDE DURACAĞIZ

    TOMA, gaz, polis… Herhangi bir müdahaleye maruz kaldınız mı?
    - Altar Toker / Karşıyakalı: Kaldık. Biz meydanlara ortalığı karıştırmak, yıkmak için çıkmadık. Biz hem en önde duracağız hem de müdahil olacağız. Biz bu ülkenin vatandaşı, genci, evlatlarıyız. Çocuklarımızın geleceği için meydanlardayız. Türkiye’nin yasaklar ülkesi olmasını istemiyoruz. Diğer ülkeler çağ atlıyor, bizim Başbakanımız ise demokratik taleplerimize “2-3 ağaç için…” diyor. Bizim için mesele ‘2-3 ağaçtan’ ibaret değil.

    Direniş boyunca iki takım arasında tatsızlık oldu mu?
    - M.K.:  Asla olmadı! Polis biber gazı sıktığında gözlerimizdeki biber gazını silmek için birbirimize yardım ettik. Karşıyakalı arkadaşlarımız düştüğünde onları yerden biz kaldırdık. Biz düştüğümüzde onlar da bizi yerden kaldırdı. Direnişte, meydanlarda taraftarlığı ve takım aşkını bir kenara koyup tek yürek olduk.
    - A.T.: Aramıza ilk günden beri provokatörleri sokmadık. Biz vatandaşız, Karşıyakalıyız, Göztepeliyiz. Aramıza provokatörleri sokan hükümet.

    - Bundan önce pek çok olay yaşandı… Neden Gezi Parkı milat oldu?
    - M.K.: Gözümüze bayrağımız perde gibi indi. Tek gördüğümüz ay yıldızlı bayrağımız.
    B.Ş.: Mesele vatansa gerisi teferruattır.

    - Nasıl bir araya geliyorsunuz?
    - Hakan Düzdemir / Karşıyakalı: Buluşma yerimiz Gündoğdu Meydanı. Akşam saat 19.00’da toplanıyoruz. Aslında çoğumuz birbirini tanıyor. Gezi Parkı olayını milli maç gibi düşünmemiz lazım. Nasıl ki milli maç günlerinde takım üniformalarımızı çıkarıyorsak bu olay için de aynı şey geçerli. Gezi Parkı olayı sadece ağaçlarla ilgili değil. Bu olaylar 10 yıldır iktidarda olan hükümetin baskıcı tutumunun sonucu. Artık bardak taştı. Bardağı taşıran son damla da Başbakan’ın ‘iki ayyaş’ nitelemesi oldu. Meydanlarda bu nitelemenin insanları çok tahrik ettiğini gördüm. Sokakta olmamızın tek sebebi de Başbakanımızdan özür beklememiz.

    Bundan sonra rekabete tamam, dostluğa devam mı?
    - M.K.: Bu dostluk ülke sorunlarının çözümü ve mücadelesi için alanlarda ilelebet devam edecek.
    - A.T.: Öyle olmasını umut ederiz. İnşallah dostluğumuz sürer.

    Bu güzel dostluk İzmir’i nasıl etkileyecek?
    - M.K.: Dostluğumuz sadece İzmir’e değil, tüm Türkiye’ye örnek olacak. Adanaspor-Adanademirspor, Fenerbahçe-Galatasaray-Beşiktaş takımlarının bu demokratik çözüm mücadelesinde yan yana gelmesi gibi Karşıyaka-Göztepe-Buca-Altay-Altınordu taraftarları da bu mücadelede birlikte yürüdüler. Tüm Türkiye bu birlikteliklere alkış tutuyor.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı