"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Biraz kaşınmaya ne dersiniz

Birkaç günlük tatil bulunca hep aynısını yapıyoruz. Yörüngemizden çıkamıyoruz.

Ya eve kapanıyoruz, ya şehirde kalıp sıkılıyoruz ya da “Bayramda Prag” tadında paket tatillerle kendimizi yollara atıyoruz.
Bu bayramda sana “Bayramda ıstanbul” pakedi öneriyorum sevgili gezgin Habitus okuru!
Diğer şehirlerdeki okurlarımıza da kendi yaşadıkları yere ait pakedi veriyorum. ındirim de yapıyorum. Maksat ayağınız alışsın.
Biliyorum, dört-beş gün tatili bulunca kaçıp gitmek istiyorsun.
Fakat itiraf et, kaçtığın şehri hiç tanımıyorsun.
Avrupalar görüyorsun ama kendi şehrinde misafir ecnebi gibi oturuyorsun.
Bakınız, itiraf ediyorum, açık konuşuyorum. şehrimi ben de çok iyi tanımıyorum. O da beni tanımıyor. Sokağa çıktığımda “Kim bu kız, bir yerden gözüm ısırıyor ama” diyor ama çıkaramıyor.
Halbuki burası benim yahu, benim.
şehrime nasıl bu kadar yabancılaşabilirim?
Malumunuz, her tatilde alışveriş merkezleri dolup taşıyor. Domuz gribi momuz gribi dinlemiyor kimse. Yine herkes büyük bir hevesle bu insan akvaryumu kılıklı yapılara tıkılmış geziniyor. Maksat alışveriş yapmak değil, yemek yemek, vitrinlere bakınmak, sinemaya gitmek, iki insan yüzü görmek... “Ailecek tam bir tatil günü”nün anlamı bu. Sosyalleşmek artık buna deniyor.
Aileleri geçelim, biz de az değiliz hani. Azıcık vaktimiz olsun, yeni bir şeyler keşfetmek yerine yirmi bin kere gittiğimiz yere gider, sıkılırız. Oradan kalkıp bu defa on bin kere gittiğimiz yere gideriz, ondan da sıkılırız. Üçüncü yere gitmeye fırsat olmaz çünkü gün biter.
Bir tatil günü de işte böyle geçip gider.
Kırınız zincirlerinizi efendim! Yörüngenizden çıkınız, yeni deneyimlere açık olunuz. Nasıl mı?
Size kavurma ikram ediyor, iyi bayramlar dileklerimi sunuyor ve sizi yazımızın ikinci bölümüne alıyorum.

Habitus yollarda

Bakınız efenim ben Kadıköy’de büyüdüm. Üsküdar’dan Bostancı’ya, Kadıköy sınırları içinde olan neredeyse her yeri avucumun içi gibi bilirim. Birkaç yıl önce ne yaptım size anlatayım: Dr. Müfid Ekdal’ın Kadıköy Belediye Başkanlığı Yayınları’ndan çıkan Bizans Metropolünde ılk Türk Köyü Kadıköy isimli kitabını aldım. Bir de ıletişim Yayınları’ndan çıkan, Adnan Giz’in Bir Zamanlar Kadıköy’ü. Öyle oturup bir solukta okunacak kitaplar değil bunlar. ılk bahsettiğim kitapta kuruluş hikayesinden tutun da zamanında yaşamış enteresan insanlara, kiliselerinden plajlarına önünüze koca bir tarih seriliyor. Keza ikinci kitap da öyle, bir dolu Kadıköy hikayesi var...
Kitapları karıştırmaya başlayınca kaşınıyorsunuz. “Vay be, neler varmış da haberim yokmuş” diye hayıflanıyorsunuz. şöyle gideyim de bir gezeyim diyorsunuz.
Bu bahsettiğim kitapların rehberliğinde Kadıköy’ü karış karış dolaştım. Kiliselerine, sahiline, köşklerine, eski dükkanlarına, konaklarına, her yere ama her yere burnumu soktum.
Hatta müsaade almadan apartman olarak kullanılan eski bir konağa girdim.
Bir teyze beni terlikle kovaladı. Ciddiyim.
Yine de bu macera pek güzel, pek harikaydı.
Çok eğlendim, çok iyi vakit geçirdim, üstelik yaşadığım yere aşık oldum.
Hiç öyle “Öff ne gezicem şimdi” diyip poponuzu yerinden kaldırmaktan imtina etmeyin, beni dinleyin.
Diyorum ki, siz de kendi yaşadığınız yeri şöyle bir gezin, tanıyın.
Mesela yarın alın Murat Belge’nin ıstanbul Gezi Rehberi’ni, göz atın, biraz kaşının. Sonra biraz dolaşın.
Eve döndüğünüzde ayaklarınız tatlı tatlı sızlarken “Oh iyi ki yapmışım” diyeceksiniz. ış vakti geldiğinde de “Oh, tatili ne güzel geçirdik be” diye sevineceksiniz...

Hasta ettin beni, tedavisi 12 taksit!

Hatırlarsanız bir süre önce Disko Kralı ekibi, kimi pop şarkıcılarımızın “Altı ay stüdyoya kapandım”, “Okumalar çok yoğun geçti”, “Sevgili Goygoy Cimcik’in aranjeleri süper oldu” tadındaki “yorucu” açıklamalarını tek hamleyle boşa çıkaran bir şarkı yaptı.
2 saat içinde sözleri yazılıp 3 saatte bestelenmiş olan ama o 6 aylık aranjelerle aşağı yukarı aynı sesi getiren, Özgür Çakıt’ın seslendirdiği “Kafanı kırarım Köpek”ten bahsediyorum.
Köpek’le tanıştıktan sonra en az onun kadar enteresan bir şarkıya daha rastladım. Yalnız bu defa Anadolu rock olayına girilmiş. Grubun adı Dermani, şarkının adı “Sevdam 12 taksit”. Sözler süper: “Zaten borçlar arttı yarim bari sen etme, Güzelim Anadolu’mu bana dar etme, Yaşam boğazda düğüm iki gözüm, Ben peşin sevemem sevdam 12 taksitte... Yok elimde evim arsam gemim, ben peşin sevemem sevdam 12 taksitte... Hasta ettin beni, tedavisi 12 taksitte...”
Söylentilere göre Dermani Adanalı bir rock grubuymuş, ancak tipler öyle fantastik ki kurgu mu gerçek mi anlayamadım. ızlesene.com’da “Dermani” olarak arayın, göreceksiniz. Bir dinleyin bakalım siz ne düşüneceksiniz...

X