Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Biraz geç olmadı mı?

Oktay EKŞİ

Ünal Erkan, bir süredir vitrinlerde yoktu. Zaten tabiatı da öyle ön plana fırlamasına müsait değildir. Yaşam felsefesi bellidir:

Görevini en iyi şekilde yapmaya, dürüstlükten ayrılmamaya dikkat eder.

Terbiyeli bir insandır. Alçakgönüllüdür.

Anımsayacaksınız, Ankara ve İstanbul'da Emniyet Müdürü ve Emniyet Genel Müdürü sıfatıyla görev yaptı. Birkaç ilimizde vali oldu. Her yerde halkla bütünleşti. Olağanüstü Hal Bölge Valisi iken ‘‘terörle mücadele ederken halkla içiçe yaşamanın mümkün olduğunu’’ ispat etti.

Zaten 1995 seçimlerinde DYP'den milletvekili seçileli beri aynı şekilde seçmenleriyle ve parti örgütüyle teması hiç ihmal etmediği biliniyordu.

Velakin dört yıla yakın zamandır içinde bulunduğu politikayı hâlâ öğrenememiş olmalı ki tuttu en uygun olmayan zamanda partisinden, yani DYP'den istifa etti.

Gerekçesini istifa mektubunda şöyle açıklıyor:

‘‘Demokrasiyi sadece kendisi için isteyip, teşkilatlara çok gören DYP Genel Başkanı'nın önlenemeyen yanlışlarını ve anti-demokratik uygulamalarını protesto ediyorum.’’

Erkan'ın bildirdiğine göre Tansu Çiller, ‘‘genel idare kurulu üyelerinden imzalı boş kâğıt alıp, kimsenin haberi olmadan, istediği kararları çıkartıyor’’muş.

Çiller'in ‘‘insan onuruna saygı’’dan haberi olmadığı için arkadaşlarından, ‘‘boş kâğıda imza atmalarını’’ istemesi normaldir.

Nitekim öğrendiğimize göre DYP'nin Ankara İl Yönetim Kurulu'nu, Genel İdare Kurulu'na haber dahi vermeden görevden almış. İş bittikten sonra konu Genel İdare Kurulu'nda görüşülmüş. Ama -Genel Başkan kızar da aday göstermez diye korkan- Genel İdare Kurulu üyeleri, olan bitene karşı gık dememişler. Erkan konuşurken de (anlaşılan) başlarını önlerine eğmişler.

(Unutmayın, bunlar Türkiye'ye ikinci (?) demokrasi paketi getirdiğini ilan eden, parlamanter sistemi suikasttan (!?) kurtaran demokrasi kahramanı hanımefendinin marifetidir.)

Ama yine de Ünal Erkan, DYP Lideri Tansu Çiller'in ‘‘sultan’’lığına tepki göstermek için bu kadar beklememeliydi. Çünkü daha Refah Partisi ile Doğru Yol Partisi'nin birlikte ‘‘Refah-Yol’’ hükümetini kurması sırasında bunun yanlış olduğunu gören ve söyleyenlerden biri de o idi.

Keza Erkan, dürüst bir insan olarak, Tansu Çiller'in, kaynağını inandırıcı bir şekilde açıklayamadığı servetiyle ilgili soruşturmayı önleyenler arasında bulunmamalıydı.

Dileriz Ünal Erkan bunlardan, öteki milletvekilleri de Ünal Erkan'ın yanlışından ders alırlar.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI